Hallâc-ı Mansûr'un Fenâ fillâh kavramına yaklaşımı nasıldır?
Hallâc-ı Mansûr'un fenâ fillâh kavramına yaklaşımı, onun meşhur "Enel-Hakk" (Ben Hakkım) sözüyle özdeşleşmiştir. Bu söz, sâlikin fenâ fillâh makâmında kendi vücud iddiâsından tamamen fânî olup, Hak ile kâim olduğunu beyân eden bir ifâdedir. Hallâc, bu sözü sekr hâlinde, yani kendi nefsinin özelliklerinin yok olduğu, Hak'ın kendisinde tecellî ettiği bir durumda söylemiştir; bu durumda konuşan Mansûr'un nefsi değil, Hak'tır¹. Fenâ fillâh, tasavvuf sülûkunun zirve makâmı olup, sâlikin kendi varlığını Hak'a âit olduğunu idrâk etmesidir.
Detaylı cevap
Hallâc-ı Mansûr'un fenâ fillâh anlayışı, tasavvufta "sekr ehli" olarak bilinen sûfîlerin yaklaşımını temsil eder. Fenâ fillâh, sâlikin kendi varlığından geçerek Hak'ta yok olması, yani kendi nefsinin sıfat ve vasıflarının Hak'ın sıfatları karşısında perdesizleşmesidir. Bu hâl, Rahmân Sûresi'nin 26-27. âyetlerinde geçen "küllü men aleyhâ fân, ve yebkâ vechu rabbike" (yeryüzünde olan herkes fânîdir, sâdece Rabb'inin vechi bâkîdir) ilkesine dayanır.
Hallâc-ı Mansûr, fenâ fillâh makâmında iken "Enel-Hakk" demiştir. Bu söz, onun kendi nefsinin özelliklerinin fânî olduğu, kendisinde Hak'ın tecellî ettiği bir hâli yansıtır¹. Hallâc'ın bu sözü, Firavun'un "ene rabbikümül âlâ" (ben sizin en yüce rabbinizim) iddiasından farklıdır; zira Firavun bu sözü nefsinden ve iddia olarak söylerken, Hallâc bunu ruhundan ve hakikatinden, yani kendinde Hak'ın varlığını belirten bir ifade olarak dile getirmiştir²·³·⁴. Hallâc'ın "Enel-Hakk" demesindeki amaç, Hak olduğu iddiası değil, "Hak benle bendedir" ifadesidir⁵.
Bu hâl, hadîs-i kudsîde geçen "kulum bana nâfilelerle yaklaşmaya devam eder, ben de onu severim; sevdiğim zaman onun gören gözü, işiten kulağı olurum" düsturuyla açıklanır. Fenâ ehlinde Hak konuşur; dolayısıyla "Enel-Hakk" diyen aslında Hak'tır¹. Ancak bu makam, her peygamber ve mertebenin kendi sınırları içinde farklılık gösterebilir; örneğin Nûhiyyet mertebesindeki fenâ fillâh ile Îseviyyet veya Muhammediyye mertebesindeki fenâ fillâh arasında farklar bulunur⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180) · s.140“Ama orada gene bir varlık vardır, gene yaşıyor dolaşıyor, geziyor, yiyor içiyor gene bir varlık var, işte bu varlık bakın nefsi ile değil, çünkü fena olan onda ”Oku
- 2Tasavvuf Izâhları · s.53“Hallac-ı Mansur'un ise söylemesi iddia değildi. Fir'avn bunu nefsinden söylediği için bir iddia oldu. Yani hakikati olmadığı halde bunu böyle söylemesi iddia ol”Oku
- 3İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000) · s.111“Firavun ne diyordu; “Ene rabbikumul âla” ben sizin en yüce rabbınızım, diyordu, fert de kendi kendine “ben rabdan başka bir şey değilim” diyecektir, Hallac-ı Ma”Oku
- 4İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.295“Firavun ne diyordu; “Ene rabbikumul âla” ben sizin en yüce rabbınızım, diyordu, fert de kendi kendine “ ben rabdan başka bir şey değilim ” diyecektir, Hallac-ı ”Oku
- 5Zekât ve İnfâk · s.167““Fillahi” Allah için, Allah içinde, hakkıyla yani Hakkın varlığınızda olduğu idrakıyla cihad edin… Hallac-ı Mansur’un “Ene’l Hak” tabiri tasavvufta bilinen bir ”Oku
- 6Altı Peygamber (Cilt 2) · s.22“İşte bu hususun iyi anlaşılması lâzımdır. Kul olmadığı halde Âyet-i Kerîme de bahsedilen dâveti nasıl yapmıştır. Görüntü de fiziken Nûh (a.s.) olduğu halde o gö”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.