İçeriğe atla

Hakîkat ile Mârifet aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hakîkat ve mârifet, tasavvufî sülûkun son iki mertebesi olup, her ne kadar farklı derecelere işaret etseler de, aynı ilâhî kaynaktan beslenirler ve birbirlerinin devamı niteliğindedirler. Hakîkat, Hakk'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı kademeyi ifade ederken, mârifet ise sâlikin Hakk'ı bilfiil tanıma ve vâsıllık makâmına erişme kemâlidir. Her ikisi de Hakîkat-i Muhammediyye'den neşet eden ilâhî feyzin farklı tezahürleri olup, sâlikin gönlünde Hakîkat-i Muhammediyye'nin doğmasıyla mârifet nuruna ulaşılır¹. Bu mertebeler, İslâm'ın dört şifre rakamı olan şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet sıralamasında birbirinin devamı olarak kabul edilir².

Detaylı cevap

Tasavvufî sülûkun dört mertebesi olan şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet, bir bütünün parçaları olup, hakîkat ve mârifet bu sülûkun kemâl noktalarını oluşturur. Hakîkat, sâlikin Hak'kı doğrudan müşâhede ettiği, eşyanın ardındaki ilâhî hükmü görmeye başladığı ve şerîatın bâtınî yönlerinin açıldığı bir hâl iken, mârifet ise bu müşâhedenin bilfiil yaşanmış bilgiye, yani Hakk'ı tanımaya dönüşmesidir. Bu iki mertebe, "şerîat ve tarîkat tenzih üzerine kurulmuşken, hakîkat teşbih üzerine, mârifet de tevhid üzerine kurulmuştur" ifadesiyle birbirini tamamlayan farklı idrâk seviyelerini gösterir².

Hakîkat ve mârifetin kaynağı, tasavvuf mâverâsının en derin terimi olan Hakîkat-i Muhammediyye'dir. Bu hakîkat, kâinatın halk sebebi olan ve Hak'ın ilk taayyünü olan Nûr-ı Muhammedî'den neşet eder. Sâlikin gönlünde "Mevlüt gecesi ile ifadesini bulan Hakîkat-i Muhammedi" doğduğunda, bu durum mârifet nuruna ulaşmanın bir vesilesi olur³·¹. Mârifet, ilimden farklı olarak, bilginin müşâhede ile yaşanmış hâlidir ve Hakk'ı esmâ, sıfât ve zâtıyla tanımayı içerir. Ârifin mârifet meclisi, sırrının hakîkati ve ayn-ı sâbitesi üzerindedir⁴. Dolayısıyla, hakîkat ve mârifet, Hakîkat-i Muhammediyye'den beslenen, birbirini takip eden ve kemâle erdiren ilâhî idrâk mertebeleridir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sâd Sûresi · s.11Dolayısıyla sâlike gereken bu hakikati daima gönlünde diri tutması, nefsini gaflet ve inkârın karanlığından kurtarıp mârifetin nuruna ulaştırmasıdır. Zira nefisOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.68Şimdi zaman aynı sohbetler oluyor ya islamın dört mertebesi var, zaten İslam’ın şifre rakkamı da dörttür, Şeriat, Tarikat, Hakikat, Marifet. Şeriat ile tarikat Oku
  3. 3İsrâ Sûresi · s.18Dikkat et ki, bu olay aynı zamanda senin de Mi’râcın’dır. “Regaib” gecesi itibariyle Hakk’a olan rağbetin arttığında, “Mevlüt” gecesi ile ifadesini bulan “HakikOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.1732Yani, ârifin (Allah'ı bilen kişinin) marifet meclisi, yüce himmet sahibi sırrının tahtı üzerindedir ki, o taht o sırrın hakikatidir ve o hakikat onun sabit hakiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.