Bâtın ve Zâhir'in ortak zemini nedir?
Tasavvufta Bâtın ve Zâhir, Cenâb-ı Hakk'ın iki temel veçhesi olup, Hadîd Sûresi 3. ayetindeki "O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır" beyanıyla ifade edilen ilâhî isimlerdir. Bu iki isim, birbirini terbiye eden ve tamamlayan bir ilişki içindedir; Zâhir, Bâtın'ın hükümlerini ortaya koyarken, Bâtın da Zâhir'in zuhuruna mazhar olur¹. Ortak zeminleri, Hak Teâlâ'nın varlığının hem görünür (zâhir) hem de gizli (bâtın) yönlerini kuşatmasıdır; öyle ki, Âhir Zâhir'in "ayn"ı, Bâtın ise Evvel'in "ayn"ıdır². Bu, Hak'ın her şeyin hem iç hakikati hem de dış görünüşü olmasıyla tecelli eder.
Detaylı cevap
Bâtın ve Zâhir kavramları, tasavvufî idrâkin temelini oluşturan, birbirini tamamlayan ilâhî isimlerdir. Bu iki isim, Allah'ın varlığının hem görünen hem de görünmeyen yönlerini ifade eder. Ortak zeminleri, Hak Teâlâ'nın her şeyi kuşatan mutlak varlığıdır.
Birinci olarak, Bâtın ve Zâhir, Cenâb-ı Hakk'ın esmâ-i ilâhiyyesinden olup, Hadîd Sûresi'nin 3. ayetinde "O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır" şeklinde zikredilir. Bu ayet, Hak'ın varlığının başlangıçsızlığını (Evvel), sonsuzluğunu (Âhir), aşikâr oluşunu (Zâhir) ve gizli oluşunu (Bâtın) aynı anda bildirmektedir. Kelime-i Hûdiyye'de belirtildiği üzere, "Âhir, Zâhir'in 'ayn'ıdır ve Bâtın Evvel'in 'ayn'ıdır"². Bu ifade, Zâhir ve Bâtın'ın, Hak'ın tekil hakikatinin farklı veçheleri olduğunu gösterir.
İkinci olarak, bu iki isim arasında karşılıklı bir terbiye ilişkisi vardır. Kelime-i İsmâiliyye'de "Zâhir, Bâtın'ı ve Bâtın da Zâhir'i terbiye eder" denilir¹. Bâtın'ın Zâhir'i terbiye etmesi, ilâhî isimlerin hükümlerini Zâhir üzerinde ortaya koyması; Zâhir'in Bâtın'ı terbiye etmesi ise, bu hükümlere mazhar olup Bâtın'ın zuhuruna vesile olmasıdır¹. Bu, Hak'ın hem eşyanın ardındaki gizli hakikat (bâtın) hem de eşyanın dış görünüşü (zâhir) olmasıyla tecelli eder.
Üçüncü olarak, Hak Teâlâ'nın zıtları cem' etme vasfı, Bâtın ve Zâhir'in ortak zeminini pekiştirir. Kelime-i İdrîsiyye'de "mademki Hak zıtları toplayandır, şu halde Hak Evvel'dir; ve evvelin zıddı ve karşıtı olan Âhir'dir; ve aynı şekilde Hak Zâhir'dir; ve Zâhir'in zıddı ve karşıtı olan Bâtın'dır" denilmektedir³. Bu durum, insan-ı kâmilin "câmiu'l-ezdâd" (zıtları toplayan) olarak nitelendirilmesine yol açar, zira o, hem Zâhir'in hem de Bâtın'ın hükümlerine riayet edebilir⁴.
Sonuç olarak, Bâtın ve Zâhir'in ortak zemini, Hak Teâlâ'nın mutlak ve kuşatıcı varlığıdır; O, hem görünenin "ayn"ı hem de zuhuru hâlinde bâtın olanın "ayn"ıdır⁵. Bu, sâlikin hem zâhirî tecellilere hem de bâtınî tecellilere ihtiyacı olduğunu gösterir; zira zâhirî tecellilerin ağırlığı altında kalmak, bâtınî tecellilere perde olabilir⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i İsmâiliyye · s.84“Sözün özü, Yüce Allah Zâhir ve Bâtın'dır; ve Zâhir ismi ile Bâtın ismi için rubûbiyet (Rablık) sabittir. Zâhir, Bâtın'ı ve Bâtın da Zâhir'i terbiye eder. ... Bâ”Oku
- 2Kelime-i Hûdiyye · s.377“Bâtın olan O’dur. Ve Hak Evvel’dir; zîrâ O var idi, hâlbuki suver-i âlem yok idi. Ve Hak Âhir’dir; zîrâ suver-i âlemin zuhûru indinde, o suverin “ayn”ı oldu. İm”Oku
- 3Kelime-i İdrîsiyye · s.72“ve mademki Hak zıtları toplayandır, şu halde Hak Evvel'dir; ve evvelin zıddı ve karşıtı olan Âhir'dir; ve aynı şekilde Hak Zâhir'dir; ve Zâhir'in zıddı ve karşı”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1167“Bunun gibi ism-i Bâtın, ism-i Zâhir'in zıddıdır. İsm-i Bâtın'ın ahkâmında müstağrak olan kimsenin, ism-i Zâhir'in ahkâmına dahi riâyet etmesi gibi iki zıddı cem”Oku
- 5Kelime-i İdrîsiyye · s.66“Böyle olunca Hak, Evvel’dir, Âhir’dir, Zâhir’dir ve Bâtın’dır. Binâenaleyh O; zâhir olan şeyin “ayn”ıdır; ve O; zuhûru hâlinde bâtın olan şeyin “ayn”ıdır; ve vü”Oku
- 6Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.73““İdraktir, idrak gerekir gitmeye rabbın rahmeti hep dolu, Zahir ile batın arası” yani ism-i Zahir, ve هُوَ الاَوَّلُ وَالاَخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ 57/3 Z”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.