Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i sıfât'ın neresinde durur?
Tevhîd-i ef'âl, fiillerin birliğini ifade eden ve tasavvuftaki tevhid mertebelerinin ilk basamağı olan bir makamdır. Tevhîd-i sıfât ise, fiillerin birliğinden sonra gelen, ilâhî sıfatların birliğini idrak etme mertebesidir. Bu bağlamda, Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i sıfât'tan önce gelir ve ona zemin hazırlar; zira sâlik önce tüm fiillerin tek bir fâile ait olduğunu idrak eder, ardından bu fiilleri meydana getiren isimlerin ve sıfatların birliğine yükselir¹·². Tevhîd-i ef'âl, "Lâ fâile illallah" (Fâil-i mutlak ancak Allah'tır) kelimesiyle ifade edilir ve Âlem-i şehâdet'e, yani madde ve müşahede âlemine tekabül eder³.
Detaylı cevap
Tasavvufta tevhid, mertebeli bir idrak ve yaşantı sürecidir. Bu mertebeler sırasıyla Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i esmâ, Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât olarak sıralanır⁴. Bu sıralama, sâlikin Hakikat'e doğru yaptığı seyr-i sülûkun aşamalarını gösterir. Tevhîd-i ef'âl, bu mertebelerin ilkidir ve "fiillerin birliği" anlamına gelir⁵. Bu makamda sâlik, âlemdeki tüm fiillerin tek bir asl'a, yani Cenâb-ı Hakk'a dayandığını idrak eder⁵. Tevhîd-i ef'âl'in kelimesi "Lâ fâile illallah"tır; bu, mutlak fâilin yalnızca Allah olduğunu ifade eder³. Bu makamın âlemi "Âlem-i şehâdet", yani madde ve müşahede âlemidir ve peygamberi Hz. İbrâhîm (a.s.)'dır³. Tevhîd-i ef'âl'i yaşayanlar, Rahman Sûresi'ndeki iki cennetten birincisi olan "İbrahimiyet mertebesi" velileridir⁶. Sâlik, Tevhîd-i ef'âl'de fiilleri birledikten sonra, bu fiilleri meydana getiren isimleri birlemesi gerektiğini anlamaya başlar ve böylece Tevhîd-i esmâ mertebesine yükselir¹. Tevhîd-i esmâ'dan sonra ise Tevhîd-i sıfât mertebesi gelir ki bu, ilâhî sıfatların birliğini idrak etme makamıdır². Dolayısıyla Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i sıfât'ın öncesinde yer alan, ona hazırlık niteliğinde bir idrak ve yaşantı mertebesidir. Ancak Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i zât'tan ayrı düşünüldüğünde "Tevhîd-i Zât'sız Teşbîh" olarak da nitelendirilir, zira tüm tevhidleri kuşatan mertebe Tevhîd-i zât'tır⁷·⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Tevhîd · s.351“Kişi, “Tevhid-i ef'âl”de (fiilleri birleme) fiilleri birlemişti. Bu defa fiilleri meydana getiren isimleri birlemesi gerektiğini anlamaya başlar. Yaşantısı: Tev”Oku
- 2Muhammed Sûresi · s.145“Tevhid-i Ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek illerin birliği, tevhide “cem” mertebesidir. Tevhid-i Esma; Esmaların birliği;”Oku
- 3Altı Peygamber (Cilt 3) · s.25““ TEVHİD-İ EF’ÂL” Tevhid-i Ef’âl: Fiillerin birliği, anlamındadır. Makamı: “Tevhid-i Ef’al.” Zikri: “Ya FETTAH ” dır. Âlemi: “Âlemi şehadet,” madde müşahede âle”Oku
- 4TB. Kelime-i Şîsiyye · s.51“Tevhid-i ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek fiillerin birliği, tevhidi “cem” mertebesidir. Tevhid-i esma; esmaların birliğ”Oku
- 5Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.36“Bölüm Hazarat-ı Hamse başlangıcı bu bölümün mevzuu Tevhid-i Efal yani tevhitteki fiili birlik. TEVHİD-İ EF’ÂL Tevhid-i Ef’âl: Fiillerin birliği, anlamındadır. T”Oku
- 6A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.83“ve limen hafe mekame rabbihî cennetani Rahman (55/46) ayetinde bahsedilen iki cennetten Birincisi: “Tevhid-i Ef’âl” de yaşayan İbrahimiyet mertebesinin, “meşreb”Oku
- 7Yûsuf Sûresi · s.91““Tevhîd-i ef’âl” İbrâhîmiyyet, aynı zamanda, “Tevhîd-i Zât’ sız, Teşbîh” tir. Bu cümleyi biraz açmaya çalışalım. Bilindiği gibi; Bütün Tevhîdler-i de, Tevhîd ed”Oku
- 8Tasavvuf Izâhları · s.157“.) ------------------- ZÂTÎ TEVHÎD : İbrâhîmiyyet mertebesi (tevhid-i ef'al) tevhid-i zâtsız teşbih dir. Tevhid-i ef'al, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfat mertebele”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.