Sâlikte Tevhîd-i ef'âl mı önce gelir, Tevhîd-i sıfât mi?
Tasavvufî sülûkta Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i esmâ ve Tevhîd-i sıfât mertebeleri belirli bir sıra takip eder. Sâlikin Hakikat'e doğru yükselişinde önce Tevhîd-i ef'âl, ardından Tevhîd-i esmâ ve daha sonra Tevhîd-i sıfât mertebeleri gelir. Bu sıralama, fiillerin birliği idrâk edildikten sonra, bu fiilleri meydana getiren isimlerin birliğinin, nihayetinde ise sıfatların birliğinin idrâk edilmesini ifade eder. Bu mertebeler, sâlikin kendi varlığındaki Hak tecellilerini zevkan idrâk etmesiyle kemâle erer ve bu idrâk, yukarıdan aşağıya doğru tecellî-i zât, tecellî-i sıfât, tecellî-i esmâ, tecellî-i ef'âl olarak da yaşanır¹·².
Detaylı cevap
Tasavvufta sâlikin mânevî yükselişinde, yani miraca doğru çıkarken, tevhid-i ef'âl, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfât ve tevhid-i zât şeklinde bir sıra izlenir¹. Bu sıralama, sâlikin idrâk mertebelerinin derinleşmesini gösterir. İlk olarak Tevhîd-i ef'âl mertebesi gelir ki bu, fiillerin birliği anlamına gelir³. Bu mertebede sâlik, kendi nefsinin fiillerin ve sıfatların hakiki sahibi olmadığını, sadece bir tecelligâh olduğunu idrâk eder; kendisinde zuhur eden tüm fiil ve sıfatların Hakk'a ait olduğunu anlar⁴. Hz. İbrahim'in dini olan hanif din, bu tevhid-i ef'âl mertebesidir ve bu mertebenin ilk önderi ve şahididir⁵·⁶.
Tevhîd-i ef'âl mertebesini idrâk eden sâlik, fiilleri meydana getiren isimleri birlemeye başlar ve bu da Tevhîd-i esmâ mertebesine geçişi ifade eder⁷. Bu mertebede, sâlikin Rabbi Hass'ları Rububiyet hakikati içerisinde kemâle ulaşır⁸. Resûlullah (sav) Efendimiz'in mertebesi, ef'âl ve esmâ âlemlerinin perdelerinin açıldığı ve sıfat mertebesine geçişin yaşandığı yerdir; yani tevhid-i esmâdan tevhid-i sıfâta geçiş mertebesidir⁸. Dolayısıyla, sâlikte önce Tevhîd-i ef'âl, sonra Tevhîd-i esmâ ve ardından Tevhîd-i sıfât mertebesi gelir. Bu mertebeler, tevhidin zevkan idrâk edilmesiyle kemâle erer².
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.132“Yukarıya doğru çıkarken yani miraca doğru, mana âlemine doğru çıkarken; tevhid-i ef'al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-i zat diye çalışmalar yapılıyordu.”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.500“Beyt-i şerîfde üç mertebe üzerine beyân buyrulan hamlık tevhid-i ef'âl ve tevhid-i esmâ ve sıfât ve tevhid-i zât mertebelerine vukûftaki gaflete işârettir. Zirâ”Oku
- 3TB. Kelime-i Şîsiyye · s.51“Tevhid-i ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek fiillerin birliği, tevhidi “cem” mertebesidir. Tevhid-i esma; esmaların birliğ”Oku
- 4Bakara Dosyası · s.23“"Rububiyyet makâmı nefs-i emmâre’ye ef'âl ve sıfatın hakiki sahibi değil sadece tecelligahı olduğunu, bir perdeden ibaret olduğunu, kendisinde zuhur eden bütün ”Oku
- 5Hac Sûresi · s.222“Burada cezbe-i salik olmak vardır. İlimden önce kişinin hakk yoluna seçilmesidir... İbrahim dini hanif din olan tevhid-i ef’âl mertebesidir. Hz. İbrahim bu mert”Oku
- 6Enbiyâ Sûresi · s.137“(Hanif) Lügat’ta= (İslâmiyyet’ten önce Allah’ın birliğine inanan ve Hz. İbrâhîm dinine bağlı olan kimse.) Diye tarif edilmektedir. Diğer şekli ile ise, (Hanif) ”Oku
- 7Kelime-i Tevhîd · s.351“Kişi, “Tevhid-i ef'âl”de (fiilleri birleme) fiilleri birlemişti. Bu defa fiilleri meydana getiren isimleri birlemesi gerektiğini anlamaya başlar. Yaşantısı: Tev”Oku
- 8Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.339“Hadisenin kişiye dönük kısmında ise tevhid-i esma mertebesine gelen salik; bu mertebeye gelene kadar ki mertebelerde, bahsi geçen hükmün cüzlerini idrak etmişti”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.