İçeriğe atla

Aynel-yakîn, Hakke'l-yakîn'in neresinde durur?

Kavram FarkıOrta düzey24 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Aynel-yakîn, Hakke'l-yakîn'in bir alt mertebesidir ve yakîn kademelerinin ikincisini teşkil eder. İlme'l-yakîn (bilgi seviyesi) ile Hakke'l-yakîn (yaşama seviyesi) arasında yer alır. Aynel-yakînde sâlik, hakikati görerek ve hissederek yaşarken¹, Hakke'l-yakînde ise hakikatle tahakkuk etme, yani Hak ile bilfiil bir olma hâli zuhur eder. Muhyiddin Arabî'nin "el-yakînü hüvel Hakk" (yakîn Hakk'tır) sözü, yakînin nihai mertebesi olan Hakke'l-yakîn'de Hakk'ın fiilleriyle, isimleriyle, sıfatlarıyla ve zâtıyla idrak edilmesini ifade eder².

Detaylı cevap

Aynel-yakîn, tasavvuftaki yakîn mertebelerinin ikincisidir ve ilme'l-yakîn'den sonra gelir. Bu mertebede sâlik, hakikati sadece bilgi olarak bilmekle kalmaz, aynı zamanda onu görerek ve hissederek yaşar¹. Klasik tasavvuf, bu durumu "ateş" teşbihiyle açıklar: İlme'l-yakîn ateşi uzaktan duymak iken, aynel-yakîn ateşi uzaktan görmek, alevini izlemektir. Bu, cehennemin karşısına getirildiğinde onu yakîn olarak görmek gibi bir idrak hâlidir³.

Hakke'l-yakîn ise yakîn kademelerinin en üstü ve zirvesidir. Aynel-yakîn'de hakikati görmek ve hissetmek varken, Hakke'l-yakîn'de sâlik hakikatle tahakkuk eder, yani Hak ile bilfiil bir olduğu hâli yaşar¹. Bu mertebede bilen ile bilinenin birleşmesi, sâlikin artık "biliyor" veya "görüyor" değil, bizzat o olması söz konusudur. Muhyiddin Arabî'nin ifadesiyle "el-yakînü hüvel Hakk" (yakîn Hakk'tır) sözü, yakînin bu en derin mertebesinde Hakk'ın fiilleriyle, isimleriyle, sıfatlarıyla ve zâtıyla idrak edilmesini vurgular². Seyr-ü sülûk açısından bakıldığında, ilme'l-yakîn ef'al (madde) âleminde, aynel-yakîn esmâ (nûr) âleminde, Hakke'l-yakîn ise sıfat (rûh) âleminde gerçekleşen bir seyirdir⁴. Aynel-yakîn, esmâ mertebesindeki rızalık hâli olarak da ifade edilebilirken, Hakke'l-yakîn daha ilerideki bir mertebedir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 273“Buraya nereden gelmiştik? ilmel Yakîn, aynel yakîn, Hakkel yakîn ifadelerinden gelmiştik. Şimdi oradan devam ediyoruz. İlmel Yakîn, Hakîkate ilim olarak ermekti”Oku
  2. 2Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1), s. 49“Âyet-i kerîme de (ilmel yakîn ve aynel yakîn’den bahsedilmektedir, bu hususun ayrıca birde, Hakk’al yakîn Halide vardır. Muhyiddin arabi Hz. lerine soruyorlar y”Oku
  3. 3Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 55“(Mu-Ar-Mi-İr-) ------------- Ne kadar yakın olursa olsun hatta bitişik dahi olsun bu durumda dahi ikilik vardır. Yakın’ın kalkması yakîn’in gelmesine bağlıdır, ”Oku
  4. 4Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Çünkü bu seyrin aslında ilme’l-yakîn, ayne’l-yakîn ve hakke’l-yakîn, olarak üç seyri vardır. Birinci seyr, ef’al (madde) âleminde, ikinci seyr esmâ (nûr) âlemin”Oku
  5. 5Îmân ve İkân, s. 103“Bu esmâ mertebesindeki isimler mertebesindeki rızalık olmakta aynel yakîn mertebesinde de diyebiliriz. İlmel yakîn olanı birinci mertebede olan yani Cenâb-ı Hak”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.