Esmâ ile Sıfât arasındaki fark nedir?
Tasavvufî anlayışa göre esmâ (isimler) ile sıfât (sıfatlar) arasındaki temel fark, esmânın sıfatların zuhuru ve tecellîsi olmasıdır. Sıfatlar, Hakk'ın zâtında bilkuvve mevcut olan ve O'nun hakikatini teşkil eden benlik iken¹·², esmâ bu sıfatların belirli vechelerle ortaya çıkışlarıdır. Her bir isim, bir sıfata delâlet etmesi ve o sıfatla diğerlerinden ayrılması itibarıyla farklılık arz ederken, ahadiyet mertebesinde tüm sıfatlar ve esmâ Zât-ı Hakk'ın aynıdır³·⁴. Bu durum, esmânın sıfatlardan meydana gelmesi ve sıfatların da Zât'ın benliği olması sebebiyle, sâlikin müşâhedesinde esmâ ve sıfat mertebelerinin Zât'ta yok hükmünde olmasıyla neticelenir¹.
Detaylı cevap
Tasavvufta esmâ ve sıfât arasındaki ilişki, Hakk'ın varlığının mertebeleri bağlamında ele alınır. Zât mertebesi, Hakk'ın taayyünsüz, mutlak ve saf varlığıdır. Bu Zât'ta bilkuvve mevcut olan ve O'nun hakikatini oluşturan unsurlar sıfatlardır⁵. Sıfatlar, Hakk'ın benliğini teşkil eden, O'nun varlığını meydana getiren temel niteliklerdir¹·².
Esmâ ise bu sıfatların belirli vechelerle, farklı tecellîlerle ortaya çıkışlarıdır. Her bir isim, bir sıfata delâlet eder ve o sıfatla diğer isimlerden ayrılır³. Örneğin, Gafûr ismi ile Zâhir ve Bâtın isimleri arasında, delâlet ettikleri sıfatlar itibarıyla fark bulunur⁶. Bu ayrım, esmânın kendi sıfatlarıyla müteayyin olup birbirinden ayrılmasıyla belirginleşir.
Ancak bu fark, Hakk'ın ahadiyet mertebesinde ortadan kalkar. Ahadiyet mertebesinde, tüm sıfatlar ve esmâ Zât-ı Hakk'ın "ayn"ıdır, yani O'nun kendisidir⁴. Bu mertebede herhangi bir ismi almak, tüm esmâyı almış olmak anlamına gelir, çünkü hepsi tek bir Zât'ın farklı vecheleridir. Bu durum, esmânın sıfatlardan meydana gelmesi ve sıfatların da Zât'ın benliği olması sebebiyle, sâlikin müşâhedesinde esmâ ve sıfat mertebelerinin Zât'ta yok hükmünde olmasıyla neticelenir¹.
Esmâ ve sıfatlar arasındaki bu ilişki, aynı zamanda "aynıyet ve gayriyet" olarak ifade edilir³. Esmâ, Zât'ın aynıdır; ancak her bir ismin belirli bir sıfata delâlet etmesi ve o sıfatla diğerinden ayrılması itibarıyla Zât'ın gayrıdır. Bu ayrılık, "fark" âlemine gönderilen insanın, Zât'tan sıfatlara ve esmâya, oradan da fiiller âlemine nüzûl etmesiyle ilişkilidir⁷. Sâlikin seyr-i sülûku ise bu fark âleminden esmâya, sıfatlara ve nihayet Zât'a doğru bir urûc yolculuğudur.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.91“İsimler de sıfatlardan meydana geldiğinden, onlar da yok hükmündedir. Sıfatlar ise senin varlığını teşkil eden, benliğindir. Böylece ortada ef’âl ve esmâ diye i”Oku
- 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.91“İsimler de sıfatlardan meydana geldiğinden, onlar da yok hükmündedir. Sıfatlar ise senin varlığını teşkil eden, benliğindir. Böylece ortada ef’âl ve esmâ diye i”Oku
- 3Kelime-i Yûsufiyye · s.173“Ya’ni esmânın her birisi kendi sıfatıyla müteayyin olup birbirinden ayrılınca, nazar et ki, Gafûr ismiyle Zâhir ve Bâtın isimleri arasında ne kadar fark olur; v”Oku
- 4Kelime-i Süleymâniyye · s.162“Ya’ni sıfât-ı ilâhiyyede mufâzale sâbit olunca, onlardan sâdır olan esmâ-i ilâhiyye arasında dahi fark ve tefâzul sâbit olur; ve esmâ-i ilâhiyye beyninde tefâzu”Oku
- 5Kelime-i Muhammediyye · s.5“Bilfarz zât-ı ahadiyyette mündemic ve bilkuvve mevcûd sıfât ve esmâ bulunmasa, zât zâtiyeti üzere kalır ve ondan ebeden tecellî vâki’ olmaz idi. ... Bu mertebey”Oku
- 6TB. Kelime-i Yûsufiyye · s.83“----------------- Ya'nî esmanın her birisi kendi sıfatıyle zahir olup biribirinden ayrılınca, nazar et ki, Gafur ismiyle Zahir ve Bâtın isimleri arasında ne far”Oku
- 7Bakara Dosyası · s.215“İkilik, fark âlemine gönderilen insân, Zât olan Allah’tan sıfattan, esmâdan ikiliğe, fiiller âlemine nüzül ettirilmiştir. İnsan mânâsına büründürülen ise fark â”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.