Ve fedeynâhu biżibhin ‘azîm(in)
Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
Bu ayet, Hz. İsmail'in kurban edilmesinin yerine bir fidye olarak büyük bir kurbanlığın verildiğini ifade eder. Ayet, 'fidye', 'kurbanlık' ve 'büyük' kavramları üzerinden ilahi rahmeti ve imtihanın sonucunu dilbilimsel olarak vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Fidye (فداء), bir şeyi bir başkasının yerine koyarak onu kurtarmak veya bedelini ödemektir. Ayetteki 'fedeynâhu' ifadesi, Allah'ın Hz. İsmail'i kurban edilmekten kurtarmak için bir bedel (kurbanlık) verdiğini, yani onun yerine başka bir şey ikame ettiğini gösterir. Bu, ilahi bir kurtuluş eylemidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Buradaki 'fedeynâhu' mecazi olarak, 'onun yerine bir kurbanlık verdik' anlamındadır. Yani, Hz. İsmail'in canına karşılık bir bedel ödenerek onun kurtarıldığını ifade eder. Bu, bir canın yerine başka bir canın veya malın geçirilmesi durumudur.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Fidye kavramı, Kur'an'da genellikle bir bedel ödeyerek bir esiri veya bir canı kurtarma anlamında kullanılır. Bu ayette ise, Allah'ın Hz. İbrahim'in imtihanını tamamlaması ve Hz. İsmail'i kurban etmekten vazgeçirmesi için ilahi bir müdahale olarak bir kurbanlığın sunulmasıdır. Bu, Allah'ın merhametinin bir göstergesidir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Zibh (ذبح), boğazlamak, kesmek anlamına gelir. Burada 'bizibhin' kelimesi, kesilmek üzere hazırlanmış, kurban edilecek hayvanı ifade eder. Ayetteki bağlamda, Hz. İsmail'in yerine kesilen koçtur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Zibh, bir hayvanın boğazını keserek canını alma eylemidir. Kur'an'da bu kelime, genellikle Allah'a yakınlaşmak amacıyla yapılan kurban ibadeti için kullanılır. Ayetteki 'bizibhin azîm' ifadesi, bu kurbanlığın sadece bir hayvan değil, aynı zamanda ilahi bir lütuf ve büyük bir sembol olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Zibh, kurban etme fiilini ve kurban edilen hayvanı ifade eder. Ayetteki 'bizibhin' kelimesi, Hz. İbrahim'in rüyasının gerçekleşmesi için Allah tarafından gönderilen ve Hz. İsmail'in yerine kesilen hayvanı belirtir. Bu, Allah'ın emrine itaatin ve teslimiyetin bir nişanesidir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Azîm (عظيم), hem maddi büyüklüğü hem de manevi yüceliği ifade eder. Ayetteki 'bizibhin azîm' ifadesi, kurban edilen hayvanın sadece fiziksel olarak büyük olmasının ötesinde, bu kurbanın Allah katındaki değerini, önemini ve bu olayın taşıdığı manevi büyüklüğü vurgular. Bu, ilahi bir lütfun ve imtihanın yüce sonucudur.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Azîm kelimesi, burada kurbanlığın sadece fiziki büyüklüğünü değil, aynı zamanda onun manevi değerini ve bu olayın İslam tarihindeki önemini de ifade eder. Bu kurban, Allah'ın Hz. İbrahim'e olan lütfunun ve onun sadakatinin bir nişanesi olarak büyük bir değer taşır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Azîm kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatı olarak veya önemli, değerli şeyleri nitelemek için kullanılır. Bu ayetteki 'azîm' kelimesi, kurbanlığın sıradan bir hayvan olmadığını, aksine ilahi bir müdahale ile gönderilmiş, büyük bir anlam ve değer taşıyan bir kurban olduğunu belirtir. Bu, Allah'ın rahmetinin ve kudretinin bir göstergesidir.
