İrâde ile Meşiyyet aynı kaynaktan mı doğar?
İrâde ve meşiyyet kavramları, Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ına ait haller olup aynı kaynaktan, yani Zât'tan doğarlar. Her ikisi de Zât'ın özü (aynı) olarak kabul edilir; zira Zât'ın zuhura olan meylini ifade ederler¹·². Ancak aralarında bir fark ve mertebe ayrılığı bulunur: meşiyyet (dileme) daha üstte olup irâdeyi (istemeyi) oluşturur; yani meşiyyet irâdenin murâdıdır³·⁴. Meşiyyet hem var etmeye hem de yok etmeye taalluk ederken, irâde yalnızca var etmeye ilişkindir¹. Bu sebeple, var olmayan bir şeyin var edilmesinde meşiyyet ile irâde birleşir ve uyum sağlarlar³.
Detaylı cevap
Tasavvufî anlayışa göre, meşiyyet ve irâde, Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ının zuhura olan meylini gösteren iki önemli sıfattır. Her ikisi de Zât'ın "aynı" yani özü olarak kabul edilir, çünkü sıfatlar Zât'a ait hallerden ibarettir¹. Bu durum, bir insanın bir şeyi dilediğinde, bu dilemenin o kişinin Zât'ından, Zât'ıyla ve Zât'ında meydana gelmesiyle açıklanır; dolayısıyla dileme, Zât'ın aynıdır².
Bununla birlikte, meşiyyet ve irâde arasında bir mertebe farkı ve işlevsel ayrılık bulunur. Meşiyyet, irâdeden daha evvel ve daha üst bir konumdadır; zira meşiyyet irâdeyi oluşturur ve irâde meşiyyetin murâdıdır³·⁴. Bu, "dileme"nin "istemek"ten önce geldiği ve "istemek"in "dileme"nin bir sonucu olduğu anlamına gelir.
İşlevsel olarak ise meşiyyet, hem var etme (îcâd) hem de yok etme (i'dâm) ile ilişkilidir. Buna karşılık irâde, yalnızca var etmeye (îcâd) taalluk eder¹·². Bu ayrım, var olmayan bir şeyin var edilmesinde meşiyyet ile irâdenin birleştiği ve uyum sağladığı noktayı ortaya koyar³.
Sonuç olarak, meşiyyet ve irâde aynı ilâhî Zât'tan kaynaklanmakla birlikte, aralarında bir öncelik ve işlev farkı vardır. Meşiyyet daha kapsamlı ve öncelikli olup irâdeyi de kapsayan bir dileme halidir. Bu kavramlar, ilâhî ilim, kazâ ve kader ile birlikte, bilinen kader olan sabit ayn'a tâbi olarak işlerler⁵·⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Lokmâniyye · s.23“Yani "meşiyyet" (dileme), Zât'ın "ayn"ıdır (özüdür). Çünkü Zât'ın ortaya çıkmaya olan eğilimidir. Ve "irâde" (istemek), Mürîd (dileyen) isminin kaynağı olan sıf”Oku
- 2TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.187“Yani meşiyet Zat’ın aynıdır , şimdi herhangi birimiz bir şey dilediğimiz zaman o bizim Zat’ımızdan Zatımızla zatımızda meydana geldiği için zatımızın aynıdır. Y”Oku
- 3Kelime-i Lokmâniyye · s.20“ُ َ O’nun meşiyyeti, irâdesidir. Binâenaleyh deyiniz ki, O meşiyyetle irâdeyi diledi. Böyle olunca irâde, meşiyyetin murâdıdır. &10024; O'nun dilemesi, irâdesid”Oku
- 4TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.183“İrade dilemesinin muradıdır, dilemesinden ortaya gelmiştir, öyle olunca ne oluyor, meşiyyet daha evvel, irade daha sonra gelmiş oluyor. Yani meşiyyet iradeyi ol”Oku
- 5A'yân-ı Sâbite · s.267“Bundan dolayı kazâ ve kader ve irâde ve meşiyyet ya’ni üst irâde, ilâhi ilme; ve ilâhi ilim de "bilinen kader" olan sâbit ayn’a tâbi'dir. Örneğin yetmiş sene öm”Oku
- 6Kelime-i Üzeyriyye · s.51“Buna göre kazâ ve kader ile irâde ve meşiyyet (Allah'ın dilemesi), ilâhî ilme; ilâhî ilim de "bilinen kader" olan sabit hakikate bağlıdır. Örneğin, yetmiş sene ”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.