İçeriğe atla

Sâlikte Kabz mı önce gelir, Bast mi?

Kavram FarkıOrta düzey24 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta sâlikin manevî yolculuğunda kabz ve bast hâlleri birbirini takip eden, kalbe ait iki sıfattır ve biri diğerinden önce gelmez; aksine, bu iki hâl ritmik bir döngü içinde, ilahî bir tecellî olarak sâlikin kalbine gelir ve gider. Kabz, kalbin daralması, sıkışması ve manevî bunalım hâli iken; bast, kalbin ferahlaması, genişlemesi ve manevî neşe hâlidir¹. Bu hâller, Allah'ın "yakbidu ve yebsut" (kabzeder ve genişletir) ilahî tasarrufunun bir yansımasıdır. Sâlik, bu iki hâli de Hakk'tan bilir ve her ikisinde de edebini korur; zira kabz olmadan bastın kıymeti, darlık olmadan genişliğe şükür bilinmez².

Detaylı cevap

Kabz ve bast, sâlikin kalbinde meydana gelen ve birbirinin zıttı olan iki manevî hâldir. Lugat anlamlarıyla kabz 'sıkışma, daralma', bast ise 'genişlik, ferahlık' demektir. Tasavvufta ise kabz, sâlikin kalbine gelen manevî sıkıntı, huzursuzluk ve tutukluk hâlini ifade ederken; bast, kalbin ferahlaması ve manevî neşe hâlidir³. Bu hâller, sâlikin kalbine gaybî bir vârid (ilham) olarak gelir ve sebebi sâlik indinde meçhul olur⁴.

Kaynaklar, kabz ve bastın birbiri ardına geldiğini, birinin diğerinden önce veya sonra sabit bir sırayla gelmediğini belirtir. Örneğin, bir süre kabz tecellîsi altında kaldıktan sonra o gider ve yerine bast tecellîsi gelir⁵. Bu durum, kalbin nefes alıp vermesi gibi ritmik bir döngü olarak işler. Mücâhede eden kişi için bir zaman gönül bastı, bir zaman da kabz ve keder olur; bu, Hakk'ın lütuf ve kahır tecellîlerinin enfüste (iç âlemde) de bi-münâvebe (sırayla) kalbe gelip gitmesidir⁶.

Kabz ve bast hâlleri, havf (korku) ve recâ (ümit) mertebesinden terakki ettikten sonra kulda meydana gelen hâllerdir⁴. Havf ve recâ nefse ait sıfatlardan iken, kabz ve bast kalbe ait sıfatlardandır⁴. Bu hâller geçicidir ve sâlikin olgunlaşmasına hizmet eder¹. Sâlik, bu hakikati idrak ederek kendi tercih ve iddialarını terk edip işini bütünüyle Hakk'a havale ettiğinde, bir hâlden diğerine geçirilir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1A'lâ ve Gâşiye Sûreleri, s. 58“Bu hal salikte sonra kabz ve bast; “daralma, büzülme; tutukluk, durgunluk, sıkılma, tasalanma” gibi anlamlara gelen kabz , tasavvuf terimi olarak sâlikin bir an”Oku
  2. 2Zümer Sûresi, s. 144“Kabz hâlinde kalp daralır, bast hâlinde genişler. Hakîkî sâlik her iki hâli de Hakk'tan bilir ve ikisinde de edebini korur. Zîrâ kabz olmadan bastın kıymeti bil”Oku
  3. 3A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.58“Bu hal salikte sonra kabz ve bast; “daralma, büzülme; tutukluk, durgunluk, sıkılma, tasalanma” gibi anlamlara gelen kabz , tasavvuf terimi olarak sâlikin bir an”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3544 (s. 302)““Ey sâlik, senin kalbinden gündüz gibi şetâret veren bast hâli gidip, ka- ٠١ ranlık gece mesâbesinde olan bir kabz gelirse, o senin sebeb-i salâhındır, sa- © kı”Oku
  5. 5Zümer Sûresi, s. 71“Belirli bir tecellî gelir, bir süre kalır, sonra o tecellî gider (kurur ve solar) yerine başka tâze bir tecellî gelir. Örneğin, kul bir süre "Kabz" tecellîsi al”Oku
  6. 6Mesnevî Cilt 4 · Beyit 2768 (s. 258)“Kabz ve bast ise, vârid-i gaybden ibâret olup, sebebi sâlik indinde meçhül olur. Sâlik havf ve recâ makâmından, ya'ni makâm-ı nefsten makâm-ı kalbe terakki etme”Oku
  7. 7Vâkı'a Sûresi, s. 52“Dâye’ye göre ise âyet, işârî olarak sâlike özellikle kabz hâlinde edebi öğretmektedir. Zira Hak Teâlâ kulunu kabza sevk ettiğinde, onun kendi iradesiyle bast hâ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.