İçeriğe atla

Bâtın ile Zâhir arasındaki fark nedir?

Kavram FarkıOrta düzey23 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Bâtın ve Zâhir, Cenâb-ı Hakk'ın esmâ-i ilâhiyesinden olup, birbirini tamamlayan iki veçhedir ve tasavvufta Hakikat'in hem gizli hem de açık yönlerini ifade eder. Zâhir, Hak'ın görünen, açığa çıkan, bilinen veçhesi iken; Bâtın, Hak'ın gizli, görünmeyen, eşyanın ardındaki hakikati ve iç anlamıdır. Bu iki isim, Hadîd Sûresi 3. ayetinde ("O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır") birlikte zikredilir ve birbirlerinden ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır¹. Zâhir, kayıtlı vücudun tekliflere muhatap olduğu alan iken, Bâtın tekvinin (halkın) gerçekleştiği mertebedir². Her mertebe, kendinden önceki için Zâhir, kendinden sonraki için Bâtın'dır; örneğin, şehadet âlemi Zâhir iken, esmâ mertebesi ona göre Bâtın'dır³.

Detaylı cevap

Bâtın ve Zâhir arasındaki fark, Hakikat'in farklı tezahür mertebelerinde kendini gösterir. Zâhir, dışsal olanı, görüneni, açığa çıkanı temsil ederken; Bâtın, içsel olanı, gizli olanı, eşyanın ardındaki hakikati ifade eder. Bu iki kavram, ilâhî isimler olarak birbirinin aynı ve aynı zamanda gayrıdır. Kelime-i Yûsufiyye'de belirtildiği üzere, Gafûr, Zâhir, Bâtın, Evvel ve Âhir isimleri, Hakk'ın zâtına işaret etmeleri itibarıyla birbirinin aynıdır. Ancak her bir ismin belirli bir sıfata işaret etmesi ve o sıfatla diğerinden ayrılması itibarıyla birbirinin gayrıdır¹.

Mertebeler açısından bakıldığında, her bir mertebe kendisinden evvelki mertebeye göre Zâhir, kendisinden sonraki mertebeye göre ise Bâtın'dır. Örneğin, şehadet âlemi Zâhir iken, esmâ mertebesi ona göre Bâtın'dır. Misal âlemine gelindiğinde, misal âlemi Zâhir olurken, esmâ mertebesi bu sefer Bâtın'dır. Esmâ mertebesinde Zâhir olan, Sıfat mertebesinde Bâtın'dır. Nihayet Sıfat mertebesi Zâhir iken, Zât mertebesi Bâtın'dır³. Bu durum, tecellilerin hakikatini gösterir⁴.

Zâhir, kayıtlı vücudun tekliflere muhatap olduğu alandır; yani kulun dış dünyadaki amelleri ve ibadetleri Zâhir isminin terbiyesindedir. Bâtın ise tekvinin, yani halkın ve eşyanın iç hakikatinin gerçekleştiği mertebedir². Cenâb-ı Hakk, bütün kullarına Bâtın ismiyle tecelli eder; ancak çoğu kul, araştırma yapmadığı için bunun farkına varmaz ve Bâtın ismi kendilerinde idrak olarak gizli kalır. Tahkik ehli kullar ise araştırmaları neticesinde kendi bâtınlarının Hakk'ın Bâtın ismi tecellisinden başka bir şey olmadığını anlarlar⁵. Her şey, Zâhir olan Nûr ile basara zahir olduğu gibi, Bâtın olan basirete de Allah ile zahir olur⁶. Önemli olan, bu bâtınî gerçekleri sadece bâtında yaşamakla kalmayıp, idrakle zâhirde de yaşamaktır; aksi takdirde bilgi fakiri olunur⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Yûsufiyye, Bölüm 174“----------------- Ya'nî esmanın her birisi kendi sıfatıyle zahir olup biribirinden ayrılınca, nazar et ki, Gafur ismiyle Zahir ve Bâtın isimleri arasında ne far”Oku
  2. 2Kelime-i Nûhiyye, Bölüm 240“Evet Zahir ve Batın Hakk’tır, fakat senin kayıtlı vücudun bu hazreti şehadette halis bir kuldur ve Zahir isminin terbiyesinde bulunan bu kayıtlı vücuda vaki ola”Oku
  3. 3Kelime-i Nûhiyye, Bölüm 232“Her bir mertebede kendisinden evvelki mertebeye göre zahir ve kendisinden sonraki mertebeye göre de batındır. Hazret-i şehadette zahir, esma batındır. Yani misa”Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 18, s. 150“Bu tarif zahirden batına batından zahire olan tecellilerin hakikatini göstermiş oluyor. Yalnız bunu yazan bu meselenin hakikatinin farkında değildir. İlim ile b”Oku
  5. 5Hadîd Sûresi, s. 38“Aslında Zül celâl hazretleri bütün kullarına, Bâtın ismi ile de tecelli eder ancak kullarının çoğunluğu araştırma yapmadıkları için bunun farkına varmazlar, bu ”Oku
  6. 6Nûr Sûresi, s. 92“Herşey basara, Nûr’u zahir ile zahir olduğu gibi yine bâtını basirete de, herşey Allah ile zahir olur. Allah’ın Nûr’u herşey ile zahir olur da fark edilmez.”Oku
  7. 7A'yân-ı Sâbite, s. 420“Bu konular oldukça ağır, ağır olması bizi ümitsizliğe düşürmesin yani karamsarlığa düşürmesin, bunlar hayatın mutlak ma’nâda bâtıni gerçekleridir. Aslında bâtın”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.