Cem ile Fark arasındaki sıra nasıldır?
Tasavvufta cem ile fark arasındaki ilişki, sâlikin sülûkunda kesretten vahdete ve tekrar vahdetten kesrete dönüşünü ifade eden mertebeli bir ilerleyiştir. Bu silsile "fark kablel cem" (cemden önceki fark), "cem" ve "fark ba'del cem" (cemden sonraki fark) olarak üç ana makamda ele alınır. Hz. Ali'nin (k.v.) buyurduğu üzere, cem hasıl olmadan farkta kalış şirk, cemde kalıp farka gelmeyiş zındıklık, cem ile farkın beraberliği ise tevhiddir¹·². Bu, sâlikin başlangıçtaki kesret algısından (fark), Hak'taki vahdeti müşâhedeye (cem) ve nihayetinde hem vahdeti hem de kesreti bir arada idrâk etmeye (cem'-i fark) doğru seyrini gösterir.
Detaylı cevap
Cem ile fark arasındaki sıra, tasavvufî sülûkun temelini oluşturan üç mertebede açıklanır:
-
Fark Kablel Cem (Cemden Önceki Fark): Bu, sâlikin sülûkunun başlangıç hâlidir. Sâlik bu mertebede her şeyi ayrı ayrı, kesret olarak algılar; "şu Hak, şu kul, şu dünyâ, şu âhiret" gibi taayyünlerle yaşar. Bu hâlde kalmak, yani cem hâsıl olmadan farkta kalış, Hz. Ali'nin (k.v.) ifadesiyle şirktir¹·³. Sâlik, kesretin ardındaki vahdeti henüz idrâk edemez.
-
Cem: Bu mertebe, sâlikin kesretin ardındaki vahdeti görmeye başladığı hâldir. Bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplar ve her şeyin aslında Hakk'ın tecellîsi olduğunu müşâhede eder. Bu makamda sâlik, Hakk'ın varlığından başka hiçbir varlık göremeyip kendi varlığını yok hükmünde sayabilir¹. Ancak, cem hâlinde kalıp farka gelmeyiş, yani sadece vahdeti görüp kesreti inkâr etmek, Hz. Ali'ye göre zındıklıktır¹·². Cem makamında olan kimse, farkın ne olduğunu bilmez ve Furkân'a ait haberleri kabul etmeyebilir, çünkü cem'in kendisinde olduğu için farkı idrâk edemez⁴·⁵.
-
Fark Ba'del Cem (Cemden Sonraki Fark / Cem'-i Fark): Bu, sülûkun kemâl mertebesidir. Sâlik, vahdeti kesretle birlikte görür; "Hak hem birdir hem çoktur" idrâkine ulaşır. Bu makamda, Hakk'ın bir yönden halk, halkın da bir yönden Hak olduğunu anlar ve hem cem hem de fark makamlarında tahakkuk eder⁶. Hz. Ali'nin (k.v.) buyurduğu gibi, cem ile farkın beraberliği tevhiddir¹. Kâmil insan, bu makama inişi terakki ve yükseliş olarak kabul eder⁷. Bu mertebede, Kur'ân'ın ve cem'in, farkın tüm mertebelerini ve tafsilatını bünyesinde topladığı belirtilir⁸·⁹. Arif, hem uluhiyet mertebesinde cem ve vahdet ile hükmeder hem de kesret mertebesinde farkları bilerek hareket eder¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Cilt 4 · s.228
- 2Târık Sûresi · s.73“Bu daire “fark ba’del cem” dairesidir... Yani Cem’den sonra fark halidir. Hazreti Ali Kerremallahu veche şöyle buyurmuştur: “Cem hasıl olmadan farkta kalış, şir”Oku
- 3Fâtiha Sûresi · s.35“eremezse, bu hale “Fark kablel cem” yani “cemden önceki fark” denir...”Oku
- 4Furkân Sûresi · s.19“Çünkü aynı cemde olduğu için farkın ne olduğunu bilmez. Yani Cem haliyle hallendiğinden farkı bilemez. O kimse her ne kadar fark içinde olsa bile yine Furkâna m”Oku
- 5Kelime-i Nûhiyye · s.218“Böyle olunca, varlık işi Kur'ân'dır, Furkān değildir; ve Kur'ân, yani cem' (bütünlük) mertebesinde bulunan kimse, Furkān'a, yani "fark"a ait olan haberleri kabu”Oku
- 6Kelime-i İsmâiliyye · s.121“Ve istersen makām-ı cem’de ol; ve istersen makām-ı farkta ol! &10024; Ve istersen cem' makamında ol; ve istersen fark makamında ol! ... Yani ey ârif sen, gerçek”Oku
- 7Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.23“Bu daire “fark ba’del cem” dairesidir... Yani Cem’den sonra fark halidir. Hazreti Ali Kerremallahu veche şöyle buyurmuştur: “Cem hasıl olmadan farkta kalış, şir”Oku
- 8Kelime-i Nûhiyye · s.217“Yani "fark"ın ne kadar ayrıntılı mertebeleri varsa, Kur'ân ve cem' mertebesinde hepsi toplanmıştır. Hâlbuki Furkān Kur'ân'ı, yani "fark" cem'i, içermez. Çünkü K”Oku
- 9TB. Kelime-i Nûhiyye · s.129“Çünkü aynı cemde olduğu için farkın ne olduğunu bilmez. Yani cem haliyle hallendiğinden farkı bilemez. O kimse her ne kadar fark içinde olsa bile yine furkana m”Oku
- 10TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.116“Paragraf: Cem' et ve fark et! Zîrâ "ayn" vahidedir. Ve o kesirdir; ibkâ etmez ve bırakmaz (16). -------------- “Cem” et ve “Fark” et, zira ayn vahidedir ve o ke”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.