İçeriğe atla

Muhyiddin İbn Arabî'nin Kutub kavramına yaklaşımı nasıldır?

Kişi-KonuOrta düzey1 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Muhyiddin İbn Arabî'ye göre kutub, zamanın manevî mihveri ve ricâlü'l-gayb hiyerarşisinin en üst basamağında yer alan velîdir. Her zamanda yeryüzünde yalnızca bir kutub bulunur ve bu makamın sahibi "gavs-ı a'zam" veya "kutbu'l-aktâb" olarak da anılır. İbn Arabî, kutbun kâinatın manevî nizamını sağlayan, Hakk'ın isim ve sıfat tecellilerini dağıtan bir vasıta olduğunu belirtir¹. O, peygamberlerle temas kurabilen ve Hakka kendini sevdirmiş bir âdemoğludur; hatta kıyamete kadar gelecek kutupların resimlerini ve isimlerini bildiğini ifade etmiştir².

Detaylı cevap

Muhyiddin İbn Arabî, tasavvuf metafiziğinin en büyük teorisyeni olarak kabul edilir ve "Şeyh-i Ekber" unvanıyla anılır³. Onun eserleri, özellikle Fusûsu'l-Hikem ve Fütûhât-ı Mekkiyye, tasavvufî kavramların derinlemesine işlendiği kaynaklardır. Kutub kavramı da bu eserlerde önemli bir yer tutar. İbn Arabî'ye göre kutub, Hak Teâlâ'nın kâinatı vasıtalı olarak idare etmesinde en üst halkayı teşkil eder.

Kutbun varlığı, âlemin manevî düzeni için elzemdir; zira o yokken kâinatın esmâî tecellîsi düzensizleşir. Bu sebeple, bir kutub vefat ettiğinde Hak hemen yerine bir başkasını ikame eder ve yer asla boş kalmaz. İbn Arabî, et-Tedbirâtü'l-İlâhiyye fi Islâhı Memleketi'l-İnsâniyye adlı eserinde, oluş ağacının ham meyveleri olan tüm insan bireylerinin, maddî ve manevî gıdalarda "kutbu'l-aktâb" olan insân-ı kâmilin feyiz yağmuruna susamış olduğunu ve onlara gelen imandan ve küfürden maddî ve manevî gıdaların dahi bu kutbu'l-aktâbdan kuvvet ve gelişme bulduğunu ifade eder¹. Çünkü Hakk'ın bütün isim ve sıfat tecellileri kutbu'l-aktâbın eliyle dağıtılır⁴.

Kutbun sıfatları arasında "cem'-i camî' makâmı" yani bütün esmâî mertebeleri câmi olması, "Hakîkat-i Muhammediyye'nin yansıması" olarak Hz. Peygamber'in mânevî vârisi olması, Hakk'ın izniyle kâinatta bilfiil "tasarruf-i tâm" yetkisine sahip olması ve kimliğinin "mahremiyyet" içinde gizli olması yer alır. İbn Arabî, kendisinin kıyamete kadar gelmiş ve gelecek kutupların resimlerini yapıp isimlerini yazabileceğini, ancak halkın bu bilgiyi öğrenmesi durumunda o zatı rahatsız edeceğini düşünerek bunu bildirmekten vazgeçtiğini belirtmiştir². Bu durum, kutbun manevî makamının yüceliğini ve gizemini vurgular.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.201Yani, oluş ağacının ham meyveleri olan bütün insan bireyleri, maddî ve manevî olan gıdalarda kutbu'l-aktâb (kutubların kutbu, en büyük kutub) olan insân-ı kâmilOku
  2. 2Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü · s.11Şeyhûl Ekber Muhyiddin-i Arabi hazretleri (Efendimiz’den kıyamete kadar gelmiş ve gelecek kutupların resimlerini yapar, isimlerini yazabilirim.) demiş fakat halOku
  3. 3- Muhyiddin İbn Arabi
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.202Yani, oluş ağacının ham meyveleri olan bütün insan bireyleri, maddî ve manevî olan gıdalarda kutbu'l-aktâb (kutubların kutbu, en büyük kutub) olan insân-ı kâmilOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.