Sıfât ile Zât arasındaki fark nedir?
Tasavvufî idrâke göre, Sıfât ve Zât arasındaki temel fark, Zât'ın Allah'ın bizatihi öz varlığı, hiçbir ismin ve sıfatın zuhur etmediği, sırf kendinden ibaret olan ahadiyet mertebesi olmasıdır. Sıfât ise, bu Zât'ın tecellîleri, O'nun varlığının ve işleyişinin tezahürleridir. Zât, isimlerin ve sıfatların zuhurunun olmadığı, kendi özünde olan bir hakikat iken¹·², Sıfât, Zât'ın hükmüyle ortaya çıkan, tesir sahasına göre zuhurları olan hallerdir³. Bu ayrım, sâlikin müşâhede mertebelerine göre farklılık gösterir; kimi zaman sıfat Zât'a perde olurken, kimi zaman Zât sıfata perde olur, kâmil mertebede ise ikisi bir arada müşâhede edilir⁴.
Detaylı cevap
Zât, İslâm düşüncesinde Allah'ın bizatihi öz varlığını ifade eden, kelâmın ve tasavvufun en yüksek katmanında duran bir kavramdır⁵. Ahadiyet mertebesinde Zât, isimlerin ve sıfatların zuhurunun olmadığı, kendi özünde ve sırf kendinden ibaret olan bir hakikattir¹·². Bu mertebede, Zât'ta potansiyel olarak bulunan hallere, Zât'ın gayrısının muttali olması mümkün değildir⁶.
Sıfât ise, Zât'ın tecellîleri ve O'nun varlığının tezahürleridir. Vahidiyet mertebesinde, isimlerin ve sıfatların tesir sahasına göre zuhurları vardır; ancak bu zuhur, Zât'ın hükmüyle olur ve Zât'tan ayrı bir hükmü düşünülemez³·⁷. Örneğin, hayât, ruhun zâtî sıfatı olup, aynı zamanda ilâhî sıfatlardan biridir ve sıfat Zât'ın aynıdır⁸.
Sâlikin müşâhede mertebelerine göre Zât ve Sıfât arasındaki ilişki farklılaşır. İlk mertebe olan "fark" halinde, eşyada Hakk'ın Zât'ının ancak sıfatı görülür ve sıfat Zât'a perde olur. İkinci mertebe olan "cem'" ve "fenâ fillâh" halinde ise, Zât müşâhede edilir ve Zât sıfata perde olur. Üçüncü ve en kâmil mertebe olan "cem'u'l-cem'" ve "bakâ-billâh" halinde ise, Zât ile beraber sıfat da görülür; bu mertebede sıfat Zât'a perde olmadığı gibi, Zât dahi sıfata perde olmaz. Bu hal, kâmil ve mükemmil zâtların halidir⁴. Bu mertebede, isimler ve sıfatlar yok hükmünde değildir; onlar yine vardır, ancak sâlikin kendi zâtı olarak, gerçek olarak, kendisinde ve kendisiyle vardır⁹·¹⁰. Fiillerde ve sıfatlarda görülen bu "fark", Zât'ın vahidiyet durumunda belirsizleşir ve Zât'ın şaşırtıcı hallerinden biri olarak birbirini nakzeden iki şeyi bir araya getirmesiyle tezahür eder¹¹·¹².
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Enbiyâ Sûresi · s.106“Meydana gelen her sıfatın zuhuru ( isterse birbirinin zıddı olarak gözüksün ) diğer sıfatın aynı sayılır. “Rahmet” ten ibaret sayılan nimet, “azab” tan ibaret o”Oku
- 2İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.44“------------------- Burada; ahadiyet, VAHİDİYET, uluhiyet sıfatları arasındaki fark üzerinde biraz duralım... Şöyle ki: Ahadiyet.. Bu sıfatta isimlerin ve sıfat”Oku
- 3Vahiy ve Cebrâîl · s.25“Burada, “ahadiyyet”, “vahidiyyet”, “ulûhiyyet” sıfat-ları arasındaki fark üzerinde biraz duralım; şöyle ki, a. Ahadiyyet; Bu sıfatta isimlerin, sıfatların zuhur”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.839“Birisi, eşyada Hakk'ın Zât'ının ancak sıfatını görmektir. Ve diğeri, ancak Zât'ı müşahede edip, sıfattan ve eşyadan gafil ve habersiz olmaktır. Ve üçüncüsü, Zât”Oku
- 5Zât,
- 6Kelime-i Lokmâniyye · s.66“Çünkü zâtta potansiyel olarak bulunan zâta ait hallere, zâtın gayrısının muttali olması mümkün değildir; aksine bu halleri zâtın bilmesi, Zâhir isminin hükmü al”Oku
- 7Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.106“Burada, “ahadiyyet”, “vahidiyyet”, “ulûhiyyet” sıfatları arasındaki fark üzerinde biraz duralım; şöyle ki, a. Ahadiyyet; Bu sıfatta isimlerin, sıfatların zuhuru”Oku
- 8TB. Kelime-i Îseviyye · s.48“Hem zahiren hem de batınen bakın arada ne kadar fark vardır ve hayât ruhun sıfat-ı zâti sıfatıdır. Yani ruhun zati sıfatıdır , Binâenaleyh hayât, sifât-ı ilâhiy”Oku
- 9DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.91“İsimler de sıfatlardan meydana geldiğinden, onlar da yok hükmündedir. Sıfatlar ise senin varlığını teşkil eden, benliğindir. Böylece ortada ef’âl ve esmâ diye i”Oku
- 10Aşk ve İrfân Yolunda · s.91“İsimler de sıfatlardan meydana geldiğinden, onlar da yok hükmündedir. Sıfatlar ise senin varlığını teşkil eden, benliğindir. Böylece ortada ef’âl ve esmâ diye i”Oku
- 11İnsân-ı Kâmil (Cilt 6) · s.12“Şu yoldan ki; Fiillerde fark nasıl hâsıl oluyorsa… aynı şekilde, sıfatlarda da olur… Aynı şekilde, zatın vahidiyet durumunun kendisinde de böyledir… Ancak, zatı”Oku
- 12Furkân Sûresi · s.13“Şu yoldan ki; Fiillerde fark nasıl hâsıl oluyorsa… aynı şekilde, sıfatlarda da olur… Aynı şekilde, zatın vahidiyet durumunun kendisinde de böyledir… Ancak, zatı”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.