İçeriğe atla

Vech-i Hak ile Vech-i halk arasındaki sıra nasıldır?

Kavram FarkıOrta düzey1 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Vech-i Hak ile vech-i halk arasındaki ilişki, tasavvufî vücud bahsinde Hak'ın tecellîlerinin mertebeleri üzerinden açıklanır. Hak, ahadiyyet mertebesinde kesretten münezzeh iken, vâhidiyyet mertebesinde esmâ ve sıfatlarla taayyün ederek halkın varlığına zemin hazırlar. Bu bağlamda, vech-i Hak, Hak'ın zâtına ve esmâsına işaret ederken, vech-i halk, Hak'ın a'yân-ı sâbite aynalarında zuhur eden kesretli suretleridir. Hak, bir yönüyle halktır, zira halkın tümü Hak'ın tecellîsidir; ancak başka bir yönüyle halk değildir, çünkü Hak'ın latif vücudu ahadiyyet mertebesinde kesret ve kesafetten uzaktır¹·². Bu ilişki, Hak'ın halka tenezzülü ve halkın Hak'ta urûcu şeklinde bir sıra takip eder.

Detaylı cevap

Vech-i Hak ve vech-i halk arasındaki sıra, Hak'ın varlığının farklı mertebelerde tezahür etmesiyle anlaşılır. En üst mertebede, Hak'ın zâtı olan lâ-taayyün (gayb-ı mutlak) bulunur ki, burada hiçbir nispet ve sıfat yoktur. Bunu takiben ahadiyyet mertebesi gelir; bu, Hak'ın kendi zâtına ilk taayyünüdür ve kesretten münezzehtir³·¹. Bu mertebede Hak, "halk" değildir.

Daha sonra vâhidiyyet mertebesi gelir ki, burada ilâhî esmâ ve sıfatlar tafsîl bulur ve a'yân-ı sâbite (eşyanın ezelî hakikatleri) Hak'ın ilminde sabit olur (K1-168; K1-297). İşte bu a'yân-ı sâbite aynalarında, tek hakikat olan Hak'ın, o aynaların gerektirdiğine göre görünmesiyle oluşan kesretli suretler, yani "halk" ortaya çıkar². Bu itibarla, Hak bir vecihten halktır, zira halkın tümü Hak'ın tecellîsidir². Ancak Hak, ahadiyyet mertebesinde kesretten münezzeh olduğu için başka bir vecihten halk değildir¹.

Hak'ın nefes-i Rahmânî'si, ilmi suretler olan a'yân-ı sâbite üzerine tecellî ettiğinde, halkın vechini ortaya çıkarır⁴. Bu, Hak'ın vücud-ı latifinin halkın kesafetine bürünmesi gibidir; Hak'ın vücudu ile halkın vücudu arasında letafet ve kesafetten başka bir ayrılık yoktur⁵. Her an yeni bir oluşumda olan âlemin halkı, her nefeste ilâhî tecellî ile yenilenir⁶·⁷. Bu durum, Hak'ın hem zâhir hem de bâtın olmasıyla açıklanır; zâhir cihetinden halk, bâtın cihetinden Hak'tır⁸. Bu sebeple, Hak'ın vech-i hüviyyeti, tüm ilâhî vecihleri kapsayan "Allah" ismidir ve diğer vecihler (esbâb) bu hüviyetin tafsîlidir⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.112Paragraf: İmdi Hak, bu vech ile halktır. İbret alınız! O vech ile de halk değildir. Tezekkür edin! (14) ----------------- Yani ayan-ı sabitelerinde aynı vahide Oku
  2. 2Kelime-i İdrîsiyye · s.168İmdi Hak, bu vech ile halktır. İbret alınız! O vech ile de halk değildir. &10024; Şimdi Hak, bu yönüyle halktır. İbret alınız! O yönüyle de halk değildir. DüşünOku
  3. 3K1-297
  4. 4TB. Kelime-i İshâkiyye · s.87"Vücûd-i Vâhid-i Rahmân'ın hükmü bir mertebede başka ve diğer mertebede başka değildir. yani kendinde başka zuhur yerinde başka değildir. Velâkin nefes-i rah­maOku
  5. 5TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.217Fakat hakîkat-ı hâl onların dediği gibi değildir. Gerek bu fasta ve gerek sâir faslarda ve husûsiyle Fass-ı Yakubi'de tekrar-ale't-tekrâr îzâh olunduğu vech ileOku
  6. 6TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye · s.127---------------- Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyurdu ki bu halk-ı alem her an an yeni bir cedid, oluşumdadır. Fakat ekseri taife bundan şüphe içindedirler. BöOku
  7. 7Kâf Sûresi · s.59---------------- Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyurdu ki bu halk-ı âlem her an an yeni bir cedid, oluşumdadır. Fakat ekseri taife bundan şüphe içindedirler. BöOku
  8. 8TB. Kelime-i Hûdiyye · s.99Ve istersen “zahir cihetinden Hak değildir, çünkü bu cihetle halktır; ve bâtın cihetinden halk değildir, çünkü bu cihetten Hak’tır” dersin. Ve istersen bu kevn Oku
  9. 9Kelime-i Eyyûbiyye · s.287Ve Hak Teâlâ hazretleri, abd duâ etmek için vücûh-ı ilâhiyyesinden bir vech-i hâssı ta’yîn ve tahsîs eyledi; ve o vech-i hâssa dahi “vech-i hüviyyet” tesmiye olOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.