Süleymâniyye Fassı, Dâvûdiyye Fassı ile nasıl ilişkilenir?
Süleymâniyye Fassı ve Dâvûdiyye Fassı, Muhyiddîn İbn Arabî'nin Füsûsu'l-Hikem adlı eserinde yer alan peygamberlere tahsis edilmiş bölümlerdir. Bu fasslar, her peygamberin temsil ettiği hikmet mertebesini ve Hakikat-i Muhammediyye'ye olan bağlılıklarını işler. Süleymâniyye Fassı, Hz. Süleyman'ın hikmetini, Dâvûdiyye Fassı ise Hz. Davut'un hikmetini ele alır. Her iki fass da, yeryüzündeki semavî dinlerin aslında İslam dininin farklı peygamberler dönemindeki mertebeleri olduğu genel anlayışı içinde değerlendirilir¹. Bu fasslar, Füsûsu'l-Hikem'in genel yapısı içinde, peygamberlerin mânevî açılımlarını ve Hak ile olan ilişkilerini açıklayan bölümlerden sadece ikisidir.
Detaylı cevap
Füsûsu'l-Hikem, Muhyiddîn İbn Arabî'nin tasavvuf mâverâsının ansiklopedik kaynağı olan Fütûhât-ı Mekkiyye'nin bir parçası olmasa da, onunla aynı mânevî açılımların ürünüdür. Füsûsu'l-Hikem, her biri bir peygambere tahsis edilmiş fasslardan oluşur. Bu fasslar arasında İshak, İsmail, Yakup, Yusuf, Hud, Salih, Şuayb, Lut, Üzeyir, İsa, Süleyman, Davut, Yunus, Eyyüb, Yahya, Zekeriyya, İlyas, Lokman, Harun, Musa, Halid ve Muhammed fassları bulunur²·³·⁴·⁵·⁶·⁷·⁸·⁹·¹⁰.
Süleymâniyye Fassı, Hz. Süleyman'ın hikmetini, Dâvûdiyye Fassı ise Hz. Davut'un hikmetini işler. Bu iki fass, peygamberlerin kendi dönemlerindeki İslam dininin mertebelerini temsil eder. Nitekim, "Hakikat-i Süleymaniyye"nin "Hakikat-i Muhammediyye"ye bağlı olduğu belirtilir ve yeryüzünde ayrı ayrı semavî dinler olmadığı, sadece İslam dininin Adem (a.s) ile başlayan seyrinin o peygamber dönemindeki mertebesi olduğu ifade edilir¹. Bu bağlamda, Süleymâniyye ve Dâvûdiyye fassları, her peygamberin kendi zamanında Hak'tan aldığı mânevî açılımları ve bu açılımların küllî İslam hakikatiyle olan ilişkisini ortaya koyar. İsmail Fassı'nda olduğu gibi (İsmail Fassı), her fass, ilgili peygamberin hikmet-i aliyyesini, Rabb-ı hâsını ve mârifet-i Rabbâniyyesini teslim ve rıza ekseninde inceler. Bu fasslar, sâlikin mükâşefe yoluyla elde ettiği doğrudan idraklerin, peygamberlerin mânevî miraslarıyla nasıl örtüştüğünü gösterir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Er-Rahmân, s. 125“Böylece “Hakikat-i Süleymaniyye” nin “Hakikat-i Muhammediyye” ye bağlı olduğunu kolayca anlayabiliriz. Esasen, yer yüzünde ayrı ayrı semavi dinler yoktur, sadec”Oku
- 2Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1), s. 358
- 3Saff Sûresi, s. 184“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 4Târık Sûresi, s. 165“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 5A'lâ ve Gâşiye Sûreleri, s. 105“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 6Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 288“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 7Nahl Sûresi, s. 229“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 8Yûnus Sûresi, s. 170“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 9Tevbe Sûresi, s. 235“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
- 10Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri, s. 323“182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.