İçeriğe atla

Yûsufiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat nedir?

Fass İçeriği0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Yûsufiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakikat, varlık ferdlerinin her birinde bütün mevcudatın gizli olduğu ve bu hakikatin Nûriyye Hikmeti ile idrak edilmesidir. Bu fass, Hz. Yusuf'un temsil ettiği hikmet aracılığıyla, kulun "Ben" demesiyle dahi muradın Allah'ın Zâtı olduğunu, ancak bu idrakin beşeriyet aklının ötesinde, mürşid-i kâmil elinden aşk badesi içip fenafillah hâsıl olmuş sâlikler için mümkün olduğunu vurgular¹·². Yunus Emre'nin "Din tamam olunca doğar muhabbet (ilahi) ve muhabbet ile bulunur Muhammed (hakikati)" sözü de bu seyri, yani Hakikat-i Muhammediyye'ye ulaşma yolunu Yusufiyye makamında işaret eder³.

Detaylı cevap

Fusûsu'l-Hikem'in yirmi yedi fassından biri olan Yûsufiyye Fassı, Hikmet-i Nûriyye'yi temsil eder ve Hz. Yusuf'un kıssası üzerinden varlığın derin hakikatlerini açığa vurur (Fusûsu'l-Hikem). Bu fassın ana fikri, her bir varlık ferdinde, yani aynalardan her birinde, bütün mevcudatın gizli olduğudur⁴. Bu durum, ilahi hakikatlerin maddi misallerle her yönüyle anlatılamayacağını, ancak belirli noktalara dikkat çekilerek fayda sağlanabileceğini gösterir⁵. Anlatılmak istenen mana hâsıl olduktan sonra, "kul" adı altında ister "HU" desin, ister "BEN" desin, ister "biz" desin, ister "onlar" desin, muradın hep Allah'ın Zâtı olduğu ifade edilir⁶·⁷·⁸. Muhyiddin İbn Arabî, bu manaya birçok arifin işaret bile etmediğini, çünkü böyle icap ettiğini belirtir⁶. Ancak, "BEN" denildiğinde kastedilenin beşeriyet aklının kabulleneceği bir "BEN" olmadığı, bu hakikati idrak etmek için büyük bir eğitime ihtiyaç duyulduğu vurgulanır². Özellikle, "HU" diyen kimsenin, mürşid-i kâmile yetişip kâmil olmamışsa hata yapabileceği, kendi zannı ve tasavvuru üzere Hakk'ı tahayyül edeceği belirtilir¹·⁹. Bu, ilahi muhabbetle Hakikat-i Muhammediyye'ye ulaşma seyrinin Yusufiyye makamındaki tezahürüdür³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Cilt 4 · s.288
  2. 2Cilt 1 · s.111
  3. 3Bir Hikâye, Birçok Yorum · s.84Yunus Emre der ki, , “Din tamam olunca doğar muhabbet (ilahi) ve muhabbet ile bulunur Muhammed (hakikati) .” YUSUFİYYE Makamında bu seyir, Hz. Kur’anı Kerimde bOku
  4. 4Cilt 3 · s.24
  5. 5TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.82Burada misalin her yönüyle anlatılmak istenen mevzuat tatbik edilemeyeceği unutulmamalıdır. Tabi ki bütün bu verilen misaller maddi misaller olduğundan ilahi haOku
  6. 6Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.37Anlatılmak istenen mana hasıl olduktan sonra, “kul” adı altında, ister “HU” desin, ister “BEN” desin, ister “biz” desin, ister “onlar” desin mana hep aynıdır; mOku
  7. 7Cilt 4 · s.37
  8. 8Târık Sûresi · s.76Anlatılmak istenen mana hasıl olduktan sonra, “kul” adı altında, ister “HU” desin, ister “BEN” desin, ister “biz” desin, ister “onlar” desin mana hep aynıdır; mOku
  9. 9Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.25Muhyiddini A’rabı hazretleri şöyle buyurur: “Anlatılmak istenen bu ma’nâya bir çok arifler işaret bile etmemişlerdir; çünkü böyle icab etmiştir.” Akla gelen şudOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.