Sâlikte Esmâ mı önce gelir, Sıfât mi?
Tasavvufî sülûkta sâlik için öncelikle esmâ mertebesi gelir, ardından sıfat mertebesine yükseliş gerçekleşir. Bu sıralama, Hakikat-i Muhammediyye'nin nur mertebesindeki adı olan Nûr-u Muhammedî'nin zuhur mertebeleriyle de uyumludur. Sâlik, önce ef'âl âleminde kendini tanır, sonra esmâ âlemine, oradan da sıfat âlemine yükselir. Bu mertebeler, Cenâb-ı Hakk'ın zuhur mertebelerindeki sıralamasına paralel olarak işler; evvela ef'âl tecellisi, sonra esmâ tecellisi, ardından sıfat tecellisi ve en nihayetinde zât tecellisi gelir¹·².
Detaylı cevap
Sâlikin manevî yolculuğunda esmâ ve sıfat mertebeleri belirli bir sıra takip eder. İlk olarak sâlik, tevhid-i ef'âl mertebesinde kendi fiillerinin Hak'tan olduğunu idrak eder. Bu mertebeden sonra esmâ mertebesine geçer. Esmâ'ül Hüsnâ, Hak'ın zâtının bilinme yolları ve sâlikin Hak'a teveccüh kapılarıdır; her isim bir tecellî mertebesi, bir mahalliyet, bir 'rab'dır (rabb-i hâs). Sâlik, bu mertebede ilâhî isimlerin eserlerini ve hükümlerini kendi üzerinde müşâhede eder³. Tevhid-i esmâ mertebesine gelen sâlik, bu mertebeye kadar idrak ettiği hükümlerin cüzlerini tamamlar ve Rabb-ı Hâs'ları rububiyet hakikati içerisinde kemale ulaşır⁴. Bu, esmânın zikrî, ahlâkî ve mârifet kademelerinden geçerek, her ismin sahibinin tek bir Hak olduğu idrakine ulaşma sürecidir.
Esmâ mertebesinin tahkikiyle birlikte sâlik, sıfat mertebesine yükselir. Bu, tevhid-i esmâdan tevhid-i sıfata geçiş mertebesidir⁴. Sıfatlar, isimlerden daha yüksek bir mertebede yer alır ve Cenâb-ı Hakk'a has mahallerde ilk zâhir olanlardır¹. Sâlik, bu mertebede "Tevhid-i Esmâ"da gördüğü isim birliğinin aslında "Sıfat birliği"ne dayandığını idrak etmeye başlar⁵. Bu, Hak'ın sıfât-ı subûtiyyesi olan hayât, ilim, irâde, kudret, sem', basar, kelâm ve tekvîn gibi sıfatların faaliyetlerini idrak etme çabasıdır⁶·⁵. Sâlik, Hak tecelliyât-ı esmâiyye ve sıfâtıyye ile tecellî buyurduğunda, beşerî sıfatları fânî olur ve yerine ilâhî sıfatlar kaim olur⁷. Bu yükseliş, sâlikin ilim sermayesinin kadîm olan Hak'ın sıfat ve esmâsına ait mâlumâtla zenginleşmesi anlamına gelir⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1İnsân-ı Kâmil (Cilt 1) · s.9“------------------- Kaldı ki: Cenab-ı Hakka has mahallerde, ilk zâhir olan sıfatlarıdır. Zuhurlarda, sıfattan sonra, ancak zat gelir.. ------------------- Zuhur”Oku
- 2İsrâ Sûresi · s.24“İşte ey sâlik! Mi’râc etmek isliyorsan nasıl çalışman gerektiğini anlamaya gayret et. Yukarıda Mi’râcın 5 yükseliş hali bildirildi. Diğer bir ifadeyle; ilk Mi’r”Oku
- 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.188“. -------------- Yani ey Hak yolunda yürüyen yolcu suluk etmiş olan salik ya'nî ey sâlik-i râh-ı Huda, makâm-ı cem'u'l-cem'e yani cemlerin cemi yani ef’al merte”Oku
- 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.339“Hadisenin kişiye dönük kısmında ise tevhid-i esma mertebesine gelen salik; bu mertebeye gelene kadar ki mertebelerde, bahsi geçen hükmün cüzlerini idrak etmişti”Oku
- 5İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.63“Bu mertebede kişi daha evvelce “Tevhid-i Esmâ” da gördüğü isim birliğinin aslında “Sıfat birliği” ne dayandığım idrak etmeye başlar. “Sıfatı subutiye” diye bili”Oku
- 6K1-158
- 7TB. Kelime-i İshâkiyye · s.117“Vaktaki Huda gelir, tâlib "lâ" olur. " Ya'nî tâlib-i Hak olan sâliklerin hâli de böyledir. Vaktaki Hak tecelliyât-ı esmâiyye ve sıfâtıyye ve zâtıyyesi ile sâlik”Oku
- 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.1890“"Kadem"in "kâf"ı üstün okunursa mânâ budur; eğer esre okunursa "ezel" mânâsına gelir. Bu sûrette "âsâr-ı kıdem"den maksat, ilâhî sıfat ve esmâ olur. Yani sûfîni”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.