Şerîat ile Hakîkat aynı kaynaktan mı doğar?
Şerîat ve Hakîkat, tasavvufî sülûkun farklı mertebeleri olmakla birlikte, nihayetinde aynı kaynaktan, yani Hakîkat-i Muhammediyye'den doğarlar. Şerîat, beşerî senlik ve nefs hükümlerinden kaynaklanan, geniş toplumların en az zayiatla yaşamasını sağlayan zâhirî kurallar bütünü iken¹·², Hakîkat ise Hak'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı bâtınî bir idrâk mertebesidir. Her ikisi de Hakîkat-i Muhammediyye'nin farklı tezahürleridir ve Efendimiz'de (s.a.v.) kaynak olarak mevcuttur³. Şerîat, Hakîkat'in tasdîki ve temelidir; Hakîkat ise şerîatin bâtınî mertebesinin açılmasıdır.
Detaylı cevap
Şerîat ve Hakîkat, tasavvufî sülûkun dört mertebesi olan şerîat-tarîkat-hakîkat-mârifet sıralamasında yer alan iki önemli basamaktır. Şerîat, sâlikin yolculuğunun ilk adımı olup, Cenâb-ı Hakk'ın koyduğu, beşerî senlik ve nefs hükümlerinden doğan zâhirî kanunlar ve kurallar bütünüdür¹·². Bu mertebede ittika, günahlardan, fuhşiyattan ve haramlardan sakınmak gibi zâhirî manada sakınmayı ifade eder⁴. Şerîat, geniş toplumların en az zayiatla yaşayabilmeleri için muhakkak şarttır².
Hakîkat ise sülûkun üçüncü mertebesidir ve Hak'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı kademedir. Bu mertebede yaşayan kişi, dışarıdaki sureti değil, Hakîkat'i görür; Cenâb-ı Hakk'ın o şeyi öyle olmasını istediği için öyle olduğunu idrâk eder⁵. Hakîkat mertebesinde ittika anlayışı, şerîat mertebesinden farklıdır⁴.
Şerîat ve Hakîkat, farklı tezahürler olsa da, aynı temel kaynaktan beslenirler. Bu kaynak, tasavvuf mâverâsının en yüksek kavramı olan Hakîkat-i Muhammediyyedir (Hakîkat-i Muhammediyye). Bütün şerîat hükümleri, Hakîkat-i Muhammediyye'nin bir parçasıdır ve Efendimiz'de (s.a.v.) kaynak olarak mevcuttur³. Şerîat, Hakîkat'in tasdîki ve tarîkatin meyvesidir. Sâlikin şerîat putunu öldürerek tarîkat şerîatiyle yaşama dönüşmesi gibi, Hakîkat ve mârifet de aynı tatbîkatı yaşar⁶. Şerîat ve tarîkat birbirinin devamı olan ilk grubu oluştururken, Hakîkat ve mârifet ayrı bir eğitim grubudur⁷·⁸. Şerîatten tarîkata geçmek kolayken, tarîkattan Hakîkat'e geçmek daha zordur, çünkü Hakîkat mertebesinde fikrî ve aklî bir inkılap gereklidir⁹·⁷·⁸. Ehli sünnet ve'l cemaat hukukuyla şerîat mertebesinden yaşamak, daha sonra Hakîkat ve mârifet mertebelerine ulaşıldığında ehli sünnetin bâtınını tatbik etmek, bu mertebelerin aynı kaynaktan beslendiğini gösterir¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Gülşen-i Râz ve Şerhi (1), s. 61“Bütün şeriat hükümleri senle benden; Cihâna zâhir oldu cân ile tenden. Yâni beşeri anlamdaki senlik ve benlik hükmünden doğar. Çünkü insan sûretinde olanların h”Oku
- 2Gülşen-i Râz ve Şerhi (2), s. 122“Bütün şeriat hükümleri senle benden doğar. Çünkü bu hükümler senin canına tenine bağlıdır. Sen ve ben. Beşeri anlamda senlik ve benlik neticesinden kanunlar ort”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006), s. 30“Bütün bunların hepsinin toplamı Hakikat-i Muhammediye’yi oluşturmaktadır. Yoksa hiçbirilerinin kendine has varlıkları yoktur. Ben şuyum, ben buyum, değil. Hep k”Oku
- 4Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29), s. 278“Şeriat mertebesinin ittikası başka mademki mertebeler vardır buna inanıyoruz, o zaman her mertebede ittika varsa ayrı olacaktır. Hepsinde ittika anlayışı aynı o”Oku
- 5Sohbet Arası Sohbetler CD 18, s. 160“Bakın Hakikat mertebesinde gerçek olarak yaşayan kişi. Şimdi Şeriat ve Tarikat mertebesinde yaşayan kişi verir, Şeriattaki kişi zorlanarak verir, Tarikattaki mu”Oku
- 6Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi, s. 134“Şeriatın şeriat putunu öldürerek Târîkatın, târîkat şeriatı ile yaşama dönüşür. Bu şeriat şeriatın şeriatından farklıdır ama târîkat açılmıştır. Bunun yanında h”Oku
- 7Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002), s. 28“Ama en azından Ariflik mertebesinde o kişi çevresine kendisini tanıtır kendilerini tanıtır, tarikat mertebesinde yaşayanlar kendilerini bilmezler daha henüz çün”Oku
- 8Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002), s. 28“Ama en azından Ariflik mertebesinde o kişi çevresine kendisini tanıtır kendilerini tanıtır, tarikat mertebesinde yaşayanlar kendilerini bilmezler daha henüz çün”Oku
- 9Sohbet Arası Sohbetler (23), s. 45“Hakikatle, Marifet de birbirinin devamı ama tarikatla, hakikat arasında biraz mesafe var bak böyle, bunların mesafeleri birbirlerine yakın, anlayışlarıda yakınd”Oku
- 10Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31), s. 102“Bunun en sağlamı baştan ehli sünnet ve’l cemaat hukukuyla şeriat mertebesinden yaşayıp o anlayışta olmaktır. Daha sonra şeriat, tarikat, hakikat, marifet merteb”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.