Sâffât Sûresi
Tefsirlerde bu husus hakkında da birçok bilgiler vardır dileyenler araştırabilirler. Oğulun fidyesi ve zuhurât’ın yorumu bir koç olarak Esmâ-i İlâhiyyenin kaynağı olan rahmâniyyet mertebesinden gelmektedir. O halde, eğer İbrâhîm (a.s.) rû’yâ-sını azîmet tarafına gitmeyip ruhsat tarafına giderek yorum yapsaydı. Rû’yâ-sında oğul sûretinde gördüğünün koçtan başka bir şey olmadığını bildiğinden bir koç kesmek sûretiyle zuhurâtını yorumlar. Ve öylece tatbik ederdi. Ancak yukarıda da ifade edildiği gibi o zaman bu yorumdan nefis kayırması gibi de bir ihtimal ve ihtilâf ortaya çıkabilirdi. İşte bu ihtilâf ve zannı ortadan kaldırmak için, zuhurât İbrâhîm (a.s.) tarfından “rû’ya-yı sadıka-keşfi mücerret” olarak yorumlandı ve görüldüğü gibi tasdik edilip, tatbikata konmuş oldu.
İşte seyr-u sülûk yolunda olan bir sâlik, içinde bulunduğu nefs mertebesinde, nefsinin çocuğu olan “gulâm”ı ortadan-gönlünden kaldırmak zorundadır. Bu ise gönlünde olduğundan beşer evlândından daha yakın ve daha sevimlidir. İşte bu hikâyenin seyr yolunda olan bir kimsenin hâlini çok açık bildirmesinden büyük bir irfan dönüşümü sahasıdır. Ve bize lâzım olanda budur. İbrâhim (a.s.) ve o günler zaman olarak geride kalmıştır, şimdi yaşayan bizleriz ve bu mertebeleri işte bu gibi haberlerden öğrenerek, hem insânlık tarihinin seyrini ve hem de birey olarak kendi hayatımızın seyrini takib etmiş oluyoruz.
İşte bu gerçekten, “azîm bir kûrb’ânlık” tır, bu yolla (Halîl) olarak tahallül edip Hakk’a yaklaşmaktır. Rûhun cesetle olan tahallülü gibi, cesetmi, Rûh-u taşımakta, yoksa Rûhmu, cesedi taşımaktadır? Ancak bu birlikteliğin kendini “cesed” zanneden sûrî bir varlık olarak yaşayan insânın haberi olmadığından kendisi için bu husus yok hükmündedir. İşte kimki bu mertebesi itibariyle kendi varlığında bulunan Hakk’ın varlığını idrâk eder işte o mertebeden tahallül ederek nasibini “halîl” ismiyle almış olur ki; o mertebesi itibariyle, (zibhin azîm) dir. Yani çok azametli bir eskiyi kesiş ve yeniye gökyüzü ve gönül âlemi semâlarında himmet kanatlarını açarak beşeriyet ve tabiatından kurtulup yükselmektir.[103] “ İz- -T-B- ”
NOT= Bu ayet-i kerime’nin (214-2-Gökyüzü insanları) kitabımızdan küçük bir aktarım alalım. “ İz- -T-B- ”
----- 37 - Saffat Suresi - Ayet 107 (Mushaf Sırası: 37 - Nüzul Sırası: 56 - Alfabetik: 90) -----
(٣٧.١٠٧)
~~37.107~
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظٖيمٍ
~ ~ ~
Kuranı Kerim Türkçe okunuş:
37.107 - Ve fedeynâhu bizibhın azîm.
Diyanet Meali:
37.107 - Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
37.107 - Dedik ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
NOT= Gökten inenler hakkında.
Bu Ayet-i kerimeyi geçtiğimiz sayfalarda da görmüştük burada ise sıralanışına göre sıraya girmiştir. Daha geniş bilgi (213-214-Gökyüzü insanları araştırması kitabımızdan gökten inenler hakkında bilgi alınabilir. “ İz- -T-B- ”