İçeriğe atla

Sıfât, Zât'ın neresinde durur?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî idrakte sıfatlar, Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ından ayrı düşünülemeyen, O'nun varlığının tezahürleri ve O'nunla birlikte kadim olan hakikatlerdir. Sıfatlar, Zât'ın kendi hakikatinde potansiyel olarak var olan ve ortaya çıkmak isteyen özellikleridir; Zât'ın üzerine ilave bir şey olmayıp, O'nun zuhur mertebesindeki hususi tecellileridir¹. Bu bağlamda, sıfat mertebesi henüz Uluhiyet mertebesinin içinde yer alır ve bu mertebede varlıklar Allah'ın varlığında olduğu için O'ndan ayrı değildir²·³. Zât'ın birliği mertebesinde sıfatlar potansiyel olarak var olsa da, ortaya çıkmak isterler ve bu zuhur, Zât'ın kendi Zât'ını bilme ve görme arzusunun bir neticesidir⁴·⁵.

Detaylı cevap

Sıfatlar, Zât'ın kendi asli hakikati üzere olan mutlak vücudunun birer tezahürüdür⁶. Tasavvufta sıfatlar, Zât'ın üzerine ilave veya ziyade bir şey olmayıp, O'nun zuhur mertebesindeki hususi tecellileridir; bu nedenle sıfatlarla Zât arasında ayniyet vardır¹. Zât'ın birliği mertebesinde, Hakk'ın potansiyel olarak var olan sıfatları ve isimleri silinmiş ve yok olmuştur; bu mertebede "İlah", "Hâlık" gibi nitelendirmeler yapılamaz, çünkü henüz tapılan veya halk edilen yoktur⁵. Ancak bu potansiyel sıfatlar ve isimler öylece hapsolmuş kalamaz, ortaya çıkmak isterler; tıpkı ressamlık sıfatı olan bir kişinin tablo çizme arzusu gibi⁵.

Sıfat mertebesi, henüz Uluhiyet mertebesinin içindedir; yani İlahlık mertebesinin bir parçasıdır. Bu mertebede varlıklar, Allah'ın varlığında var oldukları için O'ndan ayrı bir şey değildir²·³. Sıfat mertebesinden sonra Esma mertebesine inildiğinde ise mahlukluk başlar ve kimlikler oluşur²·³. Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ı ve sıfatları öncesizdir; O, kendi Zât'ını ve sıfatlarını kendi Zât'ında bilir ve görür⁴. Bu biliş ve görüş, isimlerinin sabit hakikatlerini gözlemlemeye ilâhî iradesi ilişmeden önce, kendi Zât'ına ait bağıntılar ve gaybî oluşlar olarak gerçekleşir⁴.

Tasavvufta iki ana sıfat mertebesi ayırt edilir: Sıfât-ı Zâtiyye ve Sıfât-ı Sübûtiyye. Sıfât-ı Zâtiyye, Hakk'ın bizzat Zâtından ayrılmaz sıfatlarıdır. İlim gibi bazı sıfatlar hem Sıfât-ı Zâtiyye hem de Sıfât-ı Sübûtiyye olarak kabul edilebilir; ilim, Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ının sıfatı iken, aynı zamanda Sıfât-ı İlâhiye olarak da kadim ve ezelidir⁷·⁸. Sıfatlar, Zât'tan mahcup olan kimsenin sun'u (masnüât-ı ilâhiyye olan eşyayı) görmesine neden olan bir perdedir; Zât'ı gâib eden kimse sıfatlar içinde müstağraktır⁹. Bu durum, Zât âleminde, sıfat âleminde, esma âleminde ve ef'al âlemindeki bütün varlıklarda zuhur edenin kendi Zât'ından başka bir şey olmadığını gösterir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.30Aynı şekilde sıfat, ismin ve isim de şeyin aynı değildir, gayrıdır, bu itibarla bütün bu mefhumlar arasında gayriyet vardır demek gerekir. ... Fakat sıfatlar muOku
  2. 2Enbiyâ Sûresi · s.84Peki bunlar nerede ayrışmaya başlıyor, nefes-i Rahmani bunları bütün âleme yayıyor, burada yine sıfat mertebesinde bunlar latif birer varlık kazanıyorlar. SıfatOku
  3. 3TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye · s.108Peki bunlar nerede ayrışmaya başlıyor, nefes-i rahmani bunları bütün aleme yayıyor, burada yine sıfat mertebesinde bunlar latif birer varlık kazanıyorlar. SıfatOku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.98Cevap: Evet, Yüce Allah hazretleri Zât'ı ve sıfatları ile öncesizdir; ve Zât'ını ve sıfatlarını bildiğine ve gördüğüne şüphe yoktur. Fakat bu biliş ve görüş, keOku
  5. 5Kelime-i Nûhiyye · s.131Zât'ın birliği mertebesinde Hakk'ın potansiyel olarak var olan sıfatları ve bu sıfatların gerektirdiği isimleri silinmiş ve yok olmuştur. "İlah" denemez, çünkü Oku
  6. 6İnsân-ı Kâmil (Cilt 4) · s.122------------------- ZAT'ta; bir vasfa, yahut bir isme, yahut vasfa itibar edildiği zaman bu: O itibar edilen müşahede makamının hükmü olur; ZAT'ın değil… Yani nOku
  7. 7A'yân-ı Sâbite · s.240Zira benim ilmim sıfat-ı Zât’iyemdir, şimdi ilim bir sıfattır, ama Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının sıfatıdır, sıfat-ı Zât’iye sıfatları var esmaiye yani Zat’ından değiOku
  8. 8Zuhruf Sûresi · s.116Zira benim ilmim sıfat-ı Zât’iyemdir, şimdi ilim bir sıfattır, ama Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının sıfatıdır, sıfat-ı Zât’iye sıfatları var esmaiye yani Zat’ından değiOku
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.841حك "Sıfâttan mahcâb olan adam sun'u görür. Sıfâtta odur ki, o zâtı güib .2804 miştir!” Ya'ni, “Sıfatın perdesi, masnüât olan eşyâdır; ve Zât'ın perdesi sıfâttırOku
  10. 10TB. Kelime-i Nûhiyye · s.23Yani Zat aleminde, sıfat aleminde, esma aleminde, ef’al aleminde; ef’al alemindeki bütün varlıklarda zuhur eden kendi Zat’ından başka bir şey değildir. Böylece Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.