Sîr-ı ilallâh, Sîr-ı fillâh'ın neresinde durur?
Tasavvufî seyr ü sülûkta "seyr ilallah" ve "seyr fillah" kavramları, sâlikin Hakk'a doğru ilerleyişindeki farklı mertebeleri ifade eder. Seyr ilallah, sâlikin kendi benliğinden ve kesret âleminden Hakk'ın birliğine doğru yaptığı yolculuktur ve sülûkun başlangıç aşamalarını kapsar. Bu seyir, Allah'a doğru bir yöneliş ve O'na ulaşma çabasıdır¹·². Seyr fillah ise, seyr ilallah'ın tamamlanmasının ardından gelen, Hakk'ın varlığında fâni olup O'nunla bâkî olma hâlidir; bu mertebede sâlik, Hakk ile kâim olur ve O'nun isimlerinin tecellîgâhı hâline gelir³·¹. Seyr ilallah, seyr fillah'a geçişin öncüsü ve hazırlayıcısıdır; seyr fillah ise seyr ilallah'ın nihayetsiz bir derinleşme ve kemâlâtıdır.
Detaylı cevap
Seyr ü sülûk, tasavvufta mânevî yolculuğu ifade eden bir terimdir ve bu yolculukta sâlik farklı mertebelerden geçer. Bu mertebelerden ikisi "seyr ilallah" ve "seyr fillah"tır.
Seyr ilallah (Allah'a Seyir): Bu, sâlikin kendi benliğinden, nefsânî arzulardan ve kesret âleminden Hakk'ın birliğine doğru yaptığı yolculuktur¹. "Seyr ilallah" ifadesi, "Allah'a doğru yolculuk" anlamına gelir⁴. Bu seyirde sâlik, Allah'ın ef'âl (fiiller) ve esmâ (isimler) tevhidine ulaşmaya çalışır². Kur'an-ı Kerim'deki "Ve ilâllâhi turceul umûr" (bütün işler Allah'a dönücüdür)⁵ ve "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" (Muhakkak ki biz Allah içiniz ve ona döneceğiz)⁵ gibi ayetler, bu dönüş ve yönelişin temelini oluşturur. Sâlik, bu aşamada Hakk'a firar eder, yani bütün hâlâtından soyunup gönlüne girerek Allah'a yönelir⁶. Seyr ilallah, sülûkun başlangıç ve orta aşamalarını temsil eder ve sâlikin Hakk'a ulaşma çabasını içerir.
Seyr fillah (Allah'ta Seyir): Seyr ilallah'ın tamamlanmasının ardından gelen bu mertebe, sâlikin Hakk'ın varlığında fâni olup O'nunla bâkî olma hâlidir¹·⁷. Zümer Sûresi'nde belirtildiği üzere, fenâ fillah'ın salâttaki karşılığı "sâciden" (secde) hâli iken, bekâ billah'ın karşılığı "kâimen" (kıyâm) hâlidir. Secdeden kalkıp kıyâmda durmak, fenâdan sonra Hakk ile bâkî olarak ayağa kalkmaktır³. Bu makâmda sâlik, kendi benliğiyle değil, Hakk ile kâimdir; yeryüzünde O'nun isimlerinin tecellîgâhı ve halîfesi olarak durur³. Seyr fillah, Hakk'ın sıfat ve zât tevhidine ulaşmayı ifade eder². Bu seyir, nihayetsizdir ve Hakk'ın mertebeleri de bi-nihayedir; bu yüzden sâlik her nereye vâsıl olursa olsun, orada durmamalıdır¹. Seyr fillah, yakînin en üst mertebesi olan hakk'el-yakîn ile de ilişkilidir; bu mertebede sâlik, fenâ-fillâh'da fâni olup bakâ-billâh'da hakka'l-yakîn olarak yeniden hayata başlar⁸.
Kısacası, seyr ilallah Hakk'a doğru bir yöneliş ve ulaşma çabası iken, seyr fillah Hakk'ın varlığında fâni olup O'nunla bâkî olma ve O'nunla kâim olma hâlidir. Seyr ilallah, seyr fillah'a giden yolun ilk adımlarıdır ve seyr fillah, bu yolculuğun kemâlâtıdır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 4 · Beyit 2170 (s. 101)“Bâyezid o insân-ı kâmilin irşâdından, ma'rifette ziyâdelik tahsil etti. Sülükünde müntehi olan o Hz. Bâyezid, başka müntehâya erişti. İkinci mısrâ'daki “âhar”, ”Oku
- 2Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Ayrıca seyrü sülûk yöntemine göre nefsânî tarikatlardan 244 sayılan Halvetîliğin Uşşâkîlik şubesinin şeyhlerinden olan Necdet Ardıç Efendi, beş hazret mertebele”Oku
- 3Zümer Sûresi, s. 42“Fenâ fillâh'ın salâttaki karşılığı "sâciden" (secde) hâlidir. İnsânın en şerefli uzvu olan yüzünü ve alnını toprağa koyması, kendi izâfî varlığının Hakk'ın mutl”Oku
- 4Kelime-i Tevhîd, s. 350“Seyri: "Seyr ilallah" Allah'a seyirdir. &10024; Seyri: "Seyr ilallah" Allah'a doğru yolculuktur. İdrakı: Kur'an-ı Kerim'in Bakara Suresi 2/115 ayetinde: ”Oku
- 5Hadîd Sûresi, s. 92“﴿وَإِلَى اللّهِ تُرْجَعُ الأمُورُ﴾ “ Ve ilâllâhi turceul umûr ” “bütün işler Allah’a dönücüdür ve sizlerde ona dönücüsünüz.” (57/5) ﴿إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَ”Oku
- 6Aşk ve Muhabbet Yolu, s. 108“(Yarın ALLAH'ın huzûrunda, mahkeme-i kübrâ’da görürsün) diyordu, dayanamadım; deşri olmamı bugün bıraktım. Zâten nerelerde olduğumu bilmiyordum, aklım arz'ın ço”Oku
- 7Fâtır Sûresi, s. 89“--------- "Yerleştirme" hakikatte "tecellî-i zâtî" ile Hakk’ın kulu kendine yakın kılmasıdır. "Ebedî yurt" fenâ fillah’tan sonraki "bekā billah" makamıdır. "Yor”Oku
- 8Hicr Sûresi, s. 156“Kişi yakîne vâsıl oluncaya kadar kendi Rabb-ı Hâss’ına yönelerek ibâdet etmekte mâzurdur. Ancak, fenâ-fillâh’da fâni olup bakâ-billâh’da hakka’l-yakîn olarak ye”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.