İçeriğe atla

Vâhidiyyet ve Hüvviyet'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?

Çaprazlama23 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Vâhidiyyet ve Hüvviyet kavramlarını birlikte düşünmek, Fusûsu'l-Hikem'de Hârûniyye Fassı üzerinden anlaşılır. Hüvviyet, Hakk'ın zâtının kendine özgü "O"luk vasfı olup, bütün taayyünlerin ötesindeki mahremiyeti ifade ederken, Vâhidiyyet ise Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesidir ve kesretin başlangıç zeminidir. Hârûniyye Fassı'nda hüvviyetin tenzih bahsi, vâhidiyyetin ise esmânın tafsîli olarak ele alınması, bu iki kavramın birbiriyle ilişkisini ve mertebelerdeki yerini ortaya koyar.

Detaylı cevap

Hüvviyet, tasavvufî terminolojide "O" (hüve) zamirinin terimleşmiş hâli olup, Hakk'ın kendi zâtına ait mahremiyetini ve bütün taayyünlerin ötesindeki sırf "O"luğunu ifade eder. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesindeki "hüve" kelimesi, bu zâtî hüviyetin Kur'ân'daki temel beyanıdır. Hârûniyye Fassı'nın tenzih bahsi, hüvviyetin yeridir, çünkü hüvviyet, tüm taayyünlerin ötesinde bir makamdır.

Vâhidiyyet ise, ahadiyyetten sonra gelen, Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesidir. Bu mertebede ilâhî esmâ ve sıfatlar tafsîl bulur; "er-Rahmân, el-Mâlik, el-Kuddûs" gibi isimler vâhidiyyetin dilidir. Vâhidiyyet, kesretin menşeidir ve a'yân-ı sâbite (eşyanın ezelî mahiyetleri) bu mertebede Hakk'ın ilminde sabittir. Hârûniyye Fassı'nda esmânın tafsîli vâhidiyyet mertebesinde yaşanır.

Hüvviyet, ahadiyyet ile aynı kademede, zâtın kendine ait mahremiyetini temsil ederken, vâhidiyyet, ahadiyyetten sonraki ilk taayyün olan taayyün-i evvelin (ahadiyyet) ardından gelen taayyün-i sânî mertebesidir. Bu bağlamda, Hârûniyye Fassı, hüvviyetin tenzih yönünü ve vâhidiyyetin esmâ ve sıfatların zuhur yeri oluşunu bir arada ele alarak, bu iki kavramın ilâhî mertebelerdeki yerini ve birbirleriyle olan ilişkisini açıklığa kavuşturur.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 8 eserden derlendi — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31), s. 46“Sonra bir tecelli daha buradan yaptı inniyyeti ve hüviyyetiyle birlikte, oradan da Vahidiyyet mertebesini ortaya getirdi. Biri Ahadiyyet biri Vahidiyyetdir. Bun”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2431 (s. 114)“Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de Fass”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2132 (s. 36)“Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de Fass”Oku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.), s. 40“Onun bir tecellisi vahidiyyettir. Aralarındaki fark ise tayyünsüzlük ve taayyünden ibarettir. Yani Ahadiyyet mertebesi Lâ taayyün mertebesi Vahidiyyet mertebesi”Oku
  5. 5A'yân-ı Sâbite, s. 530“Bu mertebenin, İdrak binâ’sı “birlik” Vâhidiyyet üzere kuruludur. Mâ’rifet mertebesi itibariyle de baktığımız da. Bu mertebe de (elmas) “vücûd’u Âdem”dir, “vücû”Oku
  6. 6Ramazan ve Oruç, s. 41“Vav: Vahidiyyet Ha: Hakikattir. Teravih; Tevhid-i Tenzihiden, Rububiyet idrakini Zât-i okumadan gelen bilgilerle Vahidiyyet düzeyinden Hakikati Muhammedi hakika”Oku
  7. 7Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 11“Vahidiyyet Vahidiyyet, yüce zâtın zuhuruna bir tecelli yeri olmaktan ibarettir. O’nda, zât, sıfattır; sıfat da zâttır. Meydana gelen her sıfatın zuhuru ( isters”Oku
  8. 8Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2430 (s. 114)“Bu yüzden ârif, gam ve son halleri düşünmekten uzak kalmıştır ve Hakk'ın vücûdundan başka bir varlık görmemiştir. Bu konuların ayrıntıları Fusûsu'l-Hikem'de Fas”Oku
  9. 9Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2132 (s. 36)“Bu yüzden ârif, gam ve son halleri düşünmekten uzak kalmıştır ve Hakk'ın vücûdundan başka bir varlık görmemiştir. Bu konuların ayrıntıları Fusûsu'l-Hikem'de Fas”Oku
  10. 10Kelime-i İlyâsiyye, s. 48“Ve nefes-i Rahmânî,Fass-ı Şuaybî’nin evâilinde veFass-ı Îsevî’de mürûr etti; tafsîli oradan anlaşılır. ... Ve eğer sâlik bizim zikrettiğimiz şey üzere akl-ı müc”Oku
  11. 11Kelime-i Âdemiyye, s. 82“ve bu suverin müessiri zât-ı ulûhiyyetin hakîkati olan ahadiyyet-i zâtiyyedir; ve mertebe-i vâhidiyyetin hey’et-i mecmûasının zâhiriyeti tabîat-ı ve bu suretler”Oku
  12. 12A'yân-ı Sâbite, s. 460“Bütün âlemin varlık zuhûrlarının cüz’lerinin teferruatı ile ilmî ma’nâda açığa çıktığı yer uluhiyyet mertebesi ve aynı zamanda sıfat mertebesi ve rahmâniyyet me”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.