İçeriğe atla

Tasavvuf ve Tarîkat'ı karıştırmak ne tür bir hatâya yol açar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Tasavvuf ve tarîkatı karıştırmak, sülûkun mertebelerini idrak edememeye ve dolayısıyla hakîkatten gâfil kalmaya yol açar. Tasavvuf, kalbin temizliği ve Allah'a yakınlık ilmi iken; tarîkat, bu ilme ulaşmak için izlenen yol, mürşidle bağ kurma ve virdlerle yapılan pratiklerdir. Bu ayrımı yapamamak, şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet mertebelerinin doğru anlaşılmasını engeller ve sâlikin Hak'kı bizzat müşâhede etme mertebesi olan hakîkate ulaşmasını zorlaştırır. Zira hakîkat, tarîkatin meyvesidir ve bu iki kavramın birbirine karıştırılması, meyve ile ağacın kendisini karıştırmak gibidir.

Detaylı cevap

Tasavvuf, İslam irfânı olup, kalbin temizliği ve Allah'a yakınlık ilmini ifade eder¹. Tarîkat ise, bu ilme ulaşmak için takip edilen özel bir yol, bir mürşidle bağ kurma ve belirli virdlerin icra edildiği pratikler bütünüdür. Bu iki kavramı karıştırmak, tasavvufî sülûkun dört mertebesi olan şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet arasındaki hiyerarşiyi ve işleyişi yanlış anlamaya sebep olur.

Tarîkat, sülûkun ikinci mertebesi olup, sâlikin bir mürşid eşliğinde mânevî yolculuğa başlaması, virdler çekmesi ve belirli disiplinleri uygulaması anlamına gelir. Hakîkat ise, sülûkun üçüncü mertebesidir ve Hak'kın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı kademedir. Eğer tarîkat ile tasavvuf karıştırılırsa, tarîkatın sadece bir araç olduğu, asıl amacın ise hakîkate ulaşmak olduğu gözden kaçırılır. Bu durum, sâlikin tarîkatın pratiklerine takılıp kalmasına, kalbinin mâsivâ ile dolmasına ve Hak'tan, kendi hakîkatinden ve ânın ilâhî tecellîsinden uzaklaşmasına, yani gaflete düşmesine yol açabilir.

Gaflet, sâlikin sülûkundaki dalgın anları, ibadetlerin alışkanlığa dönüşmesi ve kalbinin başka yerde olması hâlidir. Tarîkatı tasavvufun kendisi sanmak, sâlikin bir makamda fazla kalıp bir sonraki makama geçmemesi gibi bir gaflete düşmesine neden olabilir. Oysa hakîkat, şerîatin tasdîki ve tarîkatin meyvesidir. Bu nedenle, tarîkatı tasavvufun tamamı olarak görmek, meyveyi elde etme gayesini göz ardı ederek sadece ağaçla meşgul olmak gibidir. Bu da mânevî ilerlemenin önünde bir engel teşkil eder ve sâlikin Hak'kı tanıma ve fenâ-bekâ ile vâsıl olma mertebesi olan mârifete ulaşmasını geciktirir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Tasavvuf,
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.