İçeriğe atla

Tenzîh ile Teşbîh arasındaki sıra nasıldır?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta tenzih ve teşbih arasındaki sıra, sâlikin idrak mertebesine göre değişmekle birlikte, hakiki tevhidin bu iki yönü birleştirmesiyle kemâle erer. Başlangıçta tenzih, Hakk'ı yaratılmışlara benzemekten arındırma ve O'nu aşkın bir varlık olarak kabul etme iken, teşbih Hakk'ın âlemdeki zuhûrlarını ve tecellîlerini idrak etmektir. İbnü'l-Arabî'ye göre tevhid, Kur'ân ve hadislerdeki teşbih anlamlı ifadelerden Hakk'ı tenzih etmekle başlar¹·². Ancak irfan ehli, Hakk'ın hem tenzih hem de teşbih yönlerini bir arada müşâhede ederek, tenzihte teşbih ve teşbihte tenzih hakikatine ulaşır³. Bu, tenzihten teşbihe geçmenin lüzumlu olduğu ve ikisini birleştirmenin İslâm'ın ve tevhidin özü olduğu bir silsiledir⁴.

Detaylı cevap

Tenzih ve teşbih arasındaki sıra, sâlikin mârifet yolculuğunda katettiği mertebelerle yakından ilişkilidir. İlk mertebede, Hakk'ı idrak edenler genellikle O'nu âlemin dışında, aşkın bir varlık olarak kabul ederler; bu, tenzih yönlü tanımadır⁴. Museviyet mertebesi bu tenzih üzerine kuruludur; göklerde, yukarıda olan bir Allah'a ibadet etme anlayışını temsil eder⁵. Bu aşamada, Hakk'ın zatını sınırlamalardan arındırma ve O'nu yaratılmışlara benzemekten uzak tutma esastır. İbnü'l-Arabî'ye göre, tevhidin bir yönü, Kur'ân ve hadislerdeki teşbih anlamlı ifadelerden Hakk'ı tenzih etmektir; tenzih, benzeşmenin olumsuzlanmasıdır¹·². Tenzihin bu ilk aşaması, Hakk'ın Ahadiyyet ve A'maiyyet mertebeleri itibarıyla Zât-ı Mutlak'ın tenzihidir⁶.

Sâlikin idraki derinleştikçe, Hakk'ın sadece aşkın değil, aynı zamanda âlemde zuhûr eden bir varlık olduğunu da müşâhede etmeye başlar. Bu, teşbih yönlü tanımadır; bütün âlemde Hakk'ın varlığından başka varlık olmadığını idrak etme yoludur⁴. Bu mertebede, Hakk'ın tecellîlerini varlıklarda görme ve O'nu benzetmeli olarak idrak etme söz konusudur⁵. Ancak bu, sadece teşbihle sınırlı kalmak değildir; irfan ehli, Hakk'ın kendini nerede tenzih ve teşbih ettiyse, O'nu oralarda tenzih ve teşbih eder⁷.

En yüksek mertebe ise tenzih ile teşbihi birleştirmektir. Bu, tenzihte teşbih ve teşbihte tenzih hakikatidir³. Hakk'ın "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur" (Şûrâ 42/11) ayetinde hem tenzih hem de teşbihin bir arada bulunması bu duruma örnektir; ayetteki "ke-mislihî"deki "kâf" harfi fazla kabul edilirse tenzih, benzerin ispatı ise teşbih olur⁸. Bu, tenzihten teşbihe geçmenin lüzumlu olduğu ve ikisini bir arada yaşamanın İslâm'ın ve tevhidin özü olduğu bir idraktir⁴. Hakk'ı hem tenzih hem de teşbihten münezzeh görmek, tenzihin ve teşbihin kendisinden de tenzih etmeyi gerektiren bir mübalağa içerir; zira tenzih etmek sınırlandırmak, teşbih etmek ise bağlamaktır⁹·¹⁰. Nuh (a.s.)'ın tenzihi aklî iken, İdris (a.s.)'ın tenzihi hem aklî hem de nefsîdir, bu da idrakteki mertebe farkını gösterir¹¹·¹².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.207TENZİH-TEŞBİH-TEVHİD İbnü’l-Arabî’ye göre tevhid bir yönüyle, Kur’ân ve hadislerde geçen teşbih anlamlı ifadelerden Hakk’ın tenzih edilmesidir. Tenzih, benzeşmeOku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.207TENZİH-TEŞBİH-TEVHİD İbnü’l-Arabî’ye göre tevhid bir yönüyle, Kur’ân ve hadislerde geçen teşbih anlamlı ifadelerden Hakk’ın tenzih edilmesidir. Tenzih, benzeşmeOku
  3. 3Kelime-i İlyâsiyye · s.60Şeyh-i Ekber (r.a.) buyururlar ki: İşte bu iki yönün hakikat olmasından dolayı biz, tenzihde teşbih ve teşbihde tenzih ile kail olduk. Yani Hakk'ın hüviyeti, reOku
  4. 4Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.87Teşbih yönlü zuhur ettiğinde de Tenzih yönlü, Cenâb-ı Hakkı tanıyanlar ve o şekilde kayıt altına alanlar teşbihi idrak edemezler. Hayır, bu tecellide olan Rab dOku
  5. 5TB. Kelime-i Îseviyye · s.303Museviyet mertebesi tenzih üzeredir, yani göklerde yukarıda olan bir Allah’a ibadet ederler, ki bu Rabb-ı has batındır, yani batına ibadettir, bazısı teşbih yanOku
  6. 6Tesbih ve Zikir · s.16tenzîh-î bir tesbîh’tir. Ef’âl âleminde kesif, esmâ âleminde ise lâtif’tir. (Elhamdülillâh) sıfat mertebesi itibariyle ef’âl ve esmâ’dan Zât-ı mukayyet yönüyle,Oku
  7. 7TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.61Hak kendi nefsini nerede tenzih ve teşbîh etmiş ise, o da O'nu oralarda tenzih ve teşbîh eder. Bu da teşbih ve tenzihin nezaketidir. Kur’an-ı Kerim’de Hakk kendOku
  8. 8Kelime-i İlyâsiyye · s.36Ve bu âyette hem tenzîh ve hem de teşbîh etti. &10024; Ve bu ayette hem tenzih (Allah'ı eksikliklerden arındırma) hem de teşbih (Allah'ı yaratılmışlara benzetmeOku
  9. 9TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.105Zira onda pek şiddet ve kesretle zatı tenzih manası vardır. “Hakk tenzih ve teşbihten münezzehtir” denildiği vakit tenzih ve teşbihten tenzih edilmiş olur. TenzOku
  10. 10Lokmân Sûresi · s.33Zira onda pek şiddet ve kesretle zatı tenzih manası vardır. “Hakk tenzih ve teşbihten münezzehtir” denildiği vakit tenzih ve teşbihten tenzih edilmiş olur. TenzOku
  11. 11Kelime-i İdrîsiyye · s.6“Hak tenzîh ve teşbîhden münezzehdir” denildiği vakit, tenzîh ve teşbîhden tenzîh edilmiş olur; ve tenzîhin bu nev’inde mübâlağa-i zâide vardır. &10024; "Hak, tOku
  12. 12TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.8Zira onda pek şiddet ve kesretle zatı tenzih manası vardır. “Hakk tenzih ve teşbihten münezzehtir” denildiği vakit tenzih ve teşbihten tenzih edilmiş olur. TenzOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.