İçeriğe atla
Kendi Anlatımı

Köken, Doğum ve Memleket

· Tekirdağ· Terzibaba Necdet Ardıç

Rabbime hamdolsun; beni bu dünyaya insan sûreti ve mânâsıyla getiren O'dur.

Aslen Tekirdağlıyım. Ailem, bu şehrin yerli ailelerinden "Küçük Ahmed" ailesindendir. Hayat yolculuğum, 1938 yılının 15 Aralık gününde — Rûmî 1353, Hicrî 22 Şevval 1357'de — başladı. Doğumumun yılın son ayına, Aralık'a denk gelmesini sonradan çok düşünmüşümdür; nitekim bir şiirimde "Bin dokuz yüz otussekiz seneden, başlamışım turlamaya o günden" diye anmışım, bir başka mısramda da "Bin dokuz yüz otuz sekiz, dünyâmıza geldin şeksiz…" demişim. 2016 yıllarında, geriye dönüp baktığımda şunu söylemişim: "(1938) senesinde başlayan hayat yolculuğum, bu günlerde de (2016) devam etmektedir." Sonradan öğrendim ki, tarikat silsilesinde de bu doğum yılım kayda geçmiş; ben o silsilenin elli üçüncü ve son halkası olarak anılırım.

Tekirdağ'ın Aydoğdu mahallesinde, Şabanoğlu bayırındaki iki katlı bir evde dünyaya geldim. Babam Sadık Ardıç Efendi, çiftçilik ve bağcılıkla geçinen mütevazı bir insândı; annem ise Melek — nüfustaki adıyla Meliha — Hanım'dır. Anne ile babamın üç oğlu olduk: ağabeyim Ahmet, ben ve kardeşim Cevdet; ben ortancayım. Adımı ailem hep birlikte kararlaştırıp koymuş: "Necdet," yiğitlik, kahramanlık, efelik demektir.

İlkokulu Tekirdağ'da bitirdim. Okumaya, tahsile hevesim vardı; lâkin ailemin maddî hâli elvermediğinden öğrenimime devam edemedim. Yine de gönlümdeki öğrenme arzusu hiç sönmedi: o yılların cami imamı ve Kur'an kursu hocası Hâfız Behçet Toy Hocaefendi'den Kur'ân ve tecvid dersleri aldım, kendimi elimden geldiğince yetiştirmeye çalıştım. Daha küçük yaşta terzi çırağı olarak işe koyuldum; sonraki elli beş yıl boyunca rızkımı bu meslekten, bayan terziliğinden temin ettim.

Gençlik yıllarımdan elimde kalan bir hatıra da 1965'te Adana'da çekilmiş bir fotoğraftır; o gün orada Nusret Tûra Uşşâkî Hazretleri ile merhum derviş Güner Kombak beraberimizdeydi.

Doğduğum, büyüdüğüm, evlendiğim, mesleğimi icra ettiğim, dînî tahsilimin bir kısmını gördüğüm ve irşad vazifesine ilk adımı attığım yer hep Tekirdağ oldu. 1998 yılının ilk aylarında ise Tekirdağ'dan İzmir'e göçtük; ben bu göçü bir "hicret" olarak anarım.

Bir sohbetimizde bir evlâdıma memleketini sormuştum. "Üsküdarlıyım" dedi. "Ben de Tekirdağlıyım" dedim; ama ardından şunu ekledim: "Senin bir yönün, bir hakikatin var ki, Cenâb-ı Hakk'ın indinde aslın buralı değildir." Zâhirde her birimizin bir memleketi vardır elbette; lâkin asıl memleket başkadır.

Kaynaklar
  • Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi (s.2, 64, 87, 92, 122)
  • DVT-C001 (Ses Kaydı) (s.20-21, 345)
  • Aşk ve İrfân Yolunda (s.20-21, 345)
  • Terzi Baba (Cilt 1) (s.23, 144)
  • Terzi Baba (Cilt 2) (s.1, 120, 121, 124, 152)
  • Bendeki Terzi Babam (Cilt 1) (s.12, 60, 168)
  • Genç ve Elmas Dosyası (s.7)
  • Tüm Şiirlerim (s.173)
  • Salât (Namaz) (s.77)
  • UŞŞÂKÎ KÜLTÜRÜNÜN GÜNÜMÜZE YANSIMASI 'NECDET ARDIÇ' ÖRNEĞİ — YÜKSEK LİSANS TEZİ (Serkan Denkçi) (s.61, 278)