İçeriğe atla

Sâlikte Aynel-yakîn mı önce gelir, Hakke'l-yakîn mi?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî sülûk yolunda sâlik için "yakîn" mertebeleri sıralı bir ilerleyiş gösterir ve bu sıralamada "ayne'l-yakîn" "hakke'l-yakîn"den önce gelir. Yakîn, Hak ile olan yakınlığın derecesini ifade eder ve üç temel kademesi vardır: ilme'l-yakîn (bilgiyle yakınlık), ayne'l-yakîn (görerek, hissederek yakınlık) ve hakke'l-yakîn (Hak ile tahakkuk etme, yaşama hâli). Sâlik önce hakikati ilim yoluyla bilir (ilme'l-yakîn), ardından onu hissederek ve görerek yaşar (ayne'l-yakîn) ve en nihayetinde o hakikatle birleşir, bizzat o olur (hakke'l-yakîn). Bu sıralama, sâlikin beşerî vasıflarından sıyrılarak Hak ile müşâhedeye ulaşma sürecinin fıtrî bir sonucudur¹·².

Detaylı cevap

Yakîn, tasavvufta Hak ile olan yakınlığın derecesini belirten bir hâldir ve üç mertebede incelenir. Bu mertebeler, sâlikin Hakikat'e ulaşma yolculuğundaki aşamaları ifade eder. İlk mertebe ilme'l-yakîndir; bu, hakikati ilim yoluyla, bilgi olarak bilmektir¹. Bir hakikati tevhid ve irfaniyet yönüyle bilmek, yakîn ilminin başlangıcıdır³.

İkinci mertebe olan ayne'l-yakîn, ilme'l-yakînden sonra gelir. Bu mertebede sâlik, hakikati sadece bilmekle kalmaz, aynı zamanda onu hissederek, duyarak ve görerek yaşamaya başlar¹. Hadiseleri tevhid ve irfaniyet yönüyle müşahedeli bilmek ayne'l-yakînin özelliğidir³. Bu, kişinin seyir hâlindeki hallerini ifade eder ve gerçek imanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya yaklaştıran bir hâldir². Muhyiddin Arabî'ye göre yakîn, "ef'aliyle, esmâsıyla, sıfatıyla zâtıyla" Hakk'ın ta kendisidir ve kim hangi ehil mertebedeyse o yakîn ehlidir⁴.

Üçüncü ve en üst mertebe ise hakke'l-yakîndir. Bu, ayne'l-yakînden sonra gelen, hakikatle tahakkuk etme hâlinin zuhurudur¹. Hakke'l-yakînde sâlik, beşerî vasıflarından tamamen sıyrılarak kendisini artık Hak olarak müşâhede eder; yani Hak ile bilfiil bir olduğu hâli yaşar². Bu mertebede sâlik artık bilmez veya görmez, bizzat yaşar ve Hak ile birleşir. Bu, bütün ilâhî isimlerin eser ve hükümleriyle sâlikte zuhur etmesiyle hakikatiyle Hak, sûret ve zahiriyle de halk olması durumudur⁵. Dolayısıyla, ayne'l-yakîn, hakke'l-yakîne giden yolda bir önceki adımdır ve hakke'l-yakîn çok daha sonra ve neticeye geliştir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.273ilmel Yakîn, aynel yakîn, Hakkel yakîn ifadelerinden gelmiştik. Şimdi oradan devam ediyoruz. İlmel Yakîn, Hakîkate ilim olarak ermektir. Hakîkat bilgisini İlim Oku
  2. 2Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.70O cezbe hem de delîldir yakîne; Oradan yol buluştur yakîn imân beytine. Gerçek îmânın nasıl bir şey olduğunu tam olarak anlayabilsek eğer geçen zamanlarımıza çoOku
  3. 3Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.216İlmel yakîn . Hadiseleri tevhid ve irfaniyyet yönüyle bilmek. Aynel yakîn, Hadiseleri tevhid ve irfaniyyet yönüyle müşahedeli bilmek. Hakk’el yakîn ise, bütün bOku
  4. 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1) · s.49Âyet-i kerîme de (ilmel yakîn ve aynel yakîn’den bahsedilmektedir, bu hususun ayrıca birde, Hakk’al yakîn Halide vardır. Muhyiddin arabi Hz. lerine soruyorlar yOku
  5. 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.146Böylece Allah yolcusu sâlik, bütün ilâhî isimlerin eser ve hükümleri ile kendinde zuhur etmesiyle hakîkatiyle Hak, sûret ve zahiriyle de halk olur. Kendisinde HOku
  6. 6Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.111Ruhunun Ruhu Külli, aklının Akl-ı Külliye mensup olduğunu, kendine değil oraya mensup olduğunu, Hakkal yakîn müşahede edip -yalnız burada bir ifade yanlışlığı oOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.