İçeriğe atla

Sıfât ile Zât hangi Fass'ta birleşir?

Kavram FarkıOrta düzey4 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî idrâke göre sıfatlar, Hak'ın Zât'ında birleşir ve bu birleşme, sâlikin fenâ mertebelerinde tecrübe ettiği bir hakikattir. Zât, Allah'ın bizatihi öz varlığını ifade ederken¹, sıfatlar O'nun varlığının tezahürleridir. Sâlikin beşerî sıfatları Hak'ın sıfatlarında fânî olduğunda, ikilik ortadan kalkar ve vahdet hâsıl olur². Bu durum, İdrîsiyye Fassı'nda fenâ-yı sıfât mertebesiyle ilişkilendirilir; zira fenâ, nefsin sıfatlarının Hak'ın sıfatları karşısında perdesizleşmesidir (Fenâ, K1-2).

Detaylı cevap

Sıfatlar ile Zât'ın birleşmesi, tasavvufî sülûkun temel hedeflerinden biridir. İslâm düşüncesinde Zât, Allah'ın bizatihi öz varlığını, yani "kendinde olan, öz, sahip" anlamını taşır¹. Sıfatlar ise, Hak'ın varlığının farklı yönlerini ifade eder; bunlar sıfât-ı zâtiyye (vücud, kıdem, bekâ gibi nefiy sıfatları) ve sıfât-ı sübûtiyye (hayât, ilim, irâde gibi isbat sıfatları) olarak iki ana kategoriye ayrılır (Sıfât-ı Zâtiyye, K1-88; Sıfât-ı Subûtiyye, K1-158).

Bu iki kavramın birleşimi, özellikle sâlikin fenâ hâlini tecrübe etmesiyle idrâk edilir. Fenâ, sâlikin nefsinin sıfat ve vasıflarının Hak'ın sıfatları karşısında perdesizleşmesi, kendi vücud iddiasından soyunmasıdır (Fenâ, K1-2). Fenâ-yı sıfât mertebesinde, sâlik kendi sıfatlarının (ilim, kudret, irâde) Hak'ın sıfatlarının zılleri olduğunu müşâhede eder (Fenâ, K1-2). Bu mertebede, beşerî sıfatlar Hak'ın sıfatlarında fânî olur ve ikilik ortadan kalkarak vahdet hâsıl olur².

Mesnevî-i Şerîf Şerhi'nde belirtildiği üzere, "isimlerin farklılığı zâtın farklılığı sebebiyle değil, sıfatların farklılığı sebebiyledir"³. Bu, sıfatların Zât'ın farklı tecellîleri olduğunu ve nihayetinde Zât'ta birleştiğini gösterir. "Bir şeyin iç yüzü isim, ismin iç yüzü sıfat ve sıfatın iç yüzü zâttır. Bu sebeple hepsi zâta döner ve onda birleşir"⁴. Bu birleşme, "Allah'ın boyası"ndan kasıt olan ilahi sıfatların, "O'nun küpü"nden kasıt olan Hak'ın zâtî kimliğinde tek bir renk olmasıyla açıklanır⁴.

Bu hakikat, İdrîsiyye Fassı'nda fenâ-yı sıfât ve fenâ fillâh mertebeleriyle ilişkilendirilir. Sâlik, kendi varlığının Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile bildiğinde, bu birleşmeyi tecrübe eder (Fenâ, K1-2). Zât âşıkları ile sıfat âşıkları arasındaki fark da bu noktada ortaya çıkar; zât âşıkları, zıtları bir araya getiren Zât'a âşıkken, sıfat âşıkları Zât'ın perdesi olan sıfatlara âşıktır⁵. Bu nedenle, sıfatlar ile Zât'ın birleşimi, sâlikin mânevî yolculuğunun zirvesinde idrâk edilen bir vahdet hâlidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Zât,
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6016Ya'ni, “ikilik vahdet-i Hak'ta ve zât-ı Hak'ta birleşir” demek olur. 1335. Uaktâki o küpe düşer, ve هده “Kalk!” dersen, tarabdan, “Küp benim, Ya'ni, tarik-i HakOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.4660İsimlerin farklılığı zâtın farklılığı sebebiyle değil, sıfatların farklılığı sebebiyledir. Ve unsurlardan oluşan bedende olan parıltı, canın ve gönülün parıltısOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6013Yani, "ikilik Hak'ın vahdetinde ve Hak'ın zâtında birleşir" demek olur. "Allah'ın boyası"ndan kasıt, ilahi sıfatlardır. "O'nun küpü"nden kasıt, Hak'ın zâtî kimlOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1153Çünkü Allah'ın âşıkları iki türlüdür; birisi zât âşığı, diğeri sıfat âşığıdır. Zât, zıtları bir araya getiren olduğundan, Hak'kın zâtına âşık olanların aşkında Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.