İçeriğe atla

Sıfât ve Zât hangi noktada ayrışır?

Kavram FarkıOrta düzey1 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî idrâke göre, sıfât ve zât, Hakk'ın varlığının farklı mertebelerini ifade eder ve ayrışma noktaları, zuhur ve bâtın olma nispetleri ile belirlenir. Zât, Hakk'ın bizatihi öz varlığı olup gizlinin gizlisi iken¹, sıfât, bu zâtın tezahürleri ve kemâlâtıdır. Sıfâtlar, zâtın kendi kendine kendiyle konuştuğu, henüz mükevvenatın oluşmadığı bir mertebede toplu halde bulunur². Ayrışma, zâtın sıfat, isim ve fiiller arasında zahir olma ve bâtın olma nispetlerinin farklılığından kaynaklanır; zât, sıfatın, ismin ve şeyin (ef'al) aynı değil, gayrıdır³. Bu ayrışma, sâlikin sülûk mertebelerinde zâta ulaşma çabasında belirginleşir; zât mertebesine ulaşınca ancak Hakk ile Hakk olunur⁴.

Detaylı cevap

Tasavvufta zât ve sıfât kavramları, Allah'ın varlığının idrâk edilmesinde temel bir ayrımı temsil eder. Zât, Allah'ın bizatihi öz varlığıdır ve kelâmın da tasavvufun da en yüksek katmanında yer alır⁵. Bu, Hakk'ın gizlinin gizlisi olan mertebesidir; şehadet âlemine göre bakıldığında en içteki, en bâtınî hakikattir¹. Zât mertebesinde, Hakk'ın kendi nefsine ma'lûm olan yine zât-ı Hak'tır ve bu mertebede şey'iyyet yoktur¹.

Sıfât ise, zâtın kemâlâtını ve tezahürlerini ifade eden ezelî ve sâbit vasıflardır (Sıfât-ı Subûtiyye, K1-158). Zât, sıfatlarıyla zuhûra çıkmasını sağlar; ancak bu zuhur, henüz mükevvenatın oluşmadığı bir mertebede, zâtın kendi kendine kendiyle konuştuğu bir hâldedir². Sıfât âlemi, Hakîkat-i Muhammediyye olarak da idrâk edilir ve kalbin üstündeki arş-ı ilâhînin genişliğini kapsar⁶.

Zât ve sıfât arasındaki ayrışma, zuhur ve bâtın olma nispetlerinin farklılığında yatar. Zât, sıfatın, ismin ve ef'alin (madde âlemi) aynı değil, gayrıdır³. Bu ayrım, sâlikin sülûk mertebelerinde ilerlemesiyle daha netleşir. Sâlik, fiiller âleminden (şerîat), isimler âleminden (tarîkat) ve sıfatlar âleminden geçerek zât mertebesine ulaşmaya çalışır. Bu mertebelerde kalmak, Hakk'a ulaşamamak anlamına gelirken, zât mertebesine ulaşınca ancak Hakk ile Hakk olunur⁴. Zât tecellisine nail olan kul için her şey birdir, şehadet âlemi gayb âleminin aynıdır⁷·⁸. Bu durum, Hakk'ın zâtına işaret eden "NUN" harfinin üzerindeki nokta gibi, mahlûkat suretlerinde zâhir olan ilk hakikatin zât olduğunu gösterir⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.213Biz şehadet mertebesinde en uç noktadaki fiili halini görüyoruz, yani şahıslaşmış, müşahhas halini görüyoruz, işte bu maddeye göre, onun içinde esma alemi var, Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006) · s.104Zâtının sıfatlarıyla zuhûra çıkmasını Te ile sağlamış oluyor. Ama burada sıfatlar yine toplu halde olduğundan, daha henüz burada mükevvenat olmadığından Zât sadOku
  3. 3TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.30Bu durumda o şeyi sadece maddi bir varlık olarak idrak etmeyip basiret gözüyle Hakkın Zat, sıfat, isimlerinin bir tecellisi olarak görmek derecesine ulaşmış oluOku
  4. 4Risâle-i Gavsiyye · s.56İşte bu ifâdeler ışığında tecellinin en son noktasına gelmiş olan bu kişilerden kim bu en son noktada yâni ef’âl âleminde yâni şeriat mertebesinde veya bir üzerOku
  5. 5Zât,
  6. 6Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.287Yani sıfat alemi, Hakikati Muhammediyedir. Arş-ı ilahi, arş-ı azam, kalbin üstündekini gör ve sıfat aleminin genişliğini idrak et manasınadır. O yüzde zâhir olaOku
  7. 7İnsân-ı Kâmil (Cilt 4) · s.37Çünkü: O nadirattan şeylerin zuhurunu ise… yüce Hak, o sıfat tecellisine nail olan kula ikram yollu çıkarır… Bu arada bir noktaya dikkati çekmek isterim… Bu dikOku
  8. 8Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2) · s.22Çünkü: O nadirattan şeylerin zuhurunu ise… Yüce Hakk, o sıfât tecellisine nail olan kula ikram yollu çıkarır. Bu arada bir noktaya dikkati çekmek isterim. Bu diOku
  9. 9İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.185------------------- Biraz da, NUN harfinin üzerindeki noktada duralım ki, onu da bilesin. O nokta, mahlukat suretlerinde zâhir olan, yüce Allah'ın zatına işaretOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.