Sâlikte Vâhidiyyet mı önce gelir, Hüvviyet mi?
Sâlikin seyr-ü sülûkünde, Hak'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesi olan vâhidiyyet, hüvviyetten önce gelir. Zira vâhidiyyet, ahadiyyetten sonra gelen ve kesretin başlangıcı olan bir mertebedir; ilâhî isim ve sıfatların ilmî mânâda zuhura çıktığı yerdir¹. Hüvviyet ise, Hak'ın zâtının kendine âid olma vasfı, bütün taayyünlerin ötesinde, sırf 'O' olarak kalanın adıdır. Sâlik, önce kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok ederek (secde), yani vâhidiyyet mertebesinde esmâ ve sıfatların tecellîlerini idrâk ederek fenâya ulaşır; ardından bekâya geçer². Bu durum, vâhidiyyetin sâlikin idrâk ve tecrübe alanına hüvviyetten daha önce girdiğini gösterir.
Detaylı cevap
Tasavvufî vücud bahsinde mertebeler bir sıra dâhilinde idrâk edilir. İlk taayyün olan ahadiyyetten sonra gelen vâhidiyyet, ilâhî isim ve sıfatların ilmî mânâda zuhura çıktığı yerdir¹. Bu mertebe, aynı zamanda "Hakîkat-i Muhammediyye" olarak da adlandırılır³. Vâhidiyyet, ahadiyyet seması ile halkın kesret âlemi arasına engel olan bir "amâ" (ince bulut) gibidir; ilâhî ism-i câmi' itibarıyla Hakk'ın ilk taayyünüdür⁴. Sâlikin seyr-ü sülûkünde, kendi izâfî varlığını Hakk'ın varlığında yok etmesi, yani fenâ makâmına ulaşması, bu esmâ ve sıfat tecellîlerinin idrâkiyle mümkündür. Bu, bir nevi secde hâlidir².
Hüvviyet ise, Hak'ın zâtının kendine âid olma vasfı olup, bütün taayyünlerin ötesinde, sırf 'O' olarak kalanın adıdır. İhlâs Sûresi'ndeki 'hüve' (O) zamîri, Hak'ın zâtî hüviyetine atıfta bulunur ve 'Allah' isminden bile önce gelir; en içteki zâta işâret eder. Hüvviyet, ahadiyyetten daha derin ve idrâk edilmesi daha zor bir mertebedir; zira ahadiyyet Hak'ın 'tek olma' makâmı iken, hüvviyet 'O' olma vasfıdır. Sâlikin yolculuğunda, önce esmâ ve sıfatların tecellî ettiği vâhidiyyet mertebesini deneyimlemesi, kendi varlığını bu tecellîlerde eritmesi ve fenâya ulaşması beklenir. Bu fenâ hâlinden sonra bekâya geçiş, yani Hakk'ın varlığıyla var olma, daha ileri bir idrâk mertebesidir². Dolayısıyla, sâlikin tecrübe ettiği mertebeler sıralamasında vâhidiyyet, hüvviyetten önce gelir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Kelime-i Muhammediyye · s.10“Bu mertebeye, mertebe-i vâhidiyyet ve mertebe-i sıfat ve esma ve "Hakîkat-i Muhammediyye" derler. Bakın vahidiyet mertebesi ilm-i ilahide ahadiyet mertebesinin ”Oku
- 2Zümer Sûresi · s.42“Âyette önce secde, sonra kıyâm zikredilmiştir. Hâlbuki salâtta kıyâm secdeden önce gelir. Bu tertîb, ma'nevî seyre işârettir: Sâlik önce secde eder, ya'nî kendi”Oku
- 3En'âm Sûresi · s.139“Bu mertebeye, mertebe-i vâhidiyyet ve mertebe-i sıfât ve esmâ ve "Hakîkat-i Muhammedi’ye ye" derler. Bakın Vahidiyet mertebesi ilm-i ilâhide Ahadiyet mertebesin”Oku
- 4Kelime-i Hûdiyye · s.308“Ve bazılarının teriminde, isimlerin ve sıfatların kaynağı olan "hazret-i vâhidiyyet"ten ibarettir. Çünkü "amâ" "ince bulut" anlamına gelir; &10024; Celâl'dir. V”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.