İçeriğe atla

A'yân-ı sâbite ile A'yân-ı hâricıyye aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

A'yân-ı sâbite ve a'yân-ı hâriciyye aynı kaynaktan doğar; zira a'yân-ı hâriciyye, a'yân-ı sâbitenin bir gölgesi ve zuhurudur. A'yân-ı sâbite, Hakk'ın ilminde ezelî olarak sabit olan varlıkların hakikatleri, ilâhî kelimeleridir¹·². A'yân-ı hâriciyye ise bu ilâhî kelimelerin, yani a'yân-ı sâbitenin dış âlemdeki tezahürleridir³. Bu durum, a'yân-ı sâbitenin ilm-i ilâhîde sübûtu cihetinden "kıdem"e, a'yân-ı hâriciyyenin ise bu kesif âlemde vücûdu ve zuhûru cihetinden "hudûs"a işaret eder¹. Dolayısıyla, a'yân-ı hâriciyye, a'yân-ı sâbitenin ilmî sûretleri üzere zuhur eden dışsal varlıklarıdır.

Detaylı cevap

A'yân-ı sâbite, tasavvuf mâverâsının temel kavramlarından olup, eşyanın Hakk'ın ilminde ezelî olarak sabit olan asıl mahiyetleridir. Bunlar, henüz dış varlığa gelmemiş ancak "ne olacaksa o" olarak belirlenmiş hakikatlerdir. Klasik tabirle "vâhidiyyet mertebesinde Hakk'ın ilminde sabit olan suver-i ilâhiyye"dir. Bu ilâhî sûretler, aynı zamanda "Hakk'ın malumatı" ve "yüce harfler" olarak da ifade edilir⁴·². Her a'yân-ı sâbite, İzâfi Zât'ın bir vechine karşılık gelir ve sabittir; aynı a'yân-ı sâbiteden bir ikincisi mümkün değildir⁵.

A'yân-ı hâriciyye ise, bu a'yân-ı sâbitenin dış âlemdeki zuhurlarıdır. Kaynaklar, a'yân-ı hâriciyyenin a'yân-ı sâbitenin "gölgesi" olduğunu belirtir³. Yani, dış âlemdeki her varlık, Hakk'ın ilminde sabit olan kendi a'yân-ı sâbitesinin bir programı, bir tezahürüdür³. A'yân-ı sâbite ilm-i ilâhîde ne suretle sabit olmuşlarsa, vücûd-ı hâricîde de ancak o suretle zahir olurlar; çünkü ilâhî kelimeler için tebdil yoktur¹. Bu durum, a'yân-ı hâriciyyenin, a'yân-ı sâbitenin zılleri (gölgeleri) olmasından kaynaklanır ve zıll, zî-zıllın sureti üzeredir¹. Bizim dış varlıklarımız (a'yân-ı hâriciyye), a'yân-ı sâbitelerimizin suretleridir ve onların mülküyüz; bu dış varlıklarımızda zahir ve hakim olan da a'yân-ı sâbitelerimizdir⁶. Bu bağlamda, a'yân-ı sâbite "kıdem"e, a'yân-ı hâriciyye ise "hudûs"a nispet edilir¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Mûseviyye · s.813Demek ki a’yân-ı sâbite ilm-i ilâhîde ne sûretle sâbit olmuşlar ise, vücûd-ı hâricîde dahi ancak o sûretle zâhir olurlar. Çünkü kelimât-ı ilâhiyye için tebdîl yOku
  2. 2Enbiyâ Sûresi · s.233A’yân-ı Sâbite (Değişmez ayn’lar, hakikatler, özler, asıllar.) Varlıklar, Allah’ın kelâmıdır. O’nun ilminde bulunan bu mânâlar ise, “a’yân-ı sabite” tabiri ile Oku
  3. 3TB. Kelime-i Yûsufiyye · s.85A'yân-ı hâriciyye ise a'yân-ı sabitenin gölgesidir. Yani şunun programı batındaki ayan-ı sabiteden geldiğinden ayan-ı sabite özdeki, bir de bunların programı ayOku
  4. 4Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.16A’yân-ı Sâbite : İnsânın hakikatleridir. A’yân-ı Sâbite : Ulûhiyyetin bir düzenidir. A’yân-ı Sâbite : Vahdet’in yaygın halidir. A’yân-ı Sâbite : Gayb âleminin tOku
  5. 5Şûrâ Sûresi · s.140Zat'ın bir veçhi diğer veçhinden farklıdır dolayısyla bir a’yân-ı sâbiteden ancak bir tane vardır ve aynı a’yân-ı sâbiteden bir ikinci a’yân-ı sâbite olması mümOku
  6. 6Kelime-i İbrâhîmiyye · s.171Zîrâ bâlâda beyân olunduğu üzere, keşf-i evvelin i’tâ ettiği ma’rifet iktizâsınca bizim suver-i ilmiyye-i gaybiyyemiz a’yân-ı sâbite âyînelerinde Hakk’ın sûretlOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.