İrâde ve Meşiyyet'i karıştırmak ne tür bir hatâya yol açar?
İrâde ve Meşiyyet kavramlarını karıştırmak, sâlikin Hak yolculuğunda vehim ve hayal kuvvetlerinin etkisiyle sapık fikirlere sürüklenmesine, Hak'tan uzaklaşarak nefsinin arzularına kapılmasına yol açar. Bu karışıklık, kalbe gelen bilgilerin Hakîm isminin kontrolündeki hikmetten mi, yoksa nefsin iğvasından mı kaynaklandığını ayırt edememeye neden olur. Zira Hakîm isminin tecellisiyle açılan gönül yolu, irfânî bilgiler ve ilimle desteklenirken, irâde ve meşiyyeti yanlış anlamak, sâlikin kendi çabası ve Hak'la olan ilişkisini yanlış konumlandırmasına, dolayısıyla Hak'ka giden doğru yoldan sapmasına sebep olur.
Detaylı cevap
İrâde ve Meşiyyet kavramlarının karıştırılması, tasavvufî sülûkta ciddi bir hataya yol açar. Bu karışıklık, öncelikle sâlikin kalbine gelen bilgilerin kaynağını yanlış değerlendirmesine neden olur. Zuhruf Sûresi'nde belirtildiği üzere, hayal ve vehim kuvvetleri önden ve arkadan, nefis ise soldan iğva vererek insanı yoldan çıkarabilir¹. Eğer sâlik, irâde ve meşiyyeti doğru idrâk edemezse, kalbine gelen her şeyi Hak'tan gelen bir açılım zannedebilir. Oysa "Hakîm" isminin sahibi olan Allah (c.c.), kuluna bir şeyi açmayı murat ettiğinde, bu açılımı hikmetiyle birlikte gönlüne verir ve bu durum, kulun çabası ve o sahalarda dolaşmasıyla gerçekleşir²·³. İrâde ve meşiyyeti karıştırmak, bu hikmetli açılım yerine, hayal ve vehimden gelen düşünceleri gerçek zannederek sapık fikirlere kapılma tehlikesini doğurur².
Bu durum, sâlikin nefsinin hatalarına ve dünyanın lezzetlerine dalmasına da yol açabilir. Mesnevî-i Şerîf Şerhi'nde ifade edildiği gibi, ilahi nur ile aydınlanmış doğru yoldan kaçıp, ilim ve hikmet silahını bırakarak nefsin hatalarına ve dünyanın lezzetlerine dalmak, irâde ve meşiyyeti yanlış anlamanın bir sonucudur⁴. İrfânî bir eğitim almadan, kalbe gelen her şeyi Hak'tan bilmek, insanı evhamî düşüncelere sürükler³. Gerçek bir irfân eğitimi, bu tür tehlikelerden korunmanın tek yoludur². İrâde ve meşiyyeti doğru anlamak, sâlikin Hak'ka giden yolları doğru bir şekilde idrâk etmesini ve Hak'tan gelen ilham ile nefsin iğvasını ayırt etmesini sağlar⁵. Aksi takdirde, sâlik, Hak'tan uzaklaşarak kendi nefsânî arzularının peşine düşer ve Hak yolunda ilerleyemez.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Zuhruf Sûresi · s.98“Önden hayal kuvvetleri, arkadan vehim kuvvetleri, sağdan aklı cüzün programını karıştırmak suretiyle ve soldan nefsi cüze iğva verme suretiyle yoldan çıkarır. A”Oku
- 2Altı Peygamber (Cilt 3) · s.38““Hakîm” isminin sahibi olan Allah (c.c.) kuluna bir şeyi açmayı murat ettiği zaman bu ismin hakimiyyet-i altında ve kontrolunda o kuluna hikmetiyle birlikte gön”Oku
- 3En'âm Sûresi · s.114““Hakîm” isminin sahibi olan Allah (c.c.) kuluna bir şeyi açmayı murat ettiği zaman bu ismin hakimiyyet-i altında ve kontrolunda o kuluna hikmetiyle birlikte gön”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1699“Yine ilahi nur ile aydınlanmış olan doğru yoldan kaçarsın ve o ilim ve hikmet silahını bırakıp nefsin hatalarına ve dünyanın lezzetlerine dalarsın. Yine ilahi n”Oku
- 5Tevbe Sûresi · s.225“Gayemiz en kısa yoldan ve en gerçekçi olarak talipleri HAK’ka ulaştırmaya yardımcı olmaktır. Hatalarımız var ise hoş görüle. Hak’ka giden yollar muhakkak ’ki pe”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.