İçeriğe atla

Sâlik Aşk'ı Muhabbet'ten nasıl ayırt eder?

Kavram FarkıOrta düzey7 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Sâlik, aşkı muhabbetten, sevginin şiddeti, kontrol derecesi ve akıl ile irade üzerindeki etkisi bakımından ayırt eder. Muhabbet, sâlikin Hak'a ve Hak'ın sâlike duyduğu karşılıklı ve kontrollü bir sevgi iken, aşk, bu sevginin daha şiddetli, yakıcı ve sâhibini fânî kılan, akıl ve iradeyi geri çeken mahvedici bir hâlidir. Muhabbet akıl ve irade ile birlikte çalışırken, aşkta bu unsurlar geri çekilir ve sâlik sevdiğine mahvolur. Bu ayrım, sâlikin riyâzet ve mücâhede hamamına girerek nefsaniyet elbisesini soyunduğunda, vehmî aşk ile hakiki aşkı ayırt etmesi gibi, mânevî bir idrakle gerçekleşir¹.

Detaylı cevap

Tasavvufta muhabbet ve aşk kavramları, sâlikin mânevî yolculuğunda farklı mertebeleri ve hâlleri ifade eder. Muhabbet, "sevgi" anlamına gelir ve sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâlike duyduğu karşılıklı bir sevgidir. Bu sevgi, sülûkun itici gücü olup, mücâhedeyi tatlandırır. Kur'an'da Mâide 54'teki "yuhibbuhum ve yuhibbûnehû" ayeti, bu iki yönlü sevginin temelini oluşturur. Muhabbet, akıl ve irade ile birlikte çalışan, kontrollü bir sevgi olarak tanımlanır. Sâlik, muhabbet hâlinde iken sevdiğini şuurlu bir şekilde sever.

Aşk ise, muhabbetin daha şiddetli, yakıcı ve sâhibini fânî kılan bir hâlidir. Lugat anlamı "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet"tir. Aşk, akıl ve iradenin geri çekildiği, sevenin sevdiğine mahvolduğu bir durumdur. Klasik tasavvuf, aşkı "ilâhî bir delilik" olarak nitelendirir ("el-aşkü cünûnün ilâhî"). Bakara 165'teki "mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler" ayeti, aşkın derinleşmiş hâline işaret eder. Sâlik, riyâzet ve mücâhede yoluyla nefsaniyet elbisesini soyunduğunda, vehmî aşk ile hakiki aşkı ayırt etme kabiliyetini kazanır¹. Bu ayırt etme kabiliyeti, sâlikin irfân mektebinde perdelerini açması ve "iyi" gibi görünen kötü ile "kötü" gibi görünen iyiyi temyiz etmesiyle gelişir². Kâmil bir mürşidin himmetiyle, sâlik nefsanî ve şeytanî bilgileri Rahmânî ve meleki bilgilerden ayırt edebilir, böylece helâkten korunur³. Akıl ve idrakin kuvvetli olduğu kimseler, söz pazarında noksanların kalp sözleri ile kâmillerin faydalı sözlerini ayırt edebilirler⁴. Bu ayırt etme yeteneği, sâlikin mânevî yolculuğunda doğruyu yanlıştan, hakikati batıldan ayırmasına yardımcı olur⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.934Ey Hak yolunun sâliki olan arkadaş! Henüz riyâzet ve mücâhede hamamının içine girmeyenler, âşık-ı vehm ile âşık-ı Hakk'ı ayırt edemezler. Onların görüşü, hamam Oku
  2. 2Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.56Dünyada perdeleri olan Salik irfan mektebinde o perdelerini açmak ister. Bilmelidir ki “açma” celal iledir. Bu yüzden keyifle sürülen hayat bize bizi kazandırmaOku
  3. 3Bakara Dosyası · s.50Sâlik, mürşidinin himmetiyle levvâme nefsi keserse-bakara kesilirse- onun yerine kendisinde mülhime nefis dirilir. Faaliyete başlar. Sâlikin gayreti ölçüsünde bOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.421Yani, her kim ki ticarette çok usta ve maharetlidir, bu pazardan sağlam para ve mal ile kalp para ve eşya üzerine açık gözlüdür; ve bunları çabuk ayırt eder, alOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.811Bu sebeple hükmünde doğru ile yalanı ayırt eder ve fark eder. Ve bu hususta tarafgirlerin uydurdukları hakikate aykırı sözleri ayırt etmeye muktedirdir. MuâviyeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.