İçeriğe atla

Vâhidiyyet ile Hüvviyet aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama1 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Vâhidiyyet ve Hüvviyet, tasavvufî mertebeler içinde farklı konumlara sahip olmakla birlikte, özellikle Hârûniyye Fassı'nda tenzih bahsi üzerinden bir araya gelirler. Vâhidiyyet, Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği, kesretin başladığı teklik mertebesidir. Hüvviyet ise "O"luk, zâtın kendine âit olma vasfı, bütün taayyünlerin ötesindeki sırf zâta âit mahremiyettir ve ahadiyyet ile aynı kademede yer alır. Hârûniyye Fassı'nın tenzih bahsi, hüvviyetin bütün taayyünlerin ötesinde oluşunu vurgularken, vâhidiyyet mertebesinde esmânın tafsîli yaşanır. Bu bağlamda, vâhidiyyet esmânın zuhur mahalli olarak ulûhiyyet ve rahmâniyyet ile birlikte anılırken¹, hüvviyet bu zuhurların ötesindeki mutlak zâtı temsil eder.

Detaylı cevap

Vâhidiyyet, Hak'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği, kesretin zeminini oluşturan teklik mertebesidir. Bu mertebe, ilâhî hazretler sıralamasında taayyün-i sânî olarak geçer ve ahadiyyetten sonra gelir. Vâhidiyyet, sıfat ve kudret mertebesi olup, aynı zamanda sıfat cenneti olarak da adlandırılır; burada zât, vâhidiyyet elbisesi giyerek perdelenir². İsimlerin ve sıfatların tesir sahasına göre zuhurları vâhidiyyet mertebesinde gerçekleşir, ancak bu zuhur zâtın hükmüyle olur³. Vâhidiyyet, ulûhiyyet ve rahmâniyyet gibi kavramların zuhura geldiği bir sahadır⁴. Hatta ulûhiyyet, vâhidiyyet ve rahmâniyyet bir mertebenin kendi içindeki bölümleri olup, vâhidiyyet bütün bunları toplamış hâldir¹.

Hüvviyet ise "O"luk, zâtın kendine âit olma vasfı ve sırf zâta âit mahremiyet demektir. "Hüve" zamîri, İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesinde zâtî hüviyete işaret eder; "O" (hüve) en içteki zâta, "Allah" o zâtın bilinen ismine, "birdir" ise o ismin sıfatına işaret eder. Hüvviyet, ahadiyyet ile aynı kademede olan, bütün taayyünlerin ötesinde, sırf "O" olarak kalanın adıdır.

Hârûniyye Fassı'nda vâhidiyyet ve hüvviyetin buluşması, tenzih bahsi üzerinden gerçekleşir. Hârûniyye Fassı'nın tenzih bahsi hüvviyetin yeridir; çünkü hüvviyet bütün taayyünlerin ötesidir. Vâhidiyyet mertebesinde ise esmânın tafsîli yaşanır. Bu durum, vâhidiyyetin esmâ ve sıfatların zuhur mahalli olarak işlev görmesiyle, hüvviyetin ise bu zuhurların ötesindeki mutlak zâtı temsil etmesiyle açıklanır. Yani vâhidiyyet, zâtın sıfatlar ve isimler aracılığıyla kendini açığa vurduğu bir alan iken, hüvviyet bu açığa çıkışın ötesinde, zâtın kendi mahremiyetinde kalışını ifade eder. Bu iki kavram, bir yandan zâtın zuhurunu, diğer yandan ise zuhurun ötesindeki mutlakiyetini aynı Fass'ın farklı veçheleri olarak bir araya getirir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31) · s.47Â'maiyyet, Ahadiyyet ve Vahidiyyet, Vahidiyetle Ulûhiyyet aynı mertebenin ifadesidir. Ve bu mertebede yani ayrıca Vahidiyette bir de Rahmâniyet var. Ulûhiyyet, Oku
  2. 2Altı Peygamber — Hz. Âdem · s.82-Oradan bu program nefs-i Vahide olarak, Vahidiyyet mertebesine indirildi ki Vahidiyyet ile vasıflandı. Burası sıfat ve kudret mertebesi, aynı zamanda sıfat cenOku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.25Burada, “ahadiyyet”, “vahidiyyet”, “ulûhiyyet” sıfat-ları arasındaki fark üzerinde biraz duralım; şöyle ki, a. Ahadiyyet; Bu sıfatta isimlerin, sıfatların zuhurOku
  4. 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.105. (5) ------------------ Vahidiyyet. Vahidiyyet, bir sahadır Uluhiyyet-ilâhlık ve Rahmaniyyet orada zuhura gelmektedir. Vahidiyyet Vahidiyyet, yüce zâtın zuhuruOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.