Sîr-ı ilallâh ve Sîr-ı fillâh'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
Sîr-i ilallâh ve Sîr-i fillâh kavramları, Fusûsu'l-Hikem'in Şuaybiyye Fassı üzerinden birlikte idrâk edilebilir. Şuaybiyye Fassı, kalbin tahavvülü ve ilâhî nefesin tezahürleri gibi konuları ele alarak sâlikin Hakk'a doğru seyrini ve Hakk'ın içinde seyrini bir bütünlük içinde sunar. Sîr-i ilallâh, sâlikin kendi varlığından Hakk'a doğru yönelmesi ve fenâ makamlarına ulaşması iken, sîr-i fillâh ise Hakk'ın varlığında seyrin nihayetsizliğini ifade eder; bu durum, Bâyezîd-i Bistâmî örneğinde olduğu gibi, bir müntehâdan diğerine geçişle açıklanır¹.
Detaylı cevap
Sîr-i ilallâh, sâlikin kendi benliğinden sıyrılarak Hakk'a doğru yaptığı yolculuktur. Bu seyrin nihayeti fenâ fillâh makamıdır; yani sâlikin kendi vücut iddiasından soyunup Hak ile kaim olmasıdır. Bu makamda sâlik, bütün fiillerin Hak'tan zuhur ettiğini (fenâ-yı ef'âl), kendi sıfatlarının Hak'ın sıfatlarının zılleri olduğunu (fenâ-yı sıfât) ve kendi zatının da müstakil bir varlık olmadığını (fenâ-yı zât) hak'el-yakîn ile bilir. Bu, "Fefirrü ilallah!" (Zâriyât, 51/50) emrinin lezzetini görmüş ve canını Hakk'ın iradesine teslim etmiş insan-ı kâmilin hâlidir².
Sîr-i fillâh ise, sâlikin fenâ fillâh makamına ulaştıktan sonra Hakk'ın varlığı içinde yaptığı seyrdir. Bu seyrin nihayeti yoktur, zira Hakk'ın mertebeleri sonsuzdur¹. Bâyezîd-i Bistâmî'nin sülûkünde "seyr ilallâh"ın nihayetinden "seyr fillâh"a kadem basması bu durumu açıklar¹. Bu, kurb-i nevâfil ve kurb-i ferâiz kavramlarıyla da ilişkilidir; kurb-i nevâfilde Hak kulun bâtını olurken, kurb-i ferâizde kul Hakk'ın sırrı olur³.
Fusûsu'l-Hikem'in Şuaybiyye Fassı, bu iki seyrin bir arada anlaşılması için önemli bir zemin sunar. Fass-ı Şuaybî, nefes-i Rahmânî'nin ve kalbin tahavvülünün tafsilatını içerir⁴. Kalbin tahavvülü, sâlikin Hakk'a doğru yönelişini (sîr-i ilallâh) ve Hakk'ın tecellileriyle dönüşümünü (sîr-i fillâh) ifade eder. Bu fass, ilâhî nefesin sonsuz halkî sûretleri nasıl taklîb ettiğini ve hayr-ı kesîrin Hakk'ın vâhid vücûdu olduğunu açıklayarak, sâlikin hem Hakk'a doğru ilerlemesini hem de Hakk'ın içinde seyrini bütüncül bir bakış açısıyla ele alır⁴.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.368“Bâyezid o insân-ı kâmilin irşâdından, ma'rifette ziyâdelik tahsil etti. Sülükünde müntehi olan o Hz. Bâyezid, başka müntehâya erişti. İkinci mısrâ'daki “âhar”, ”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1270““Ey benim “Fefirrü ilallah!” (Zâriyât, 51/50) emrimin lezzetini görmüş ve benim bu emrime ittibâ' için vefâ göstermek husüsunda canını benim irâde- me teslim et”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.11“Bu izâhdan anlaşılır ki, beyt-i şerifin birinci mısra'ında “kurb-i nevâfil”e ve ikinci mısra'ında hem “kurb-i nevâfil"e ve hem de “kurb-i ferâiz”a işâret buyrul”Oku
- 4Kelime-i İlyâsiyye · s.211“22/53 i’tâ olunur; ve bu hikmet dahi, nâmütenâhî olan a’yân-ı halkıyye sûretlerini vücûd-ı vâhid-i Hakk’ın taklîb etmesidir; ve hayr-ı kesîr ise vücûd-ı vâhid-i”Oku
İlgili sorular
- Tevhîd-i ef'âl ve Tevhîd-i sıfât'ı birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Tenzîh ve Teşbîh'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
- Sahv ile Sekr aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Sîr-ı ilallâh ile Sîr-ı fillâh aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?
- Vahdet-i vücûd ve Vahdet-i şühûd'u birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.