İçeriğe atla
Hicr 16Cüz 14 · Sayfa 263

Hicr Sûresi 16. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Velekad ce'alnâ fî-ssemâ-i burûcen vezeyyennâhâ linnâzirîn(e)

Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu âyet-i kerîme de Zâtî’dir.

Burçlar zâhiren, gökyüzündeki yıldız kümeleri, takımyıldızları, gezegenlerin yörüngelerindeki konaklardır. Bunlar, bir yandan gökyüzünü süslerken diğer yandan yön bulmada, zamanı hesaplamada insânlara yardımcı olur. Basîret sahibi olan kimseler, gökyüzüne baktıklarında, oradaki nizâmı ve intizâmı görür ve Hakk’ın kudretini ve hikmetini idrâk ederler.

Enfüsî olarak, “semâ” kişinin gönül âlemidir. Onun burçlarla süslenmesi, esmâ mertebesi itibâriyle ilâhî tecellîlerle dolmasıdır. (12) burç, seyr-ü sülûk’taki (12) mertebedir. “Semâ”ya nazâr eden, oradaki ilâhî nûr ve tecellîleri görenler, kalp gözü açılmış olan âriflerdir. " T.O.C.C."


Âyet 17

وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ

~ ~ ~
Ve hafıznâhâ min kulli şeytânin recîm.

Onu kovulmuş her şeytândan koruduk.



Âyet 18

اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ

~ ~ ~
İllâ menisterakas sem’a fe etbeahu şihâbun mubîn.

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(8)