Sıfât ve Zât'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
Sıfât ve Zât'ı birlikte düşünme idrâki, tasavvufta özellikle İsmail Fassı üzerinden anlaşılır. Bu fass, Hak'ın zâtına ait olan ve ondan ayrılmaz nitelikteki sıfât-ı zâtiyye ile, bu zâtî istidadın ürünleri olan sıfat, esmâ ve fiillerin varlık elbisesi giymesi arasındaki ilişkiyi ele alır. Ârifler, Hak'ın sıfat ve ilâhî isimlerinin zâhir olduğu a'yân-ı sâbite mertebesinden idrâk sahibi olarak, Hak'ın vücudundan başka bir varlık görmezler¹. Bu idrâk, Hak'ın zâtının suretten ve tüm sıfatlardan münezzeh olmasına rağmen, ancak sıfatları ve isimleriyle mazharlarda (tecelli yerlerinde) görünmesi hakikatini içerir².
Detaylı cevap
Sıfât ve Zât'ı birlikte düşünme, tasavvufî idrâkin temel taşlarından biridir ve İsmail Fassı'nda "Hikmet-i Aliyye" başlığı altında işlenir (İsmail Fassı). Bu anlayışa göre, Hak'ın zâtı, kendi mertebesinde suretten ve tüm sıfatlardan münezzehtir; yani maddeden soyut olarak görünmesi mümkün değildir². Ancak Hak, sıfatları ve isimleriyle mazharlarda, yani tecelli yerlerinde görünür². Bu durum, zâtî istidadın varlık elbisesi giymemişken, onun ürünü olan sıfat, esmâ ve fiillerin varlık elbisesi giymesiyle açıklanır. Örneğin, düşünebilme bir istidattır ve zât ile birlikte vardır; düşünce ise bu istidadın bir ürünü, yani varlıktır³.
Ârifler, Hak'ın sıfat ve ilâhî isimlerinin zâhir olduğu a'yân-ı sâbite mertebesinden idrâk ve farkındalık sahibi olmuşlardır¹. Bu idrâk sayesinde, ilâhî bilgide sâbit olan şeylerin bu âlem-i sûret içinde zaman zaman mutlaka zâhir olacağını bilmişlerdir¹. Bu durum, Hak'ın vücudundan başka bir varlık görmemelerine yol açar ve onları gamdan ve son halleri düşünmekten uzak kılar⁴. İnsan-ı kâmil, tüm ilâhî sıfatları ve isimleri kapsadığı için, Hakk'ı bilme ancak peygamberlerin ve onların vârisleri olan evliyânın varlıklarından ortaya çıkan sıfatlar, isimler ve eserleriyle anlaşılır. Bu sebeple, insan-ı kâmili görmek Hakk'ı görmek olur². Bu idrâk, Hak'ın zâtının "nefyle bilinen" sıfatları olan sıfât-ı zâtiyye ile, O'nun isim ve sıfatlarının âlemlerdeki zuhurunu birleştirir (Sıfât-ı Zâtiyye [K1-88]). Âlemlerin ve sûretlerinin, Mutlak Zât'ın esmâ ve sıfatlarının mazharlarından ve bu mazharların tüm mevcudatının, Hak'ın Latif Zât'ının mertebe mertebe tenezzül ve tekasüfünden başka bir şey olmadığı belirtilir⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1293“Yani, ârifler Hakk'ın sıfat ve ilâhî isimlerinin zâhid olduğu a'yân-ı sâbite mertebesinden idrâk ve farkındalık sahibi olmuşlardır. Ayrıca, ilâhî bilgide sâbit ”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1433“Bilinmeli ki, Cenâb-ı Şeyh-i Ekber hazretleri tarafından Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Muhammedî'de beyan buyurulduğu üzere, Hak Zât'ı kendi mertebesinde suretten ve”Oku
- 3Şûrâ Sûresi · s.136“Burada Zati istidad varlık elbisesi giymemişken Zat’i istadadın ürünü olan sıfat, esma ve fiil varlık elbisesi giymiştir. Böylece a’yân-ı sâbiteler Zât’i istita”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1294“Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de Fass”Oku
- 5TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye · s.53“Nitekim evvelce izah olundu, böylece alemin sureti ile benim muradım Hakkın isimlendiği vasıflandığı esma-ı hüsna ve sıfat-ı Ulyadır. Yani bu alemin bütün özell”Oku
İlgili sorular
- Tevhîd-i ef'âl ve Tevhîd-i sıfât'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Tenzîh ve Teşbîh'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Sahv ile Sekr aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Sîr-ı ilallâh ile Sîr-ı fillâh aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Ahadiyyet ile Vâhidiyyet aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.