Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.
Necm Suresi'nin 9. ayeti, Hz. Peygamber'in miraç esnasındaki ilahi yakınlaşmasını tasvir eder. Ayet, 'iki yay aralığı' ve 'daha yakın' ifadeleriyle bu yakınlığın derecesini mecazi bir dille anlatır ve mutlak bir yakınlığı vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kâb' kelimesinin iki şey arasındaki mesafe veya ölçü birimi olduğunu belirtir. Ayetteki 'kâbe kavseyn' ifadesi, iki yay arasındaki mesafe kadar bir yakınlığı, yani çok az bir mesafeyi anlatmak için kullanılmıştır. Bu, ilahi yakınlaşmanın derecesini somutlaştıran mecazi bir ifadedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kâb' kelimesinin 'kadr' (miktar, ölçü) anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'kâbe kavseyn' ifadesi, 'iki yay kadar bir mesafe' anlamına gelir ve bu, Arapların yakınlığı ifade etmek için kullandıkları bir deyimdir. Dolayısıyla ayet, Allah ile Peygamber arasındaki yakınlığın derecesini bu mecazla anlatır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kavseyn' kelimesinin 'iki yay' anlamına geldiğini ve bu ifadenin Araplar arasında yakınlığı belirtmek için kullanılan bir tabir olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, Hz. Peygamber'in Allah'a olan yakınlığının derecesini, neredeyse hiç mesafe kalmayacak kadar az olduğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'kavs' kelimesinin bilinen yay olduğunu ve 'kavseyn'in ikil olduğunu belirtir. Ayetteki 'kâbe kavseyn' ifadesi, 'iki yay aralığı kadar' anlamına gelir ve bu, en yakın mesafeyi ifade eden bir mecazdır. Bu, ilahi huzurda elde edilen eşsiz yakınlığı sembolize eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki bu tür mecazi ifadelerin, soyut kavramları somutlaştırma ve dinleyicinin zihninde güçlü bir imaj oluşturma işlevine sahip olduğunu belirtir. 'Kavseyn' ifadesi, ilahi yakınlığın mutlak ve eşsiz derecesini, insan algısına indirgeyerek anlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ednâ' kelimesinin 'denâ' fiilinden türediğini ve 'daha yakın' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'ev ednâ' ifadesi, 'iki yay aralığından daha da yakın' anlamını taşıyarak, yakınlığın en üst derecesini, hatta tasavvur edilebilecek en yakın noktayı vurgular. Bu, ilahi yakınlaşmanın sınır tanımayan boyutunu gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'ednâ' kelimesinin 'yakınlık' anlamında kullanıldığını ve 'ev ednâ' ifadesinin, önceki ifadenin (kâbe kavseyn) ötesinde bir yakınlığı ifade ettiğini belirtir. Bu, ilahi yakınlığın sadece belirli bir ölçüyle sınırlı olmadığını, aksine daha da ileri bir dereceye ulaştığını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ednâ' gibi kelimelerin Kur'an'da bazen mübalağa ve tekit (vurgu) amacıyla kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ev ednâ' ifadesi, 'kâbe kavseyn' ile ifade edilen yakınlığın bile ötesinde, tasavvur edilemez bir yakınlığı vurgulayarak, Hz. Peygamber'in ilahi huzurdaki müstesna konumunu pekiştirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.