Muhyiddin İbn Arabî Halîfe hakkında ne der?
Muhyiddin İbn Arabî'ye göre halîfe, Allah'ın yeryüzündeki vekili olup, Esmâ-i İlâhiyye'nin tümünü kendinde toplayan ve bu Esmâ'nın zuhûruna ayna olan insandır. O, kendi başına müstakil bir varlık değil, Hak'kın tecellîsine mahaldir. İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'in Âdemiyye Fassı'nda halîfeliğin, Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulması olduğunu belirtir; bu câmîlik insanı, tahkîki ise insân-ı kâmili ortaya çıkarır. İnsan, âlemin mührü olup, Allah'ın mahlûkatını koruması için halîfe kılınmıştır¹.
Detaylı cevap
Muhyiddin İbn Arabî, halîfe kavramını tasavvufî düşüncesinin merkezine yerleştirir. Ona göre halîfe, lugat anlamıyla "ardından gelen, vekîl" demektir. Ancak tasavvufî mânâda bu vekâlet, insanın Allah'tan aldığı emaneti taşıma vasfıdır. Kur'ân-ı Kerîm'deki Bakara Sûresi 30. ayetinde geçen "innî câilun fi'l-ardı halîfeh" (yeryüzünde bir halîfe halk edeceğim) ifadesi, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmî bir mahalde, yani Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Bu durum, Âdem'in tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasından kaynaklanır.
İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem adlı eserinin Âdemiyye Fassı'nda bu konuyu derinlemesine işler. O, halîfenin kendi başına müstakil bir vücut sahibi olmadığını, aksine Hâlık'ın zuhûruna ayna olan bir mahal olduğunu vurgular. Halîfe, Esmâ'ya nispetle onların aynasıdır; ayna kendi başına bir vücut iddia etmez, ancak mücellâ olduğu ölçüde aksedeni gösterir. İbn Arabî'ye göre halîfelik, Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulmasıdır; Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir. İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'in Âdemiyye Fassı'nda, insanın halkının genel olmasından ve hakikatlerin hepsini kuşatıcı olmasından dolayı "insan" ve "halîfe" diye adlandırıldığını belirtir². İnsan, Hak için gözbebeği konumundadır ve görme ile ifade edilen odur². Ayrıca, Fütûhât-ı Mekkiyye'de de ifade edildiği üzere, Allah'ın insanı halîfe kılması, âlemi koruması içindir; çünkü insan, âlemin mührüdür¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Âdemiyye · s.319“Şeyh-i Ekber Muhyiddîn ibn Arabî (k.s.) Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eserlerinin üç yüz altmış yedinci bölümünde bu hususu beyan buyururlar. Konuk, Mesnevî-i Şerîf Ş”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.144“Şeyh-i Ekber Muhyiddin ibn Arabi (k.s.) Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Âdemi'de bu mana hakkında şöyle buyururlar: "Lü san" ve "halife" diye adlandırıldı. Onun insani”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.