İçeriğe atla

Aşk ve Muhabbet hangi noktada ayrışır?

Kavram FarkıOrta düzey1 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta aşk ve muhabbet, her ikisi de sevgi kavramını ifade etmekle birlikte, şiddet ve nitelik açısından ayrışır. Muhabbet, Hak'tan kula ve kuldan Hak'ka duyulan karşılıklı sevginin adıdır; sülûkun itici gücü ve akıl ile iradeyle birlikte çalışan kontrollü bir sevgidir. Aşk ise muhabbetin daha şiddetli, yakıcı ve sahibini fânî kılan hâlidir; akıl ve iradeyi geri çeken, ilahî bir delilik olarak nitelendirilen mahvedici bir sevgidir. Muhabbet, Allah'ın kuluna olan sevgisiyle başlar ve kulun bu sevgiye karşılık vermesiyle oluşurken¹, aşk muhabbetin ifratından ve ziyadeliğinden ibarettir ve Hak için de sabit bir sıfattır².

Detaylı cevap

Muhabbet, lugatte sevgi anlamına gelir ve tasavvufta sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâliğe duyduğu karşılıklı sevginin adıdır. Bu, sülûkun itici gücü ve mücâhedenin tatlandırıcısıdır. Kur'an'da Mâide 54'teki "yuhibbuhum ve yuhibbûnehû" (Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler) ayeti muhabbetin iki yönlü olduğunu açıkça beyan eder. Muhabbet, akıl ve irade ile birlikte çalışan kontrollü bir sevgidir. Hakk'ın kula olan muhabbeti, kulun Hakk'a olan muhabbetinden öncedir; eğer Hakk'ın kula muhabbeti olmasaydı, kul Hakk'a muhabbet etmezdi¹. Tüm muhabbetlerin kaynağı "mutlak hüviyet" olan "Hu"dur³. Aşk ise lugatte "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet" demektir. Tasavvufta sâlikin Hak'a olan mahvedici sevgisinin adıdır; muhabbetten daha şiddetli, daha yakıcı ve sahibini fânî kılan bir sevgidir. Bakara 165'teki "vellezîne âmenû eşeddu hubben lillâh" (mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler) ayeti aşkın temel düsturudur. Klasik tasavvuf, aşkı "ilâhî bir delilik" olarak tanımlar; akıl ve iradenin geri çekildiği bir hâldir. Aşk, muhabbetin ifratından ve ziyadeliğinden ibarettir ve bu sıfat Hak için de sabittir². "Küntü kenzen mahfiyyen" hadis-i kudsîsi gereğince, kâinatın zuhur sebebi ilahî muhabbettir ve muhabbetin şiddetlisine "aşk" denir⁴. Bir kalbi ilahî aşk istila ettiğinde, o kalbe başka bir şeyin muhabbeti veya aşkı sığmaz; eğer sığarsa, o hakiki bir aşk değildir, belki bir meyildir⁵·⁶. Kulun Hakk'ın gayrı olan mecazi ve izafi âlemdeki suretlere olan aşkı ise "aşk-ı mecazi"dir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Muhammediyye · s.158Hakk’a muhabbetinden mukaddemdir. Eğer Hakk’ın abde muhabbeti olmasa idi, abd Hakk’a muhabbet etmez idi. Beyit: &10024; Hakk'ın kula olan muhabbeti, kulun Hakk'Oku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.90karşı muhabbet-i hakîkî sâbit olur; ve bu bir matlabda ya'ni muhabbet matlabında “Yuhibbuhum”e dahi yakîn ve karîn olur. Ya'ni Hak için dahi sıfat-ı muhabbeti iOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.374Ne tür "ah..." olursa olsun, bu muhabbetlerin hepsinin kaynağı "mutlak hüviyet" olan bu () "hu"dur. Kendileri bu sırrı bilseler de bilmeseler de, bütün aşklarıOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.48“Aşkın ateşidir ki “ney” e düştü. Aşkın kaynayışıdır ki, meye düştü. &10024; 10. "Aşkın ateşidir ki 'ney'e düştü; aşkın kaynayışıdır ki şaraba düştü." Bu beyt-iOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1380Zirâ aşk ve muhabbet inkısâm kabûl etmeyen bir ma'nâdır. ... Eğer o bir kalbi aşk-ı ilâhî istilâ etmiş ise, artık o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmaOku
  6. 6Ahzâb Sûresi · s.24Ya’ni, “Ey âşık, benim karşımda yapılacak şey canına olan muhabbetten vazgeçmek idi, sen ise henüz canının kaydındasın. Eğer can oynayıcı ve be-nim aşkım için cOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1176Aşk niyâzsız ve ihtiyâçtan müstağni olan Hakk'ın vasıflarındandır. Nitegizli hazine idim. Bilinmeye muhabbet ettim. Halkı beni bilsinler diye yarattım” buyuruluOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.