İçeriğe atla
A'râf 156Cüz 9 · Sayfa 170

A'râf Sûresi 156. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Vektub lenâ fî hâżihi-ddunyâ haseneten vefî-l-âḣirati innâ hudnâ ileyk(e)(c) kâle ‘ażâbî usîbu bihi men eşâ/(u)(s) verahmetî vesi'at kulle şey-/(in)(c) feseektubuhâ lilleżîne yettekûne veyu/tûne-zzekâte velleżîne hum bi-âyâtinâ yu/minûn(e)

"Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(156) Vektub lenâ fî hâzihid dunyâ haseneten ve fîl âhıreti innâ hudnâ ileyke, kâle azâbî usîbu bihî men eşâu ve rahmetî vesiat kulle şey’in, fe se ektubuhâ lillezîne yettekûne ve yu’tûnez zekâte vellezîne hum bi âyâtinâ yu’minûn.

"Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahîrette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidâyetine döndük." Buyurdu ki, azâbım var, onu dilediğime İsâbet ettiririm, rahmetim de vardır, o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekâtını verenlere ve Âyetlerimize inananlara mahsûs kılacağım.

Bu dünyada yazılan hasene olarak irfan ehli daha bu dünyada iken Cenâb-ı Hakk’ın kendi güzelliğini ister yâni hakiki tevhid ehli olmayı ister. Burada onu bulamayan ahîrete götüremez zâten. Cenâb-ı Hakk vermeyi murat etmeseydi istemeyi talep ettirmezdi. Cenâb-ı Hakk’ın zâtını, hakîkatini, özünü, güzelliğini murat ediyorsak demek ki O bunları vermeyi murat etmiş ki bize istemeyi vesile kıldırıyor. Bizlerde biz istedik oldu zannediyoruz.

Bu âyeti okuyunca kişinin aklına bir çok sualler gelebilir. Cenâb-ı Hakk’ın azâb edici olmadığını düşünmemiz bizim için en iyi yoldur, fakat kim azâbı

gerektiren fiiller yapar ise bir sonraki aşamada otomatik olarak onun karşılığını görecektir, işte ona o İsâbet etmiş olur. Eğer Cenâb-ı Hakk bir kimseyede iyilik vermeyi dilerse başta ona azâb gibi gözüken biraz zorluklar verir. Bu zorluklar ya geçmiş günahlarına onun için kefaret olur veya Cenâb-ı Hakk’ın kendisine vereceği yeni rahmet için sebep olması içindir. Zorlukların gelmesi aynı anda Rabbinin kişiyle ilgilendiğini de göstermektedir, çünkü Cenâb-ı Hakk dilediğime İsâbet ettiririm diyor, insânlar arası ilişkilerde dahi kişiler kendilerine yakın olanları çevresinde ister.

Ve devamında rahmetinin herşeyi kuşatmış olması, azâbında netice olarak rahmet olduğunu göstermektedir. Azâb hususi olurken rahmet umumi olmaktadır.

Âyetlere îmân etmek, bütün âlemde görülenlerin Cenâb-ı Hakk’ın Âyeti olduğunu bilmektir. Herhangi bir varlıkta Hakk’ın varlığının olduğuna îmân etmek, Cenâb-ı Hakk’ın Âyetlerine îmân etmektir. Bu Âyetlerin hepsi muhteşem bir sanatın neticesinde ortaya çıkan şeylerdir ve Allah’ın varlığına ve birliğine herhangi bir şeydeki bir hareket dahi kafidir.

Hep Kitâb-ı Hakk’tır eşya sandığın

Ol okur kim seyri evtan eylemiş…

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(7)