İçeriğe atla

Şerîat ile Hakîkat aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey21 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Şerîat ve Hakîkat, tasavvufî sülûkun farklı mertebeleri olmakla birlikte, nihayetinde aynı kaynaktan, yani Hakîkat-i Muhammediyye'den doğarlar. Şerîat, beşerî senlik ve nefs hükümlerinden kaynaklanan, geniş toplumların en az zayiatla yaşamasını sağlayan zâhirî kurallar bütünü iken¹·², Hakîkat ise Hak'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı bâtınî bir idrâk mertebesidir. Her ikisi de Hakîkat-i Muhammediyye'nin farklı tezahürleridir ve Efendimiz'de (s.a.v.) kaynak olarak mevcuttur³. Şerîat, Hakîkat'in tasdîki ve temelidir; Hakîkat ise şerîatin bâtınî mertebesinin açılmasıdır.

Detaylı cevap

Şerîat ve Hakîkat, tasavvufî sülûkun dört mertebesi olan şerîat-tarîkat-hakîkat-mârifet sıralamasında yer alan iki önemli basamaktır. Şerîat, sâlikin yolculuğunun ilk adımı olup, Cenâb-ı Hakk'ın koyduğu, beşerî senlik ve nefs hükümlerinden doğan zâhirî kanunlar ve kurallar bütünüdür¹·². Bu mertebede ittika, günahlardan, fuhşiyattan ve haramlardan sakınmak gibi zâhirî manada sakınmayı ifade eder⁴. Şerîat, geniş toplumların en az zayiatla yaşayabilmeleri için muhakkak şarttır².

Hakîkat ise sülûkun üçüncü mertebesidir ve Hak'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı kademedir. Bu mertebede yaşayan kişi, dışarıdaki sureti değil, Hakîkat'i görür; Cenâb-ı Hakk'ın o şeyi öyle olmasını istediği için öyle olduğunu idrâk eder⁵. Hakîkat mertebesinde ittika anlayışı, şerîat mertebesinden farklıdır⁴.

Şerîat ve Hakîkat, farklı tezahürler olsa da, aynı temel kaynaktan beslenirler. Bu kaynak, tasavvuf mâverâsının en yüksek kavramı olan Hakîkat-i Muhammediyyedir (Hakîkat-i Muhammediyye). Bütün şerîat hükümleri, Hakîkat-i Muhammediyye'nin bir parçasıdır ve Efendimiz'de (s.a.v.) kaynak olarak mevcuttur³. Şerîat, Hakîkat'in tasdîki ve tarîkatin meyvesidir. Sâlikin şerîat putunu öldürerek tarîkat şerîatiyle yaşama dönüşmesi gibi, Hakîkat ve mârifet de aynı tatbîkatı yaşar⁶. Şerîat ve tarîkat birbirinin devamı olan ilk grubu oluştururken, Hakîkat ve mârifet ayrı bir eğitim grubudur⁷·⁸. Şerîatten tarîkata geçmek kolayken, tarîkattan Hakîkat'e geçmek daha zordur, çünkü Hakîkat mertebesinde fikrî ve aklî bir inkılap gereklidir⁹·⁷·⁸. Ehli sünnet ve'l cemaat hukukuyla şerîat mertebesinden yaşamak, daha sonra Hakîkat ve mârifet mertebelerine ulaşıldığında ehli sünnetin bâtınını tatbik etmek, bu mertebelerin aynı kaynaktan beslendiğini gösterir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Gülşen-i Râz ve Şerhi (1), s. 61“Bütün şeriat hükümleri senle benden; Cihâna zâhir oldu cân ile tenden. Yâni beşeri anlamdaki senlik ve benlik hükmünden doğar. Çünkü insan sûretinde olanların h”Oku
  2. 2Gülşen-i Râz ve Şerhi (2), s. 122“Bütün şeriat hükümleri senle benden doğar. Çünkü bu hükümler senin canına tenine bağlıdır. Sen ve ben. Beşeri anlamda senlik ve benlik neticesinden kanunlar ort”Oku
  3. 3Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006), s. 30“Bütün bunların hepsinin toplamı Hakikat-i Muhammediye’yi oluşturmaktadır. Yoksa hiçbirilerinin kendine has varlıkları yoktur. Ben şuyum, ben buyum, değil. Hep k”Oku
  4. 4Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29), s. 278“Şeriat mertebesinin ittikası başka mademki mertebeler vardır buna inanıyoruz, o zaman her mertebede ittika varsa ayrı olacaktır. Hepsinde ittika anlayışı aynı o”Oku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 18, s. 160“Bakın Hakikat mertebesinde gerçek olarak yaşayan kişi. Şimdi Şeriat ve Tarikat mertebesinde yaşayan kişi verir, Şeriattaki kişi zorlanarak verir, Tarikattaki mu”Oku
  6. 6Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi, s. 134“Şeriatın şeriat putunu öldürerek Târîkatın, târîkat şeriatı ile yaşama dönüşür. Bu şeriat şeriatın şeriatından farklıdır ama târîkat açılmıştır. Bunun yanında h”Oku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002), s. 28“Ama en azından Ariflik mertebesinde o kişi çevresine kendisini tanıtır kendilerini tanıtır, tarikat mertebesinde yaşayanlar kendilerini bilmezler daha henüz çün”Oku
  8. 8Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002), s. 28“Ama en azından Ariflik mertebesinde o kişi çevresine kendisini tanıtır kendilerini tanıtır, tarikat mertebesinde yaşayanlar kendilerini bilmezler daha henüz çün”Oku
  9. 9Sohbet Arası Sohbetler (23), s. 45“Hakikatle, Marifet de birbirinin devamı ama tarikatla, hakikat arasında biraz mesafe var bak böyle, bunların mesafeleri birbirlerine yakın, anlayışlarıda yakınd”Oku
  10. 10Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31), s. 102“Bunun en sağlamı baştan ehli sünnet ve’l cemaat hukukuyla şeriat mertebesinden yaşayıp o anlayışta olmaktır. Daha sonra şeriat, tarikat, hakikat, marifet merteb”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.