İçeriğe atla

Mârifet ile Keşf aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Mârifet ve keşf, her ikisi de Hakk'tan gelen doğrudan idrâkler olup aynı mânevî kaynaktan beslenirler; ancak tasavvufî sülûk içerisinde farklı mertebeleri ve tezahürleri ifade ederler. Keşf, sâlikin kalbine gayb âleminden veya Hakk'tan inen doğrudan idrâklerin genel adıdır ve perdenin kalkması anlamına gelir. Mârifet ise, bu idrâklerin kemâl noktası, Hakk'ı bilfiil tanıma mertebesidir ve sülûkun dört kademesinin (şerîat-tarîkat-hakîkat-mârifet) sonuncusudur. Mârifet yolu, işlerin hakikatlerini olduğu gibi keşfetmektir ve aklî idrak yolunun üstündedir¹·². Bu bağlamda keşf, mârifete ulaştıran bir araç ve onun tezahürlerinden biri olarak görülebilir.

Detaylı cevap

Keşf, tasavvufta sâlikin gayb âleminden veya Hakk'tan kalbine inen doğrudan idrâklerin tümüne verilen isimdir ve lugatte 'açma, perde kaldırma' demektir. Mükâşefe ile eş anlamlı kullanılsa da, keşf daha genel olup 'alanın açılması'nı ifade ederken, mükâşefe doğrudan idrâkin gerçekleşmesidir. Keşf, müminin Allah'ın nuruyla bakmasını ifade eden hadis-i şerife dayanır. Mârifet ise 'tanıma, ilim, irfân' demektir ve sâlikin Hakk'ı bilfiil tanıma mertebesidir. Sülûkun şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet şeklindeki dört kademesinin kemâl noktasıdır. Mârifet, ilimden farklı olarak, müşâhede ile yaşanmış bilgidir; âlimin bilmesi değil, ârifin şâhid olmasıdır.

Keşf ve mârifet arasındaki ilişki, mârifetin keşif yoluyla elde edilen bir hakikat olmasıyla açıklanır. Mârifet yolu, işlerin hakikatlerini olduğu gibi keşfetmektir¹·². Bu durum, mârifetin aklî idrak yolunun fevkinde olduğunu gösterir¹. Keşfin farklı türleri vardır; örneğin, "keşf-i mücerred" (katıksız keşf) ve "keşf-i muhayyel" (hayalî keşf) hak ve sâbittir³·⁴·⁵. İbrahim (a.s.)'ın oğlu İshak (a.s.)'ı rüyasında zebhetmesi ve bunu his âleminde de gerçekleştirmeye teşebbüs etmesi, keşf-i mücerredin bir örneğidir³. Mârifet, bu tür keşiflerin verdiği bilgiyle sabit hakikatler aynalarında tezahür eder⁶. Dolayısıyla, keşf mârifetin elde edilmesinde temel bir rol oynar ve mârifet, keşfin getirdiği idrâklerin en yüksek mertebesini temsil eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i İbrâhîmiyye · s.123أرْضالْفِي (Yûnus, 10/99) Eğer Rabb’inin dilemesi ilişkin olsaydı, yeryüzünde olan herkes topluca iman ederdi. ve benzeri ilâhî hitap, onların hallerine, yani aOku
  2. 2TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.219Yunus (10) /99- “..Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi…” Ve emsali olan hitab-ı ilahi onların ahvaline yani mukteza-yı ukulüOku
  3. 3Kelime-i İshâkiyye · s.4Şu hâlde “keşf-i mücerred” ile “keşf-i muhayyel” hak ve sâbittir. İbrâhîm (a.s.) oğlu İshâk (a.s.)ı rü’yâsında zebhetti ve onu “keşf-i mücerred” nev’inden addedOku
  4. 4TB. Kelime-i İshâkiyye · s.14Şu halde keşf-i mücerret ile keşf-i muhayyel Hak ve sabittir. İbrahim (a.s.) oğlu İshak (a.s.)ın rüyasında zebih etti, ve onu keşf-i mücerret nevinden addedip hOku
  5. 5Bürûc Sûresi · s.118Şu halde "mücerred yânî katıksız keşf" ile "muhayyel yânî hayâli keşf" hak ve sâbittir. İbrâhîm (a.s.), oğlu İshak (a.s.)‟ı rü'yâsında kesti. Ve onu "mücerred yOku
  6. 6Kelime-i İbrâhîmiyye · s.93Bu iki keşiften ilk keşfin verdiği marifet, sabit hakikatler aynalarında &10024; Yani iki keşif ile Hak, bizim sabit hakikatlerimiz üzerine, dünyada ve ahiretteOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.