İçeriğe atla

Velâyet ile Nübüvvet aynı kaynaktan mı doğar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Velâyet ve nübüvvet, her ikisi de ilâhî kaynaklı makamlar olup, tasavvufî anlayışa göre nübüvvetin bâtını velâyettir. Yani her nebî aynı zamanda velîdir ve nübüvveti velâyetinden zuhûr eder. Velâyet, Hakk ile mânevî yakınlık ve dostluk makamı iken, nübüvvet Hakk'tan özel haber alma ve vahy iletilme makamıdır. Bu iki makam, Cenâb-ı Hakk'ın uluhiyetinden onlara bahşedilmiş olup, bir peygamberin evvela velî olması gerektiği, zira bâtınındaki veliliğin peygamberlik olarak ortaya çıktığı belirtilir¹. Dolayısıyla, nübüvvet velâyetin zâhiri, velâyet ise nübüvvetin bâtınıdır².

Detaylı cevap

Tasavvufî idrâke göre, velâyet ve nübüvvet aynı ilâhî kaynaktan beslenen, ancak farklı zuhûrları olan iki mertebedir. Velâyet, ilâhî bir sıfat olup, Allah'ın kulları üzerine öncesiz ve sonsuz vekil olmasıyla ilişkilidir³. Nübüvvet ise, dünya hayatında peygamberlerden olan velîlerde geçici bir sıfat ve velâyet dairesi içinde özel bir mertebedir³·⁴. Bu bağlamda, velâyet olmaksızın nübüvvetin gerçekleşmeyeceği, ancak nübüvvet olmaksızın velâyetin tahakkuk edeceği ifade edilir³·⁴.

Hz. Ali Efendimiz'in velâyet kemâlâtı zâhir, nübüvvet kemâlâtı bâtın iken, Hz. Muhammed Efendimiz'de nübüvvet zâhir, velâyet bâtındır⁵. Bu durum, nübüvvetin velâyetin zâhiri, velâyetin ise nübüvvetin bâtını olduğunu açıkça gösterir²·⁶. Her nebînin velâyeti nübüvvetinden efdaldir, zira nübüvvet halka, velâyet ise Hakk'a ilişkindir⁷·⁸. Peygamberler, nübüvvetlerini ve şeriatlarını dahi velâyetleri yoluyla alırlar; yani velâyet, nübüvvetin özünde çalışan bâtınî bir hakikattir⁹·¹⁰. Bu da, nübüvvetin velâyetten istimdat ettiğini ve asârının zuhûrunun nübüvvetle olduğunu gösterir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006) · s.123Uluhiyet, velâyet ve nübüvvet Velâyet ve nübüvvet birer mertebedir. Hz. Ali Efendimiz’in mertebesi velâyet mertebesi, Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz’in nübüvvOku
  2. 2TB. Kelime-i Şîsiyye · s.163Nübüvvet velayetin zahiri ve velayet dahi nübüvvetin batını olduğunu nübüvvette müteayyin olan zatın yani hatem-i enbiya ve onun batını olan velayette müteayyinOku
  3. 3Kelime-i Üzeyriyye · s.162Bunun izahı şöyledir: Velâyet, ilâhî bir sıfattır ve Yüce Allah, kulları üzerine öncesiz olarak ve sonsuza dek bu sıfat ile vekil olmuştur. Nübüvvet ve risâlet Oku
  4. 4TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye · s.171Nübüvvet ve risâlet ise, dünya oluşumunda, enbiyâdan olan evliyada bir sıfat-ı ârıza ve velayet dâiresinin içinde bir mertebe-i mahsûsadır. Yani nübüvvet ve risOku
  5. 5TB. Kelime-i Îseviyye · s.11Efendimizin eğitiminde ve yanında yetişmiş olan Hazret-i Ali Efendimiz hem velayet kemalatı hem de nübüvvet kemalatı var. Velayeti zahir, nübüvvet batındır. HazOku
  6. 6A'yân-ı Sâbite · s.266Ve kezâ enbiya meratib-i nübüvvete a’yân-ı sâbitelerin iktizadadı muktezatınca ulum ahkâm ve marifte diğerinin üzerine tefazul ederler, çünkü nübüvvet velâyetinOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.2946Beyt-i şerifte “peygamberlerin sırrı” denilmeyip “evliyanın sırrı” buyurulması ile, nübüvvetin bâtınına işaret buyurulur. Çünkü nübüvvetin bâtını velayettir ve Oku
  8. 8Kıyâmet Sûresi · s.32Beyt-i şerîfte “sırr-ı enbiyâ” denilmeyip “sırrı-ı evliyâ” buyurulması ile nübüvvetin bâtınına işâret buyurulur. Zîrâ nübüvvetin bâtını velâyettir ve her nebîniOku
  9. 9TB. Kelime-i Şîsiyye · s.136Ve oradan velayet yoluyla alırlar. Makam-ı Mahmuttan velayet yoluyla alırlar. Cihet-i nübüvvetleri ile almazlar. Yani nübüvvet yoluyla almazlar velayet yoluyla Oku
  10. 10Şûrâ Sûresi · s.86Ve oradan velayet yoluyla alırlar. Makam-ı Mahmuttan velayet yoluyla alırlar. Cihet-i nübüvvetleri ile almazlar. Yani nübüvvet yoluyla almazlar velayet yoluyla Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.