İçeriğe atla
Hicr 36Cüz 14 · Sayfa 264

Hicr Sûresi 36. Âyet

الحجر

Sohbete sor

Kâle rabbi feenzirnî ilâ yevmi yub'aśûn(e)

İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

İblîs’in kullandığı ifâdelerden, Âdem’in (insân neslinin) nasıl bir seyri olacağını ve bu seyrin nasıl sonuçlanacağını bildiği anlaşılmaktadır. Melekler de daha evvel Âdem’den “yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve kan dökecek” birisi olarak bahsetmişlerdi (Bakara 2/30).

İblîs’in ve meleklerin insân neslinin âkıbetini bilmesi iki şekilde mümkündür; ya ilmî bir kaynaktan okuyarak veyâhût daha evvelden sahnelenen o yaşantıyı seyrederek.

Seyrederek bilmeleri iki şekilde olabilir. Birincisi, fezâda daha evvel farklı gezegenlerde ve farklı zamanlarda Âdem nesilleri gelmiş ve geçmiş olabilir. İkincisi, dünyâmızdan bizim neslimizden evvel başka Âdem nesilleri gelip geçmiş olabilir.

Bu genel girişten sonra âyet-i kerîmeleri incelersek:

Enzırnî” “bana nazar et”, “beni gözet” demektir; meâl ve tefsîrlerde “bana mühlet ver” şeklinde geçmektedir. “Ya Rabb, bana varlığımı sürdürme hakkı ver, ömür ver” demektir. Ayrıca İblîs, “bu ömrü vermekle de kalmayıp, olacakları izle, Âdem’le ilgili yapmış olduğum kıyâsımda haklı olduğumu sana göstereceğim,” diyerek yine Hakk’a karşı bayrak açma cü’retinde bulunmuştur. İlâ yevmi yub’asûn” “diriliş gününe kadar” diyerek de Hakk’tan üstü kapalı olarak ölümsüzlük talep etmiştir.

Cenâb-ı Hakk da İblîs’in bu isteğini kabul edip ona mühlet verdi; ancak bu mühlet “yeniden dirilme gününe” kadar değil, “yevmil vaktil ma’lûm”a yâni “vakti (Hakk tarafından) bilinen bir gün”e kadardır ki, genelde “kıyâmet günü” olarak anlaşılır. Böylece, İblîs’e kıyâmete kadar insânlarla birlikte yeryüzünde yaşama izni verilmiş olmaktadır.

Bu konuya enfüsî yönden bakarsak, kişinin üzerindeki nefsî-İblîsî kuvvelerin, ölene kadar (küçük kıyâmete kadar) onunla birlikte yaşayacağını ifâde etmektedir, diyebiliriz. Burada ölümden kasıt, ya bedenin ölümü (mevt-i ızdırârî) yâhût beşerî benliğinden sıyrılıp ilâhî kimliğine kavuşma hâlidir (mevt-i ihtiyârî). " T.O.C.C."


Âyet 39

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

~ ~ ~
Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn.

İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, onların hepsini azdıracağım” dedi.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)