Hullet ile Muhabbet hangi Fass'ta birleşir?
Hullet ve muhabbet kavramları, tasavvufî idrakte Hz. İbrâhîm'in makâmında, yani İbrâhîmiyye Fassı'nda birleşir ve hullet, muhabbetin şiddetli ve derinleşmiş bir mertebesi olarak zuhur eder. Hullet, lugatte 'derinlik, içlilik, dostluğun en samimi hâli' anlamına gelirken, tasavvufta Hak ile kul arasındaki en yakın muhabbet bağıdır. Muhabbet ise sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâliğe duyduğu karşılıklı sevginin adıdır. İbrâhîm (a.s.) mertebesinde hullet, muhabbetin 'şiddetli muhabbet' olarak ortaya çıkışıdır¹. Bu mertebede kul, Hak'la içiçe bir dostluk hâli yaşar ve bu hâl, 'dostluk elbisesi' olarak da ifade edilir².
Detaylı cevap
Hullet, tasavvufta muhabbetin en yüksek mertebesi olarak kabul edilir ve "Halîlullah" (Allah dostu) makâmı ile özdeşleşir³. Hz. İbrâhîm'e atfedilen bu makâm, onun Allah ile olan derin ve içli dostluğunu ifade eder. Muhabbet, genel anlamda sevgi ve dostluk iken⁴, hullet bu sevginin kalbin bütün gözeneklerine nüfuz ettiği, Hak ile kul arasında bir karışma hâlinin yaşandığı bir seviyedir.
Muhabbetin seyri, "Küntü kenzen mahfiyyen" hadîs-i kudsîsinde belirtildiği gibi, âlemlerin var edilişindeki ilk kaynak ve malzeme olarak muhabbetle başlar. Bu muhabbetin Âdem (a.s) ile başlayan seyri, İbrâhîm (a.s) mertebesinde hullet, yani halillik olarak, şiddetli muhabbet şeklinde zuhur eder¹. Bu durum, hulletin muhabbetin bir üst basamağı olduğunu gösterir.
İbn Arabî'nin İbrâhîmiyye Fassı'nda hulletin iki vechi açılır: birincisi, sâlikin Hak'a dostluğu; ikincisi ise Hak'ın sâlike dostluğudur. Hullet, "halîl" kelimesinin kökeninden de anlaşıldığı üzere, "tahallül" yani içine işleme, nüfuz etme anlamını taşır. Bu bağlamda "halîl", sevenin ruhu arasına nüfuz eden sevgili; "hullet" ise sevgilide nüfuz eden muhabbettir⁵. Hz. İbrâhîm'in "Halîlü'r-Rahmân" lakabını alması, onun Hakk'ın varlığına nüfuz etmesi ve Hakk'ın varlığının da onda nüfuz etmesi, şiddetli aşkından dolayı Hak'tan başkasından yüz çevirip gökleri ve yeri yaratan Allah'a yönelmesinden kaynaklanır⁵.
Bu mertebede, beden ve nefis ile Allah'ın iki ayrı şey olduğu düşüncesi birleşir; afak ve enfüs burada hullet denilen dostlukta birleşmiş olur². Hullet, aynı zamanda "dostluk elbisesi" olarak da ifade edilir ve bu elbise, tevhid-i ef'âlin bütün incelikleriyle kişinin varlığına giydirilmesidir⁶·⁷·⁸. Bu idrake ulaşan kişi, Hakkanî elbiseyi, yani Esmaü'l-Hüsnâ'yı üstüne giymiş olur²·⁹·¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Tasavvuf Izâhları · s.101“.) ------------------- MUHABBETİN SEYRİ : Bu âlemlerin var edilişindeki ilk kaynak ve malzeme muhabbettir. “ Küntü kenzen mahfiyyen ” de belirtildiği gibi. Bu m”Oku
- 2Sohbet Arası Sohbetler CD 17 · s.45“Hullet dostluk elbisesi dediği bu. Halil İbrahim’in ismi de buradan kaynaklanıyor. Yani ilahi dostluk burada başlıyor. Beden birey yani nefis ve Allahın iki ayr”Oku
- 3Hullet
- 4Muhabbet
- 5Kelime-i İbrâhîmiyye · s.3“Ve "halîl", sevenin ruhu arasına "nüfuz eden" sevgilidir; ve "hullet" sevgilide nüfuz eden muhabbettir. Bu sebeple İbrahim (a.s.) Hakk'ın varlığına nüfuz etmiş ”Oku
- 6Yûsuf Sûresi · s.90“Bu da hullet dini, muhabbet dini, tevhid-i ef’âl idi. İşte bakın İbrâhîm (a.s.)a giydirilmiş olan hullet, o muhabbet elbisesi, zâhirde de bir gömlek olarak bura”Oku
- 7İnsan Sûresi · s.29“Birinci elbise İbrâhim a.s’ın hulleti yani tevhid-i ef’âl’in bütün incelikleri ile birlikte kişinin varlığına giydirilmesidir. Ebrâr zümresi sevdiği şeylerden i”Oku
- 8Altı Peygamber (Cilt 3) · s.100“İşte bu mertebe insân oğlunun “İbrâhîmiyyet” mertebesinde kendini bulması “hullet” giyinmesi gibi, aynı zamanda âlemlerin de bu “hullet” elbisesini tekrardan se”Oku
- 9Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.48“03-ŞECER İşte bu yüzden burası dostluk yani hullet mertebesidir, İbrahim (as) ın Halil olması bu yüzdendir. Kendindeki ve bütün varlıktaki fiillerin Hakk’ın fii”Oku
- 10Tasavvuf Izâhları · s.67“İşte Cenâb-ı Hakk O'na halil olması dolayısıyla hullet, muhabbet ehli olması dolayısıyla esmâ-i hüsna elbisesini giydirdi üzerine ve her bir esmâ O'nun ümmeti o”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.