Murat Derûnî'nin Gavs kavramına yaklaşımı nasıldır?
Murat Derûnî, Gavs kavramına tasavvufî hiyerarşinin en üst basamağında yer alan, kâinatın mânevî mihveri olan kutbu'l-aktâb için kullanılan bir unvan olarak yaklaşır. Ona göre Gavs, "en büyük yardımcı, en fedakar, bonkör insan" anlamlarına gelir ve herkese yardım eden, en çok yardım eden kişiyi ifade eder¹. Derûnî, Gavs makamındaki velilerin belirgin alâmetlerini, yüksek hususi bir mertebede bulunmaları, yanlarına gidenlerin Allah'ı anmaları, günaha düşmemeleri ve vefat etseler dahi himmetlerinin gönülden gönüle yayılması olarak açıklar². Ayrıca, Gavs-ı A'zam Abdulkâdir Geylânî'ye atfedilen Risâle-i Gavsiyye'yi, Hakk ile kul arasındaki mükâleme hâlinde yazılmış, fenâ fillâh ehlinin konuşma biçimini gösteren sırrî bir metin olarak değerlendirir³. Derûnî, Gavs makamının çarşıdan alınıp satılan bir şey olmadığını, kendini tanımadan Gavs'ı tanımanın mümkün olmadığını vurgular⁴.
Detaylı cevap
Murat Derûnî, Gavs kavramını hem lugat anlamı hem de tasavvufî mertebe olarak ele alır. Lugat olarak "yardım, imdâd, kurtarıcı" anlamına gelen Gavs'ın, "s" harfiyle yazıldığında "yüzücü, derinlere dalan", "sin" harfiyle yazıldığında ise "en büyük yardımcı, en fedakar, bonkör insan" manasına geldiğini belirtir¹. Tasavvufî açıdan ise Gavs, ricâlü'l-gayb hiyerarşisinin en üst basamağı, kâinatın manevî mihveri olan kutbu'l-aktâb için kullanılan bir unvandır. Derûnî, Gavs makamındaki velilerin yüksek hususi bir mertebede bulunduğunu, yanlarına gidenlerin Allah'ı anmalarına vesile olduklarını, onların yanında günaha düşmediklerini ve vefat etseler dahi himmetlerinin gönülden gönüle yayıldığını ifade eder².
Derûnî, Gavs-ı A'zam Abdulkâdir Geylânî'ye atfedilen Risâle-i Gavsiyye'yi, Hakk ile Geylânî arasında geçen mükâleme (söyleşme) hâlinde yazılmış, kısa fakat derin bir risâle olarak tanımlar. Bu risâlenin içeriğinin vahy-i mübâşireye benzediğini, Hakk'ın Geylânî'ye sırrî hitâbları ve Geylânî'nin cevaplarından oluştuğunu belirtir. Risâle-i Gavsiyye'nin "fenâ fillâh ehlinin" nasıl konuştuğunu gösterdiğini vurgular. Risâlede geçen "Yâ Gavs, kurb ehli kurbiyetlerinden dolayı yakınırlar, buûd ehlinin uzaklıktan şikâyetleri gibi" ifadesini açıklarken, yakınlık ehlinin Hakk anlayışına doğru yaklaşmasını ve nihayetinde Hakk ile kul diye iki varlık anlayışının ortadan kalkarak sadece Hakk'ın kalmasını işaret eder³. Ayrıca, "Yâ Gavs-ı Â’zâm, insanı meydana getirdim beni taşıyan olması için. Ve mükevvenâtı da insanı taşıması için meydana getirdim"⁵ gibi ifadelerle Gavs'ın Allah katındaki özel konumunu ve yaratılış gayesindeki yerini vurgular.
Murat Derûnî, Gavs makamının yanlış anlaşılmasına ve istismarına karşı da uyarılarda bulunur. "Benim şeyhim gavs" gibi iddiaların, Gavs'ı tanımak için öncelikle kişinin kendini tanıması gerektiği gerçeğini göz ardı ettiğini belirtir⁴. Gavs makamının "çarşıdan alınıp satılır, böyle paketlenmiş bir meyve suyu gibi bir şey" olmadığını, hazırda bilinecek veya hemen tespit edilecek bir durum olmadığını ifade eder⁴. Bu bağlamda, Gavs Abdulkâdir Geylânî'nin şeriat hükmü vermeden önce kendisine başvurulan bir merci olduğunu ve onun "Bu adam iddiasında doğrudur. Fakat ma'rifette noksânı vardır"⁶ şeklindeki değerlendirmesini örnek göstererek, Gavs'ın hem zâhirî hem de manevî gözünden perdenin kaldırılmış olduğunu vurgular.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Sohbet Arası Sohbetler CD 21, s. 99“İşte gavs bu demek yüzücü derinlere dalan “s” ile yani peltek “s” ile gavs “sin” ile yazıldığında en büyük yardımcı, en fedakar, bonkör insan demek herkese yard”Oku
- 2Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3), s. 173“Gavs makamındaki velilerin en belirgin alâmetleri olarak, yüksek hususi bir mertebede bulunması, yanına gidenlerin Allahı anmaları, onun yanında günaha düşmemel”Oku
- 3Risâle-i Gavsiyye, s. 39“Yâ Gavs, kurb ehli kurbiyetlerinden dolayı yakınırlar, buûd ehlinin uzaklıktan şikâyetleri gibi. Yâni yakınlık ehli yakınlıklarından, uzaklık ehlinin Hakk’tan u”Oku
- 4Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003), s. 166“O da diyor benim şeyhim gavs. Gavs da, gavs nedir? Müşahede ederek mi söyledin bunu, bilerek mi söyledin? Gavsı tanımak için evvela kendini tanıman lazımdır. Al”Oku
- 5Risâle-i Gavsiyye, s. 7“−Yâ Rabbi Gavs,hiç seni taşıyan bulunur mu? Dedi, −Yâ Gavs-ı Â’zâm, insanı meydana getirdim beni taşıyan olması için. Ve mükevvenâtı da insanı taşıması için mey”Oku
- 6Kelime-i Üzeyriyye, s. 79“Ulemâ hükm-i şerîatı i’tâdan evvel, Cenâb-ı Gavs Abdülkādir Geylânî hazretlerinin re’yine mürâcaat ettiler. Hz. Gavs buyurdu ki: “Bu adam da’vâsında sâdıktır. F”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.