İçeriğe atla

Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât hangi noktada ayrışır?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât, tasavvufta Allah'ın birliğini idrak etme mertebeleri olup, temel ayrım noktaları idrak edilen birliğin kapsamıdır. Tevhîd-i sıfât, tüm sıfatların (diri olma, işitme, görme gibi) yalnızca Allah'a ait olduğunu ve başka hiçbir varlığın bu sıfatlara müstakil olarak sahip olmadığını ifade eder¹. Bu mertebede sâlik, varlıkların sıfatlarını Hakk'ın sıfatlarının tecellisi olarak müşâhede eder. Tevhîd-i zât ise, tüm varlığın (vücûdun) yalnızca Allah'a ait olduğunu, O'ndan başka hakiki bir varlık olmadığını idrak etme makamıdır¹. Bu, "Lâ mevcûde illallah" (Allah'tan başka varlık yoktur) hakikatini kapsar ve sâlikin kendi varlığını dahi Hakk'ın varlığında müstağrak görmesiyle gerçekleşir². Tevhîd-i zât, sıfât mertebesini aşan, daha yüksek ve daha kapsayıcı bir birlik idrakidir; zira tevhid-i zâttan bakıldığında diğer mertebeler zâtî tevhidle birlikte söylenebilirken, tevhid-i sıfâtta tevhid-i zât yoktur³.

Detaylı cevap

Tasavvufta tevhid, sâlikin Allah'ın birliğini farklı mertebelerde idrak etmesidir. Bu mertebeler genellikle Tevhîd-i ef'âl, Tevhîd-i esmâ, Tevhîd-i sıfât ve Tevhîd-i zât şeklinde sıralanır⁴·⁵.

Tevhîd-i sıfât, sâlikin tüm sıfatların (diri, işiten, gören, söyleyen, irade eden, kudret sahibi olma gibi) yalnızca Allah Teâlâ'ya ait olduğunu idrak ettiği makamdır¹. Bu mertebede, "Lâ mevsûfe illallah" (Allah'tan başka sıfat sahibi yoktur) hakikati yaşanır⁵·⁶. Sâlik, kendi sıfatlarını dahi Hakk'ın sıfatlarının bir tecellisi olarak görür ve kendi varlığına ait âdet karanlıkları bu tevhid nurunun doğuşuyla yok olur². Bu makam, Hazerât-ı Hamse'de İseviyet'e karşılık gelir⁷.

Tevhîd-i zât ise, tevhidin en yüksek mertebelerinden biridir ve tüm varlığın (vücûdun) yalnızca Allah'a ait olduğunu, O'ndan başka hakiki bir varlık olmadığını idrak etmeyi ifade eder¹. Bu makamda "Lâ mevcûde illallah" (Allah'tan başka varlık yoktur) veya "Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) hakikati tecelli eder⁵·⁶. Sâlik, bu makamda hissen, aklen ve hayalen tüm eşyanın vücûd-ı Hakk olduğunu mülahaza eder ve istiğrak hâsıl olur¹. Kendi varlığı Hakk'ın müşâhedesinde öyle derinleşir ki, Hakk'ın zât ve sıfatından başka hiçbir şey görmez; hatta tevhidi dahi Hakk'ın sıfatı olarak görür². Tevhîd-i zât, sadece zât mertebesinde oluşur ve diğer tevhid mertebelerinden (ef'âl, esmâ, sıfât) daha kapsayıcıdır; zira tevhid-i zâttan bakıldığında diğer mertebeler zâtî tevhidle birlikte söylenebilirken, tevhid-i sıfâtta tevhid-i zât yoktur³. Bu makam, Hazerât-ı Hamse'de Muhammediyet'e karşılık gelir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bir Ressam Hikâyesi · s.44b- Tevhid-i Sıfat : Sıfatlar Hakk’ındır. Yani diri olan, işiten, gören, söyleyen, irâde eden ve yegâne kudret sahibi Allah Teâlâ’dır. c- Tevhîd-i Zât: Vücûd HakOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1787Ma'lûm olsun ki, Şihâbeddin Sühreverdî hazretleri Avârifü'l-Maârifinde buyurur ki: “Tevhidin mertebeleri vardır, Tevhid-i îmânî, tevhid-i ilmî, tevhid-i hâli veOku
  3. 3Tasavvuf Izâhları · s.157.) ------------------- ZÂTÎ TEVHÎD : İbrâhîmiyyet mertebesi (tevhid-i ef'al) tevhid-i zâtsız teşbih dir. Tevhid-i ef'al, tevhid-i esmâ, tevhid-i sıfat mertebeleOku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.125İşte zahirde böyle ama tasavvufi literatürdeki isimleriyle sayarsak; tevhid-i ef'al (fiillerin birliği) , tevhid-i esma (isimlerin birliği), tevhid-i sıfat (sıfOku
  5. 5Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2) · s.79İkinci Sorum: Mâlûm-i âliniz varlık mertebeleri açısından baktığımızda gerek nüzûl gerekse urûc yönünden Zât Sıfât Esmâ Efâl şeklinde bir merâtib sözkonusudur. Oku
  6. 6Salât (Namaz) · s.76İlla var ama ancak ALLAH’ın sıfatları olarak var. Dördüncü mertebede ise, hiç bir varlığın zatı yok. İlla var ama ancak ALLAH’ın zatı ile var. Tevhid-i efal la Oku
  7. 7Bakara Dosyası · s.261ADEMİYETTE olan bu teşkilat, Fiil-i olarak İBRAHİMİYET te (Tevhid-i Ef’al) Esma-i olarak MUSEVİYET te (Tevhid-i Esma) Sıfat-i olarak İSEVİYET te (Tevhid-i SıfatOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.