İçeriğe atla

Sâlik Cem'i Cem'u'l-cem'den nasıl ayırt eder?

Kavram FarkıOrta düzey5 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Cem, sâlikin kesretten vahdete ulaşarak bütün ilâhî tecellîleri tek bir merkezde toplaması mertebesidir. Bu hâlde sâlik, her şeyin Hak'tan tecellî ettiğini müşâhede eder ve fenâfillâh'a yakın bir durum yaşar. Cem'u'l-cem ise, cem mertebelerinin en üstünü olup, ef'âl, esmâ, sıfat ve zât mertebelerindeki cemiyetin hepsinin toplandığı yerdir¹. Bu makâmda sâlik, Hak ile halk arasında bir denge kurar; Hakîkatiyle Hak, sûretiyle halk olur ve kâmil insan mertebesine ulaşır²·³. Cem'u'l-cem, aynı zamanda "fark ba'de'l-cem'" olarak da adlandırılır ve sâlikin Hakk'ın varlığında eşyayı, eşyada da Hakk'ı müşahede ettiği kemâl hâlidir⁴·⁵.

Detaylı cevap

Tasavvufî sülûkta cem ve cem'u'l-cem, sâlikin idrâk mertebelerini gösteren iki farklı hâldir. Cem, sâlikin kesret âlemindeki dağınıklıktan sıyrılarak, her şeyin ardındaki ilâhî vahdeti görmeye başladığı makâmdır. Bu mertebede sâlik, "Lâ fâile illâllâh" (Hak'tan başka fâil yoktur) hakîkatini müşâhede eder ve bütün fiillerin Hak'tan sâdır olduğunu idrâk eder. Cem hâli, fenâfillâh'a yakın bir durum olup, sâlikin kendi sıfatlarının zevâl bulduğu bir sekr hâli yaşayabilir. Bu, "cem'den evvelki fark" olarak adlandırılan, eşyanın varlığını Hak'tan ayrı gören gafil kişilerin hâlinden farklıdır⁵.

Cem'u'l-cem ise, cem mertebesinin en ileri seviyesi ve sülûkun kemâl noktasıdır. Bu makâm, ef'âl, esmâ, sıfat ve zât mertebelerindeki bütün cemiyetlerin bir araya toplandığı yerdir¹·⁶. Cem'u'l-cem'e ulaşan sâlik, "kâmil insan" mertebesine erişir ve iki vechi/yönü bulunur: biri halka, diğeri Hakk'a bakar³·⁷. Bu hâlde sâlik, Hakîkatiyle Hak, sûretiyle halk olur ve bütün ilâhî isimlerin âsâr ve ahkâmı kendisinden zâhir olur². Cem'u'l-cem, aynı zamanda "fark ba'de'l-cem'" olarak da bilinir; bu, sâlikin fenâfillâh hâlinden sonra Hakk'ın varlığında eşyayı, eşyada da Hakk'ı müşahede ettiği makâmdır⁴·⁸. Bu mertebede sâlik için halvet ve çileye ihtiyaç kalmaz, çünkü matlûbuna ulaşmış ve canı kâni hâle gelmiştir⁴. Cem'u'l-cem, sâlikin mi'râcının tamamlandığı ve "ebvâbü'l-Hüdâ"nın açıldığı makâmdır⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i Îseviyye · s.188. -------------- Yani ey Hak yolunda yürüyen yolcu suluk etmiş olan salik ya'nî ey sâlik-i râh-ı Huda, makâm-ı cem'u'l-cem'e yani cemlerin cemi yani ef’al merteOku
  2. 2Kelime-i Îseviyye · s.234Ya’ni ey sâlik-i râh-ı Hudâ, makām-ı cem’u’l-cem’e gelip bilcümle esmâ-i ilâhiyyenin âsâr ve ahkâmı senden zâhir olduğu vakit, sen “hakîkat”inle Hak ol; ve sûreOku
  3. 3Tevbe Sûresi · s.222“Cem-ül Cem” demek, bütün cemleri bir araya toplayıp Cem’inde Cem’i demek tir. Bu mertebeye eren kişinin iki (2) vechi/ yönü vardır. Biri halka, diğeri Hakk’a bOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.977Ne zaman sâlikin kalbine riyâzât ve çile sonucu Hakk'ın lütfu ve inâyeti tecelli eder, o zaman yüzündeki sarılık parlak kırmızılığa dönüşür; bu kırmızılık matlüOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1839Birisi "cem'den (birlik hâlinden) evvelki fark", diğeri "cem'den sonraki fark"tır. "Cem'den evvelki fark", görünen âlimlerin ve kelamcıların ve bütün gafil kişiOku
  6. 6Zekât ve İnfâk · s.147Biz farkında olmadan onların mirac, kanalı mirac yolu oluyoruz “cem’ül cem’ül cem ile fetholdu ebvabül Hüda” demişler yani ef’âl âlemi’nin cem’i tevhidi, esmâ âOku
  7. 7İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.79“Cem-ül Cem” demek, bütün cemleri bir araya toplayıp Cem’inde Cem’i demek tir. Bu mertebeye eren kişinin iki (2) vechi/ yönü vardır.Oku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1840Birisi "cem'den (birlik hâlinden) evvelki fark", diğeri "cem'den sonraki fark"tır. "Cem'den evvelki fark", görünen âlimlerin ve kelamcıların ve bütün gafil kişiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.