İçeriğe atla

Yûnusiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat nedir?

Fass İçeriği0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Yûnusiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat, Hakk'ın Zâtı'nın birliği ve bu birliğin kulun "HU", "BEN", "BİZ" veya "ONLAR" demesiyle değişmeyen özüdür. Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde yer alan bu Fass, tasavvufî idrakin derinliklerine işaret eder ve ariflerin dahi bu manaya işaret etmekten kaçındığını belirtir; zira muradın daima O'nun Zâtı olduğu vurgulanır¹·²·³. Bu hakîkat, beşerî aklın kabul edebileceği bir "ben" kavramının ötesinde, Hakk'ın mutlak birliğini ve her şeyin O'nun Zâtı'na râci olduğunu ifade eder.

Detaylı cevap

Yûnusiyye Fassı, Fusûsu'l-Hikem'in on sekizinci bölümü olup "Hikmet-i Nefesiyye"yi temsil eder. Bu Fass'ın temelinde, kulun hangi ifadeyi kullanırsa kullansın (ister "HU", ister "BEN", ister "BİZ", ister "ONLAR"), anlatılmak istenen mananın daima Hakk'ın Zâtı olduğu hakîkati yatar¹·²·³. İbn Arabî, bu mananın o kadar derin olduğunu belirtir ki, birçok arif dahi buna işaret etmekten kaçınmıştır; çünkü bu, Hakk'ın mutlak birliğinin ve her şeyin O'nun Zâtı'na dönüşünün bir ifadesidir¹. Bu idrak, beşerî aklın sınırlı kavrayışının ötesindedir ve "Zat olarak tavsif edilen SEN, bu kulluk vasıflarınla tayin edilen sen değil" ifadesiyle açıklanır⁴. Hakîkat, "BEN" olarak ifade edildiğinde dahi, bu beşeriyet aklının kabul edebileceği bir "ben" değil, Hakk'ın hakîkati olan "BEN"dir⁴. Bu derin hakîkati idrak etmek için büyük bir eğitime ihtiyaç duyulur⁴. Eğer sâlik, mürşid-i kâmile yetişip fenafillah hâsıl olmamışsa, "HU" dediği zaman kendi zannı, tasavvuru ve itikadı üzere Hakk'ı tahayyül eder ve hata yapabilir⁵. Bu durum, ilahî hakîkatlerin maddî misallerle her yönüyle anlatılamayacağını, ancak belirli yönlerine dikkat çekilerek fayda sağlanabileceğini gösterir⁶. Nihayetinde, bu Fass, kişinin kendi varlığını bilme düzeyine ulaştığında Hakk'ın sözünü duyabileceği ve hakîkatleri idrak etmeye başlayabileceği "Eymen vadisi" metaforuyla da ilişkilendirilebilir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.37Anlatılmak istenen mana hasıl olduktan sonra, “kul” adı altında, ister “HU” desin, ister “BEN” desin, ister “biz” desin, ister “onlar” desin mana hep aynıdır; mOku
  2. 2Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.37Anlatılmak istenen mana hasıl olduktan sonra, “kul” adı altında, ister “HU” desin, ister “BEN” desin, ister “biz” desin, ister “onlar” desin mana hep aynıdır; mOku
  3. 3Târık Sûresi · s.76Anlatılmak istenen mana hasıl olduktan sonra, “kul” adı altında, ister “HU” desin, ister “BEN” desin, ister “biz” desin, ister “onlar” desin mana hep aynıdır; mOku
  4. 4İnsân-ı Kâmil (Cilt 1) · s.111Akılla kabul edilen bu zahirdeki SEN'liğin değil… Anlatılmak istenen özet mana şudur: — Zat olarak tavsif edilen SEN, bu kulluk vasıflarınla tayin edilen sen deOku
  5. 5Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.288Anlatılmak istenen mânâ hasıl olduktan sonra KUL adı altında ister HU desin ister BEN desin ister BİZ desin ister ONLAR desin mânâ hep aynıdır. Murat onun zatıdOku
  6. 6TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.82Burada misalin her yönüyle anlatılmak istenen mevzuat tatbik edilemeyeceği unutulmamalıdır. Tabi ki bütün bu verilen misaller maddi misaller olduğundan ilahi haOku
  7. 7Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.102Eymen vadisi ifâdesiyle anlatılmak istenen ise kişinin kendi varlığını bilme düzeyidir. İşte bu şekilde kendine geldiğin zaman ancak Hakk’ın sözünü duyarsın yânOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.