İçeriğe atla

Cem ile Cem'u'l-cem arasındaki sıra nasıldır?

Kavram FarkıOrta düzey23 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî sülûkta "cem" ve "cem'u'l-cem'" makamları, sâlikin kesretten vahdete ve oradan tekrar kesret içinde vahdeti idrak etme yolculuğundaki önemli mertebelerdir. Cem, sâlikin bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplaması, kesretin ardındaki vahdeti müşâhede etmesi ve fenâ fillâh hâline yaklaşmasıdır. Cem'u'l-cem' ise bu cem hâlinin kemâli olup, Hak'ın hem bir hem de çok olduğunu, yani vahdeti kesretle birlikte görme makamıdır; bu, bekâ billâh ehlinin vâsıl olduğu kâmil makamdır¹. Bu iki makam, sülûkun şerîattan başlayıp cem'u'l-cem'e ulaşan manevî zincirinin son halkalarını teşkil eder².

Detaylı cevap

Cem ve cem'u'l-cem' makamları, tasavvufî sülûkun "Fark-Cem-Cem'-i Fark" silsilesi içinde yer alır. İlk olarak sâlik, her şeyin ayrı ayrı taayyünler olarak algılandığı fark hâlindedir; bu, kesretin görüldüğü başlangıç mertebesidir. Sülûkun ilerleyen aşamalarında sâlik, kesretin ardındaki vahdeti görmeye başlar ve bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplar; bu hâle cem denir. Cem makamı, fenâ fillâh hâline yakın bir mertebedir; burada sâlik, eşyanın ardındaki Hak tecellîsini müşâhede eder ve bütün fiillerin Hak'tan olduğunu idrak eder.

Cem'u'l-cem' ise cem makamının bir üst mertebesi ve kemâl noktasıdır. Meşâyih-i kirâm hazarâtı bu makama "cem'ü'l-cem'" veya "fark ba'de'l-cem'" adını verirler³. Bu makamda sâlik, vahdeti kesretle birlikte görür; yani Hak'ın hem bir hem de çok olduğunu, varlıkların çokluğunda birliği ve birliğin içinde çokluğu müşâhede eder⁴. Cem'u'l-cem', ef'al, esmâ, sıfat ve Zât mertebelerindeki cemiyetin hepsinin toplandığı yerdir⁵. Bu hâl, kâmil ve mükemmil zâtların ve kâmillerin vârislerinin hâlidir; burada sıfat Zât'a perde olmadığı gibi, Zât dahi sıfata perde olmaz¹. Peygamberimiz (a.s.) hazretleri, fenâ ve cem' makamına gelmiş bir köleyi maslahat için tekrar fark ve cem'u'l-cem' mertebesine çekmiştir⁶. Bu makam, sülûkun nihâyeti olarak kabul edilir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 4 · Beyit 2644 (s. 226)“İkincisi "cem'" (toplama) ve "fenâ fillâh" (Allah'ta yok olma) halidir ki, Zât sıfata perde olur. Üçüncüsü "cem'u'l-cem'" (cem'in cem'i) ve "bakâ-billâh" (Allah”Oku
  2. 2Sâd Sûresi, s. 31“Bu mânevî zincirin başlangıcı şerîattır, nihâyeti ise cem’u’l-cem mertebesidir. -------------------”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 10 · Beyit 3026 (s. 289)“Meşâyih-i kirâm hazarâtı bu makâma “cem'ü'l-cem'” veya “fark ba'de'l-cem'” derler.”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3039 (s. 177)“Yani, “Köle o cezbe içinde fenâ ve cem' makamına gelip nazarından görünen eşyayı kaybetmiş ve eli ayağı amelden kalmış idi. Şanlı peygamberimiz (a.s.) hazretler”Oku
  5. 5Kelime-i Îseviyye, Bölüm 188“. -------------- Yani ey Hak yolunda yürüyen yolcu suluk etmiş olan salik ya'nî ey sâlik-i râh-ı Huda, makâm-ı cem'u'l-cem'e yani cemlerin cemi yani ef’al merte”Oku
  6. 6Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3039 (s. 177)“Yani, “Köle o cezbe içinde fenâ ve cem' makamına gelip nazarından görünen eşyayı kaybetmiş ve eli ayağı amelden kalmış idi. Şanlı peygamberimiz (a.s.) hazretler”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.