İçeriğe atla

Aşk ile Muhabbet arasındaki fark nedir?

Kavram FarkıOrta düzey1 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta aşk ve muhabbet, Hakk'a duyulan sevginin farklı mertebelerini ifade eden kavramlardır. Muhabbet, sevginin şuurlu ve iradeli hâli olup, sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâlike duyduğu karşılıklı sevgidir; sülûkun itici gücüdür. Aşk ise muhabbetin şiddetlenmiş, yakıcı ve mahvedici hâli olup, sâlikin Hak'ta fânî olmasına yol açan, akıl ve iradeyi geri çeken ilâhî bir deliliktir. Muhabbet kontrollü bir sevgi iken, aşk kontrolün kaybedildiği, sevenin sevdiğinde mahvolduğu bir hâldir. Bu ayrım, sevginin derinleşme ve yoğunlaşma derecesini gösterir; muhabbet bir başlangıç ve temel iken, aşk onun zirve noktasıdır.

Detaylı cevap

Tasavvufta muhabbet ve aşk, Hak sevgisinin farklı tezahürleridir. Muhabbet, sözlükte "sevgi" anlamına gelirken, tasavvufta sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâlike duyduğu karşılıklı sevginin adıdır. Bu, sülûkun itici gücü ve mücâhedenin tatlandırıcısıdır. Kur'ân-ı Kerîm'de Mâide Sûresi 54. ayetteki "yuhibbuhum ve yuhibbûnehû" (Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler) ifadesi, muhabbetin iki yönlü olduğunu açıkça belirtir. Bakara Sûresi 165. ayetteki "ve'llezîne âmenû eşeddu hubben lillâh" (mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler) ifadesi ise muhabbetin derinleşmiş hâline işaret eder.

Aşk ise lugatte "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet" demektir. Tasavvufta, sâlikin Hak'a olan mahvedici sevgisinin adıdır; muhabbetten daha şiddetli, daha yakıcı ve sâhibini fânî kılan bir sevgidir. Aşk, muhabbetin derinleşmiş hâli olup, Bakara 165'teki ayet aşkın temel düsturudur. Mevlânâ'nın Mesnevî'si gibi tasavvuf edebiyatının çoğu aşk diliyle yazılmıştır.

Temel fark, muhabbetin "kontrollü sevgi", aşkın ise "mahvedici sevgi" olmasıdır. Muhabbet akıl ve irade ile birlikte çalışırken, aşk akıl ve iradeyi geri çeker. Klasik bir tabirle "el-aşkü cünûnün ilâhî" (aşk ilâhî bir delilik) olarak nitelendirilir. Muhabbet, Hak'ın kula olan sevgisi (muhabbet-i Hak) ve kulun Hak'a olan sevgisi (muhabbet-i kul) olarak ikiye ayrılır. Aşk ise mecâzî (beşerî) ve hakîkî (Hak'a olan) aşk olarak sınıflandırılır; mecâzî aşk hakîkî aşka bir köprüdür. Tüm aşkların ve muhabbetlerin kaynağı "mutlak hüviyet" olan "Hu"dur¹. Hakk'ın kula olan muhabbeti, kulun Hakk'a olan muhabbetinden öncedir; eğer Hakk'ın muhabbeti olmasaydı, kul Hak'a muhabbet etmezdi².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.374Ne tür "ah..." olursa olsun, bu muhabbetlerin hepsinin kaynağı "mutlak hüviyet" olan bu () "hu"dur. Kendileri bu sırrı bilseler de bilmeseler de, bütün aşklarıOku
  2. 2Kelime-i Muhammediyye · s.159Hakk'ın kula olan muhabbeti, kulun Hakk'a olan muhabbetinden öncedir. Eğer Hakk'ın kula muhabbeti olmasaydı, kul Hakk'a muhabbet etmezdi. Beyit: Hakk'ın kula olOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.